(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/6124 E. , 2010/7198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Mahkemece davacı dayanağı tapu kaydının usulünce uygulanması, tapu kaydının çekişmeli parselleri kapsadığının anlaşılması halinde komşu parsel
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/6124 E. , 2010/7198 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Mahkemece davacı dayanağı tapu kaydının usulünce uygulanması, tapu kaydının çekişmeli parselleri kapsadığının anlaşılması halinde komşu parsellerin tutanak ve dayanağı belgelerden yararlanılarak kime ait olduğu, kimden kime geçtiği belirlenmeli, taksime dayanan davacıya taksim iddiasını kanıtlama imkanının sağlanması, tarafların gösterecekleri tanıkların taşınmazın başında dinlenmeleri, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, paylaşım yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa tarihi konusunda etraflı bilgi alınması, uzman bilirkişiye keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi, araştırma sonucuna göre 3402 sayılı Yasa'nın 14.maddesi hükümleri de dikkate alınarak bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli parselin tespit dayanağı tapu kaydı malikleri ile mirasçıları adlarına payları oranında tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davacı ... ve davalı ... ve arkadaşlarının dayanağını oluşturan Ağustos 1943 tarih 129, Temmuz 1946 tarih 44, Nisan 1964 tarih 80, Mayıs 1962 tarih 109, Mart 1964 tarih 21 numaralı tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza uyduğu ve taşınmaz üzerinde davacı taraf ile davalı şahısların zilyetliklerinin bulunduğu kabul edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın müştereken tapu kayıt malikleri ile mirasçıları adlarına tesçillerine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın tespiti, şahıslara ait tapu kayıtlarının bir veya iki sınır itibariyle taşınmaza uyması nedeniyle Hazine adına yapılmışken komisyonca şahısların itirazları kabul edilerek taşınmazın davacı ve davalı şahıslar ile açık kalan otuz pay itibariyle davalı Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Davacı ..., tapu kaydı ve zilyetliğe dayanarak taşınmazın müstakilen adına tescili için dava açmış; yargılama aşamasında davacı vekili, davalı ... ve arkadaşlarının da aynı tapuda hisseleri olduğunu kabul ederek tapudaki payları oranında adlarına tescil istemiştir. Buna göre dava Hazine payına yönelik olup uyuşmazlık, şahıslara ait tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza uyup uymadığı ve tapu kayıtlarında açık pay kalıp kalmadığı ve açık pay var ise bu payın Hazine'ye ait olup olmadığı yönündedir. Bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şahısların dayanağı olan tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmemiş, tapu kayıtlarının revizyon durumu araştırılmamış, komşu parseller tutanakları ile dayanakları olan kayıtlar tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş, şahısların belgesizden taşınmaz edinip edinmedikleri belirlenmemiştir. Tapu kaydının hudutlarının tayini yönünden bozmadan önceki ve bozmadan sonraki keşifler arasındaki çelişki giderilmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları hazır olduğu halde keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında davacı ve davalı şahısların dayanağı olan tapu kayıtları okunup yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Kayıtta yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir. Tapu kaydının hudutlarında yer alan "..., ... ve ..." yerlerinin neresi olduğu kesin olarak belirlenmelidir. Tapu kaydı hududundaki taşınmazların yerleri belirlenirken 1986 ve 2007 tarihinde yapılan keşiflerde "..., ... ve ..." yerlerinin farklı farklı belirlenmesinin nedeni üzerinde de durularak çelişki giderilmeye çalışılmalıdır. Taşınmazı çevreleyen yolun kadim olup olmadığı araştırılmalıdır. Yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanlarının zemine uygunluğu tüm komşu parseller ile ... Köyü sınırları içinde kalan komşu 1 ve ... Köyünde kalan 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 sayılı parsellerin tutanakları ile dayanakları olan kayıtlardan da yararlanılmak suretiyle denetlenmelidir. Beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir keşfi takibe imkan verir dayanak tapu kayıtlarının kapsamını gösterir ayrıntılı ve gerekçeli kroki ve rapor alınmalıdır. Tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazı kapsamadığının anlaşılması halinde taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, zilyetlik durumu tereddüde yer bırakmayacak şekilde saptanmalıdır. Davacı ve davalı şahıslar ile murisleri adına kayıt ve belgesiz olarak arazi tespit ve tesçil edilip edilmediği, Tapu Sicil, Kadastro ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorularak saptanmalı, miktar sınırlandırılması dikkate alınarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.