4. Hukuk Dairesi 2018/5438 E. , 2019/3561 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 31/12/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız el koymadan kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/10/2018 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25/06/2019 duruşma gü…
**4. Hukuk Dairesi 2018/5438 E. , 2019/3561 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 31/12/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız el koymadan kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/10/2018 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25/06/2019 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Hazine vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, haksız el koyma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; davacıya ait TIR çekici ve römorkuna kaçakçılık suçunda kullanıldığı iddiası ile el konulduğunu, ceza yargılaması sırasında araçların iade edildiğini ancak trafik kaydına satılamaz ve devredilemez şerhi konulduğunu, devamında sanık davacının beraatine ve şerhlerin kaldırılmasına karar verildiğini, davalı idarenin temyizi üzerine de Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiğini, ceza dosyası kararının kesinleşmesinin ardından satılamaz devredilemez şerhinin kaldırıldığını ancak bu süreçte davacının maddi zarara uğradığını iddia ederek, araçların muhafaza altında kaldığı süreçteki kazanç kaybının fiilen zapt edildiği tarihten, satılamaması nedeniyle uğranılan gelir ve değer kaybının kayıtlarına şerh konulduğu tarihten, otopark ücretinin de araçların davacıya teslim edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; ceza davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasının davacının suçsuz olduğu anlamına gelmeyeceğini, sadece bu suç nedeniyle ceza verilemeyeceği anlamına geldiğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.