9. Ceza Dairesi 2021/12335 E. , 2023/7015 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/114 E., 2016/16 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Karar verilmesine yer olmadığı, onama Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile ilgili temyiz kanun yoluna başvurulmadığı anlaşılmış olup incelemenin suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun niteli…
**9. Ceza Dairesi 2021/12335 E. , 2023/7015 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/114 E., 2016/16 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Karar verilmesine yer olmadığı, onama Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile ilgili temyiz kanun yoluna başvurulmadığı anlaşılmış olup incelemenin suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle sınırlı yapılmasına karar verilmiştir. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli ve 2015/114 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.02.2020 tarihli 14-2016/75344 sayılı karar verilmesine yer olmadığı ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğuna, SSÇ hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi uyarınca hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, SSÇ'nin beraatine karar verilmesi gerektiğine, mağdurenin yaş tespitine ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması gerektiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının da hatalı olduğuna, eylemin birden fazla gerçekleştiğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığına ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin Kapsamına Göre Mahkemenin kabulü 1. Maddi olay olarak; SSÇ ve mağdurenin 18.08.2014 tarihinden yaklaşık 9 ay önce (2013 yılı Kasım ayında) arkadaşlık yaptıkları, olay günü mağdure ile okul çıkışı buluşan SSÇ'nin fındık bahçesinde cinsel ilişkiye girmeleri, bilahare mağdurenin hamile kalması ile birlikte evden kaçtıkları, daha sonra ailelerinin rızası ile aynı evde birlikte yaşadıkları ve rızaen birden çok kez cinsel ilişkiye girmeleri hadisesidir. 2. Tüm dosya kapsamından somut olay incelendiğinde; SSÇ'nin mağdure ile birden fazla kez cinsel ilişkiye girdiğine dair bayanı, her ne kadar SSÇ'nin beyanında mağdurenin yaşını büyük olarak bildiğini söylese de, Düzce Üniversitesi Adlî Tıp Anabilim Dalı'ndan 14.10.2015 tarihinde alınan raporda mağdurenin olay tarihinde on üç yaş sonu on dört yaş içerisinde olduğunun belirtildiği, ayrıca SSÇ'nin soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanında mağdurenin yaşı küçük olduğu için annesinin kimliği ile hastaneye giriş yaptıklarını belirtmesi karşısında mağdurenin yaşının küçük olduğunu bildiğinin anlaşıldığı, bu durumda SSÇ'nin suçtan kurtulmaya yönelik beyanına itibar edilemeyeceği, SSÇ'nin eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı, 6545 sayılı Kanun'dan önceki Kanun maddesinin SSÇ'nin lehine olduğu, SSÇ'nin suç tarihinde 15-18 yaş grubu arasında bulunması nedeni ile hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinden ve SSÇ'nin bu suçu mağdureye karşı birden fazla defa işlediği sabit olduğundan, hukuki süreçte belirtildiği şekilde cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda mağdurenin yaşının küçük olduğunu bilmediğine, kendisine on altı yaşında olduğunu söylediğine dair istikrarlı savunmaları ile savunmayı destekler mahiyetteki mağdure ve annesi ...'nın beyanları ile kovuşturma aşamasında mağdurenin beyanı sırasında hazır bulunan psikoloğun, mağdurenin kaydi yaşına göre gelişiminin biraz daha yüksek olduğuna, görsel olarak on yedi-on sekiz yaşlarında gösterdiğine, sorulan sorulara da on sekiz yaşında bir ... gibi cevap verdiğine dair beyanı ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu nazara alınmadan dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle anılan maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilerek suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçede açıklanan nedenlerle Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli ve 2015/114 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.