Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 04/12/2017 tarihinde yapılan 2012/2013/2014/2015/2016 yıllarına Olağan Genel Kurul Toplantısı sırasında pay sahibi müvekkillerinin, şirkete ilişkin açıklanmasını istedikleri hususlar yönünden, şirket yönetime sorular yöneltmiş ve ilave izahatlar talep ederek bilgi alma haklarını genel kurulda soru sormak yoluyla kullandığını, ancak verilen cevaplar kanunun aradığı ölçüde bu bakaımdan özet denetçi talep edilme zorunluluğu ortaya çıktığını,
.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin de pay sahipleri arasında yer aldığı, ...A.Ş. ... sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicili nezdinde kayıtlı bulunduğunu, müvekkilinin, Şirket’in mevcut sermaye yapısı içerisinde Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre 850/2500 yani %34 pay sahipliği ile “azlık pay sahibi” sıfatına sahip olduğunu, şirketin sermayesinin halihazırda 500.000 TL ise de, 2015 yılı itibari ile hisse değerlerinin tespiti amacıyla hazırlanan raporda, Şirketin değerinin Entellektüel Sermaye Değerlendirme Yöntemine göre 20.778,041TL, Fiyat Birim Yöntemine göre ise 20.540,112-L olarak tespit edildiğini, şirketin kuruluşundan bu yana 30 yıldır faaliyet gösterdiği otomotiv sektöründe önde gelen uluslararası plastik parça üreticilerinden olup; müşterilerine başta hortum bağlantı parçaları, bağlantı parçaları (klips), şasi ve amortisör parçaları, kapı/koltuk/cam mekanizma parçaları ve araç içi görsel parçalar olmak üzere müşteri-tedarikçi ortaklık temelinde hizmet verdiğini, ..., ..., ... gibi sektörün önde gelen markaları davalı şirketin referanslarından sadece birkaçını teşkil ettiğini, bu itibarla alanında öncü olan şirketin, sektöründe haklı bir itibar sahibi olduğunu, bir aile şirketi olarak nitelendirilebilecek Şirket’in azlık pay sahibi olan müvekkil ile çoğunlukta olan diğer aile üyeleri arasında uzun zamandır süregelen bir husumet söz konusu olduğunu, bu kapsamda şirket ve yöneticiler aleyhinde ikame edilmiş olan önceki dönemlere ilişkin Yöneticinin Sorumluluğu, Kar dağıtılmamasına ilişkin kararların iptali ve Haklı Nedenle Fesih davalarının halen derdest olduğunu, şirketin çoğunluk pay sahipleri tarafından şirketin hakimiyeti ve yönetiminin tamamen kontrol altına aldığını, azlık pay sahibi olan müvekkile kanundan doğan haklarının kullandırılmadığını, bilgilerin kendisinden gizlendiğini ve bilgi almasının engellendiğini, yine müvekkile şirketin karlı bir şirket olmasına ve bu yönde Mahkeme kararı olmasına rağmen kar dağıtımı yapmamakta mahkeme kararını dolanmak adına sermaye artımı dahil her türlü dolanlı işlemi yaptığını, TTK m.439 vd.uyarınca şirkete 04/10/2017 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında müvekkil tarafından muhalefet şerhi düşüldüğünü ve özel denetçi tayini talep edildiğini ve belirtilen hususların açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla özel denetçi atanmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.