2. Ceza Dairesi 2023/27922 E. , 2023/8395 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z İtirazname No : KD - 2016/327576 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/120 E., 2016/365 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2021/9512 Esas, 2023/3593 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.11.20
**2. Ceza Dairesi 2023/27922 E. , 2023/8395 K.** **"İçtihat Metni"** İ T İ R A Z İtirazname No : KD - 2016/327576 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/120 E., 2016/365 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2021/9512 Esas, 2023/3593 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.11.2023 tarihli ve 2-2016/327576 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, "...kapısı açık olan oto içerisinden teybin çalınması durumunda sanığın eyleminin TCK'nın 141/1. maddesinde hükme bağlanan hırsızlık suçunu oluşturacağından" bahisle onama ilâmının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Dosya içerisindeki 08.02.2015 tarihli olay yeri inceleme raporunda, oto teybinin kablolarının kesilmiş olduğunun belirtilmesi nedeniyle, sanığın suç tarihinde şikâyetçiye ait kapıları kilitli olmayan araç içerisinden araca monteli olan oto teybinin kablolarını kesip sökerek çalması şeklindeki eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e. maddesi uyarınca yapılan uygulamada herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2021/9512 Esas, 2023/3593 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı oy) KARŞI OY Sanığın suç tarihi olan 08.02.2015 günü tamir amacıyla sokak üzerine bırakılan 77 AE 096 plakalı Mazda marka aracın kilitli olmayan sol ön kapısını açarak otomobil içerisinden CD çalarlı Pioner marka oto teybini çaldığı ... olduğu olayda; sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesindeki suçu mu yoksa 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesindeki suçu mu oluşturduğu hususunda Dairemizin ... çoğunluğu ile aramızda uyuşmazlık doğmuştur. Ayrıntıları Dairemizin 14.06.2023 tarihli ve 2021/9512 Esas. 2023/3593 sayılı kararındaki muhalefet şerhinde de açıklandığı üzere; 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesi açıktan (basit) hırsızlık suçunu. 142/1-e maddesi ise “adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya” hakkında hırsızlık suçunu düzenlemiştir. Yine aynı muhalefet şerhinde adet, tahsis veya kullanım gereği açıkta bırakılma halleri öğretideki görüşlere de değinmek suretiyle izah edilmiş ayrıca yakın geçmişte verilen Ceza Genel Kurulu kararları da örnek olarak gösterilerek, kapıları kilitli olmayan aracın içerisinde bulunan eşyanın 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesi kapsamında adet, tahsis veya kullanım gereği açıkta bırakılan eşya kapsamında değerlendirilmeyeceği bizim de görüşümüzdeki gibi aynı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen basit hırsızlık suçunu oluşturacağı belirtilmiştir. Uyuşmazlık konumuz kilitli olmayan araç içerisindeki teybin çalınması olduğu için 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesi kapsamında kalan araçtan hırsızlık hallerinden bahsetmek isterim. Herkesin rahatça girip çıkabileceği cadde, sokak ya da meydan gibi kamuya açık yerlerde ... halinde bırakılmış araçların dış kısımlarında bulunan tekerlek (lastik), jant, plaka, anten, silecek, bagaj aparatı, yan aynalar, kamyonların dış tarafında olup kafes veya benzeri bir şeyle kilit altına alınmamış aküleri, hatta araçların kilitli olmayan depoları içerisinden hortum v.b. bir şeyle çekilen yakıtları bu bent kapsamında değerlendirilmektedir. Burada aracın kilitli olup olmamasının da bir önemi de yoktur. Önemli olan araç cadde, sokak ya da meydan gibi herkesin girip çıkabileceği kamuya açık bir yerde olmasıdır. Dikkat edilecek olursa çalınan parçalar aracın dış kısmında bulunan parçalarıdır. Bu şekilde değerlendirilme yapılmasının nedenine gelecek olursak; aracın dış kısmında bulunan araca ait bu parçalar adet, tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşyalardır. Bu parçalar aracı ... ... yanından ayrılırken yanımıza alabileceğimiz, alıp evimize ya da başka bir yere götürebileceğimiz parçalar değildirler. Kanun da açık açık adet, tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılan eşyadan bahsetmiştir. Aracın dışındaki parçalar bu madde kapsamında olup aracın iç kısmındaki teyb benzeri parçaları bu kapsama dahil edemeyiz, çünkü kullanımları gereği açıkta bırakılmaları söz konusu değildir. Bakıldığında bu parçaları da aracı ... ettiğimizde alıp yanımızda götüremeyiz. Ancak burada adet veya kullanım gereği araç kilitlenerek bırakılır. Bu bir zorunluluktur. Bu zorunluluk eşyanın adet veya kullanım şeklinden kaynaklanmaktadır. Hiç kimse aracını ... ettiği sırada aracını kilitlemeden bırakmaz, bırakamaz. Aracın kilitli olup olmaması farklı sonuçlara bağlanmıştır. Kilitli bırakılan aracın kapısı zorlanır, kilit ya da camı kırılıp içerisinden araca ait herhangi bir parça alınırsa hatta araç içerisinde bırakılan bu neviden olmayan çanta, gözlük, cep telefonu v.b. kişisel bir eşya alınsa eylem 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesindeki suçu değil kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış bir eşyanın çalınması söz konusu olduğundan aynı Kanun'un 142/2-h maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturacaktır. Tekrar etmek gerekirse çalınan eşya kilitli olmayan araç içerisindeki teybtir. Aracın iç kısmında bulunan bir parçasıdır. Çalınan eşyanın aracın bir parçası olması yeterli, aracın içinde ya da dışında olmasının bir önemi yoktur diyemeyiz, bunu dersek hırsızlık suçlarına dair tüm uygulamalarımızı temelinden sarsarız. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için araç hırsızlıklarından bahsetmetmek isterim. Olayın işleniş şekli ve aracın bulunduğu yere göre farklı uygulamalar söz konusudur. Çalınan şey hepsinde de araç olduğu halde, uygulama maddesi birbirinden farklıdır. Çalınan araçtır diyerek uygulamayı aynı kabul edemeyiz. Örneğin, araç sokakta kilitli vaziyette bırakıldığında aracın kapısı zorlanıp açılarak düz kontak yapılıp çalındığında eylem 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesindeki suçu oluşturmakta, ancak araç yine aynı pozisyonda ve kontak anahtarı da kontakta takılı iken araç çalındığında bu kez eylem 141/1. maddesindeki açıktan (basit) hırsızlık suçunu oluşturmakta, aynı örnekteki aracın kapısı haksız ele geçirilmiş anahtar, taklit anahtar veya diğer bir aletle açılıp araç çalıştırılıp götürüldüğünde bu kez eylem 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d maddesi kapsamında kalmaktadır. Aracımız cadde sokak ya da meydan gibi kamuya açık bir yerde değilde ev ya da iş yerimizin eklentisinde bulunduğu sırada çalındığında ise eylem aynı Kanun'un 142/2-h maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturacaktır. Özetle, araçların adet veya kullanım gereği kilitli bırakılmaları esastır. Bu bir zorunluluk, yükümlülüktür. Bu yükümlülük yerine getirilerek kilitlenen araç içerisinden araca ait bir parçanın çalınması ile aracın dış kısmında bulunan yine araca ait bir parçanın çalınması farklıdır. Bunun nedeni ise yasadır. 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesi kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşyanın çalınmasını düzenlemiştir. Kilitli aracın içinden herhangi bir kişisel eşya ya da araca ait bir parça çalındığında ise farklı bir durum söz konusu olup araç kilitli olduğu için 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde düzenlenen kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşyanın çalınması suçu, araç kilitli değilse aynı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen açıktan hırsızlık suçu, dış kısmındaki parçalardan biri çalındığında ise araç ister kilitli olsun ister kilitlenmemiş olsun bu parçalar adet veya kullanımları gereği açıkta bırakıldıkları için aynı Kanun'un 142/1-e maddesindeki suç oluşmaktadır. Yukarıdaki anlatımlarımdan da anlaşılacağı üzere çalınan eşyanın çalınma şekli, bulunduğu yer. eşyanın özelliği gibi hususlar uygulama maddesini belirlemektedir. Somut olayımızdaki gibi araca ait aracın iç kısmındaki bir parçası olan teyp, adet, tahsis veya kullanım gereği açıkta bırakılmış bir eşya niteliğinde değildir. Bu haliyle eylem 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesi kapsamında kalmaktadır. Bu nedenle ... çoğunluğun kararına muhalifim. İtirazın kabul edilmesi gerekmektedir.