22. Hukuk Dairesi 2011/9552 E. , 2012/2633 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 11. İş Mahkemesi TARİHİ : 06/07/2010 Davacı vekili, davalıya ait Çankaya şubesinde cari hesaplar yetkilisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, İstanbul işyerine nakli kabul etmemesi nedeni ile feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayanmadığını belirterek, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18-21. maddeleri uyarınca feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı iş…
**22. Hukuk Dairesi 2011/9552 E. , 2012/2633 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 11. İş Mahkemesi TARİHİ : 06/07/2010 Davacı vekili, davalıya ait Çankaya şubesinde cari hesaplar yetkilisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, İstanbul işyerine nakli kabul etmemesi nedeni ile feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayanmadığını belirterek, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18-21. maddeleri uyarınca feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı işveren vekili, davalı bankada şubeler muhasebesinin merkezileşmesi kapsamında, Genel Müdürlük bünyesinde Toplu İşlem ve Şubeler Muhasebe Servisi'nin (TİMER) kurulmasına karar verildiğini, şubelerde Kredi Pazarlama faaliyetinden doğan tüzel kişi kredi işlemlerine ait tüm operasyonel işlemlerinin, operasyon servisi sorumluluğundan çıkartılarak Kredi Pazarlama kadrolarının sorumluluğuna verildiğini, şubelerdeki operasyon görev dağılımlarının optimize edilerek verimliliğin artırılması amacıyla Şube Operasyon Norm Kadrolarının Organizasyon ve Kalite Bölümü tarafından yeniden belirlendiğini, davacının çalıştığı şube için belirlenen operasyon norm kadro çalışması sonucu pozisyonuna uygun bir kadro bulunamadığını, Ankara ili içinde de cari hesaplar yetkilisi ihtiyacı bulunmadığını, davacıya İstanbul'da kurulan TİMER'de çalışmasının önerildiğini, ancak kabul etmediğini, iş sözleşmesinin İş Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayandığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, işverence haklı fesihte ispat yükünün işveren tarafında olup, işverenin davacının iş sözleşmesini fesihte son çare olduğuna dair herhangi bir delil ve bulgu ileri süremediği gibi davacının konumuna uygun faal şubelerde iş teklifi götürmesi gerekirken kolaycılığa kaçarak son çare olan iş sözleşmesinin feshine gitmesinin yerinde görülmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı taraf temyiz etmiştir. 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca “işveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik