İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ticari ilişki nedeniyle ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait, keşidecisi davacı şirket, lehtarı .... A.Ş. Olduğu 15/12/2021 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 19.880,00 EURO bedelli çeki, takip borçlularından lehdar...A.Ş.'n…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/290 Esas KARAR NO:2026/513 İNCELENEN KARARIN MAHKEMES:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:18/12/2023 NUMARASI:2022/543 E. - 2023/958 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ticari ilişki nedeniyle ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait, keşidecisi davacı şirket, lehtarı .... A.Ş. Olduğu 15/12/2021 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 19.880,00 EURO bedelli çeki, takip borçlularından lehdar...A.Ş.'ne kargo ile gönderdiğini, çekin kaybolması nedeniyle lehdar ... ...A.Ş. tarafından Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/862 E. 2022/165 K.sayılı dosyasında çek iptal davası açıldığını, çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, kararın 11/02/2022 tarihinde kesinleştiğini, iptal kararı kesinleştikten sonra müvekkilinin bahse konu çek bedelini 14.02.2022 tarihinde, icra takibinden önce lehdar ... ...A.Ş.'ne banka kanalı ile ödediğini, banka havale dekontunu sunduklarını, çekin keşide tarihinden yaklaşık 7 ay sonra kötü niyetli kişilerce ele geçirilerek paravan şirket kaşeleri ve sahte kaşe imza ile cirolanarak davalı .... Şti. tarafından İstanbul 28. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası kapsamında icra takibine konulduğunu, İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/616 E. sayılı dosyasında Borca İtiraz davası açtıklarını, mahkemece 26/07/2022 tarihli tensip tutanağında takibin tedbiren durdurulması taleplerinin reddedildiğini, çekin arkasındaki ilk cironun ... ..A.Ş.nin olup, kaşe ve imzasının gözle de fark edileceği üzere sahte olduğunu, bu firmanın da İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/ 598 E sayılı dosyasında borca ve imzaya davası açtığını, davada takibin % 15 teminat karşılığında durdurulmasına karar verildiğini, müvekkil şirket ile takip alacaklısı arasında herhangi bir ticari ilişki de bulunmadığını belirterek, müvekkili şirket aleyhine başlatılmış olan İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibinin dava sonuna kadar öncelikle teminatsız olarak veya takdir edilecek uygun bir teminat mukabilinde tedbiren durdurulmasını, çek bedelinin ödenmiş olması nedeniyle tüm davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, icra takibinin iptaline, kötü niyetli takip nedeniyle asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline kara verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı .... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çekteki imzasını ve borç sorumluluğunu kabul ettiğini, keşideci sıfatıyla imzaların istiklali ilkesi gereğince davacının borçtan sorumluluğun devam ettiğini (Emsal; Yargıtay 19. HD.nin 22.02.2017 tarih ve 2016/7120 E. 2017/1364 K.), müvekkili firmanın söz konusu çeki ticari faaliyetleri neticesinde iktisap ettiğini, ticari defter ve kayıtlarına da intikal ettirdiğini, usul ve yasaya uygun olarak tahsili yoluna gittiğini, çek iptali kararının bir ilam değil, tespit niteliğini haiz bir karar olduğunu, maddi hukuk açısından hukuki sonuç doğurmadığını, hasımsız olarak açılan zayi nedeniyle iptal davasında çekin iptaline karar verilmesinin, senedi elinde bulunduran meşru hamilin takip hakkına etki etmeyeceğini (Emsal; Yargıtay 12. HD.nin 15/01/2013 tarih ve 2012/24600 E. 2013/31 K.) belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; çekin meşru ve yetkili hamili olduklarını, davacının kabulünün de bu yönde olduğunu, davacının kendilerine karşı dava açmakta hukuki yararı olmadığını, çeki davacıdan teslim aldıktan sonra kaybettiklerini ve açtıkları dava sonunda zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, diğer davalı .... Şti.nin kötü niyetli olarak çeki takibe koyduğunu, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasının takip alacaklısına karşı açılması gerektiğini, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, kendilerinin de mağdur olduklarını belirterek davanın reddine ve % 20 kötü niyet teminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2022/543 esas, 2023/958 karar sayılı, 18/12/2023 tarihli kararı ile;"Dava ve takip konusu çek nedeniyle başlatılan icra takibi İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 26.10.2022 tarih ve 2023/616 E. 2022/1087 K.sayılı kararı ile çekin kambiyo vasfını taşımadığından takibin davacı yönünden iptaline karar verilmiştir.Davalı tarafta bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığını, davanın bu nedenle reddi gerektiğini savunmaktadır.Zira davacı, icra takibinden çıkartılmış, borçlu sıfatı kalmamıştır. Bu savunma doğru olmakla birlikte davacı vekili dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında "..2-) Dava konusu çekin ticaret mahkemesinden yapılan yargılama sonunda iptaline karar verilmiş olması ve takip öncesinde çek miktarının lehtar .... A.Ş. 'ye müvekkilce ödenmiş olması nedeniyle, müvekkilimizin tüm davalılara borçlu olmadığının tespitine ve kambiyo vasfını yitiren çeke dayalı olarak başlatılmış olan İCRA TAKİBİNİN İPTALİNE.:" karar verilmesini talep etmektedir. Diğer bir anlatımla talep, sadece icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebiyle sınırlı değildir. Davacı taraf, aynı zamanda çek bedelinin ödenmiş olması nedeniyle artık bu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini istemektedir. Bu talepte korunmaya değer hukuki yarar şudur; davacı icra takibinden borçlu sıfatının olmaması nedeniyle çıkartılabilir ancak aynı çek ile başka bir ilamsız icra takibine maruz kalabilir. Bu nedenle davalı vekilinin savunması doğru olmakla beraber, davacının daha geniş anlamda korunmaya değer bir hukuki yararı vardır. Bu nedenle söz konusu kararın kesinleşmesinin beklenmesine de gerek duyulmamıştır. Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince; davacının bilirkişi raporunda da belirtildiği ve defter kayıtlarına da yansıtıldığı üzere ticari ilişki nedeniyle dava ve takip konusu ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait, keşidecisi davacı şirket, lehtarı .... A.Ş. Olan, 15/12/2021 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 19.880,00 EURO bedelli çeki, takip borçlularından lehdar...A.Ş.'ne kargo ile gönderdiği, daha sonra çekin davalılardan .... Şti. tarafından İstanbul 28. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası kapsamında icra takibine konulduğu, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere çek bedelinin davalılardan (lehdar) .... A.Ş.ne ödendiği anlaşıldığından davanın KABULÜNE, davacının dava ve takip (İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ...) konusu ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait, keşidecisi davacı şirket, lehtarı .... A.Ş. Olan, 15/12/2021 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 19.880,00 EURO bedelli çek nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, takibin iptali talebinin reddine, davacının kötü niyet iddiası ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine" karar vermiştir. İSTİNAF:Davalı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararda müvekkili vekalet ücreti ve yargılama giderleri bakımından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, davanın müvekkili şirket yönünden hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usul noktasından reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu çek müvekkili ve davacı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlendiğini, çekin meşru ve yetkili hamili müvekkili şirket olduğunu, çek müvekkili şirkete teslim edildiğinden sonra kaybolduğunu, kaybolan çekin iptali için Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/862 E. sayılı dosyasından çekin iptali davası açtıklarını ve çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, bu sebepten mahkemenin müvekkili aleyhine karar vererek yargılama giderinden sorumlu tutmasının hatalı olduğunu, davalılardan ... Şti. tarafından, ticaret mahkemesince iptaline karar verilen çek kötü niyetli olarak takibe konu edilerek müvekkilden haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını, İstanbul 28.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davacı gibi müvekkili şirket de borçlu olarak gösterildiğini, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmasına rağmen takip alacaklısının müvekkili aleyhine kambiyo takibi başlatılma hakkının bulunmadığını, müvekkilinin somut olayda hukuki durumu davacı şirket ile aynı olduğunu, müvekkili namına çek üzerinde sahte ciro işlemi yapıldığından müvekkili tarafından ilgili şüpheliler hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/132938 soruşturma sayılı dosyasından şikayette de bulunulduğunu, davacı takip dayanağı olan çek bedelini müvekkile ödediğine dair belge ibraz ettiğini, müvekkili şirket tarafından davacı aleyhine bu çeke dayalı olarak bir icra takibi başlatılmadığını, çek bedelinin ödenmesi hususunda davacıya yönelik olarak herhangi bir girişimde bulunulmadığından müvekkiline husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu icra takibinin alacaklısı müvekkili şirket olmadığını, müvekkilinin davacı gibi olayın mağduru olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararanının kaldırılarak müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı taraf istinafa cevap vermemiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında icra takibine dayanak çek yönünden menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı ... Şirketi vekili tarafından davanın yöneltilmesinde davacının hukuki menfaatinin bulunmadığından bahisle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; davalı .... Şti. tarafından İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine dayanak dava konusu ... Bankasının ... seri numaralı, 15/12/2021 keşide tarihli,19.880-Euro bedelli çek keşidecisinin davacı, lehtarının/ istinaf eden davalı şirket olduğu, kararı istinaf etmeyen diğer davalıların ciranta, davalı/ takip alacaklısı.... Şti'nin ise hamil olduğu anlaşılmıştır. Davacı keşidecinin, çek üzerindeki lehtar imzasının sahteliğine dayanarak menfi tespit talep ettiği, davanın tüm davalılar yönünden kabulüne karar verildiği görülmüştür. Dava konusu çekin,davacı/keşideci tarafından lehtar olan davalıya kargo yoluyla gönderilmesi sırasında kaybolduğundan bahisle davalı/ lehtar tarafından Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/862 E. 2022/165 K.sayılı dosyası kapsamında çek iptalinin talep edildiği ve çekin zâyi nedeniyle iptaline karar verildiği, kararın 11.02.2022 tarihinde kesinleştiği, iptal kararı kesinleştikten sonra davacı/keşidecinin davaya konu çek bedelini 14.02.2022 tarihinde icra takibinden önce lehdar /davalı şirkete banka kanalı ile ödediği hususunda davacı ile davalı arasında ihtilafın bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı/ lehtar ... Şirketi kendisine husumet yöneltilmesinde davacının hukuki menfaatinin bulunmadığını ileri sürmüş ise de talep, sadece icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebiyle sınırlı olmayıp davacı taraf, aynı zamanda çek bedelinin ödenmiş olması nedeniyle işbu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olup davacının menfi tespit davasında korunmaya değer hukuki yararının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Bu yönü ile ilk derece mahkemesinin bu yöndeki kabulü isabetli bulunmuş ise de HMK’nın 326/1. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin kural olarak aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilmesi gerekmekle birlikte HMK’nın 312/2. maddesi gereğince, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışlarıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında davacının talep sonucunu kabul etmiş ise davalı taraf yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilemeyecektir. Bu kapsamda davalı şirketin, davacının çek bedelini kendisine ödediğini kabul ettiği ve davanın açılmasına kendi hâl ve davranışlarıyla sebebiyet vermediği anlaşılmakla, işbu yasal düzenleme gereğince aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerekirken mahkemece yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle; istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, ''Davanın KABULÜNE, davacının ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait, keşidecisi davacı şirket, lehtarı .... A.Ş. olan, 15/12/2021 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 19.880,00 Euro bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet iddiası ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, davalı ... Şirketi aleyhine yargılama giderinin tahsil edilmemesine yönelik olarak'' karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/12/2023 tarih, 2022/543 E., 2023/958 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın KABULÜNE, davacının ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait, keşidecisi davacı şirket, lehtarı .... A.Ş. olan, 15/12/2021 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 19.880,00 Euro bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, -Davacının kötüniyet iddiası ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.411,05 TL karar harcından peşin alınan 7.102,77 TL'nin mahsubu ile 21.308,28 TL harcın davalılar ... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketinden müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 TL başvurma harcı, 7.102,77 peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 721,25 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 9.916,22 TL'nin, davalılar ... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketinden müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 64.227,89-TL vekalet ücretinin davalılar ... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketinden müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı ... Şirketi tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı ... Şirketi tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 180,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 918,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- HMK'nın 333. maddesi gereğince mevcut ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026