6. Ceza Dairesi 2023/14963 E. , 2025/1825 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2376 E., 2022/2141 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edile
**6. Ceza Dairesi 2023/14963 E. , 2025/1825 K.** **"İçtihat Metni"** İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2376 E., 2022/2141 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, sanık hakkında hükmedilen cezanın süresine göre duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi (5271 sayılı Kanun'un 299/1) gereğince reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun, sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; Oluş ve dosya içeriğine göre; olay gecesi mağdurun, arkadaşı tanık ... ile birlikte... Gazinosuna gittiği, bir masaya oturarak 35'lik rakı, bir bira, çerez ve köfte siparişi verdiği, ...'ın yaklaşık 10 dakika kadar oturduktan sonra masadan kalkıp gazinodan ayrıldığı, mağdurun, sipariş verdikleri yiyecekleri yiyip içkileri içtikten sonra hesabı istediği, mağdurun beyanına göre 1.600,00 TL olarak gelen hesaba mağdurun itiraz etmesi üzerine iş yeri işletmecisi dava dışı sanık ..., mesul müdür dava dışı sanık ..., güvenlik görevlisi sanık ...ve kasa görevlisi sanık ...'in 8-10 kişi olarak mağduru darbettikleri, sanık ... ile birlikte mağdurun bankamatikten para çekmeye gittiği ancak yeterli bakiye bulunmaması üzerine iş yerine geri döndüklerinde mağdurun üzerindeki cüzdanında bulunan İş Bankası, Yapı ve Kredi Bankası kredi kartlarını alarak kartlarla işlem yapmaya çalıştıkları, ancak limit yetersiz olduğu için işlem yapamadıkları, sanık ...'un mağdurdan öğrendiği şifre ile Denizbank kredi kartından 04.28-04.33 saatleri arasında toplam 2.550,00 TL parayı tahsil ettikleri olayda; Tamamı sözlü yargılamadan oluşan dosyada; olay tarihi itibarıyla işletmeye ait fiyat tarifesi ve adisyon fişinin dosyada bulunmadığı gibi burada çalışan diğer kişilerin konu ile ilgili bilgisine başvurulmadığı dikkate alındığında; eksik kalan tüm bu hususlar araştırılıp sunulan hizmet bedeli ile mağdurdan tahsil edilen para miktarı arasında bir nispetsizlik bulunup bulunmadığı saptandıktan sonra, sonucuna göre; delillerin bir bütün halinde takdiri ile sanıkların eyleminin, hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda düzenlenen yağma suçunda daha az cezayı gerektiren hal başlıklı 150/1. maddesi kapsamında kalıp kalmadığı hususu tartışılmadan eksik tahkikat ile yetinilip yargılamaya devamla yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; Nitelikli yağma suçunun; birden fazla kişi ile birlikte, geceleyin, iş yerinde gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (d) bentlerinin yanı sıra (h) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle ve değişik gerekçe ile Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5 inci maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.02.2025 tarihinde karar verildi.