8. Hukuk Dairesi 2023/865 E. , 2024/4991 K. MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Dernek Genel Kurulunun İptali KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusun…
**8. Hukuk Dairesi 2023/865 E. , 2024/4991 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Dernek Genel Kurulunun İptali KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde, davalı derneğin 19.06.2021 tarihli genel kurulunda dört üye yerine vekaleten katılım ile genel kurul yapılması sebebi ile genel kurulun iptali istenmiştir. Cevap dilekçesinde, davanın reddinin gerektiği savunulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, davacı yanın, genel kurul kararlarının iptalini isteyebileceklerden olmadığı gibi dava için ön görülen 3 aylık hak düşürücü sürenin de geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; vekaleten katılanlar düşüldüğünde toplantı yeter sayısına ulaşıldığı, toplantıda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, olsa bile sonuca etkili olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 69 uncu maddesinde her üyenin genel kurulda bir oy hakkına sahip olduğu ve oyunu şahsen kullanmak zorunda olduğu yönündeki Kanun hükmüne rağmen davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. ... tarafından açılan dava, dernek genel kuruluna üye yerine vekaleten katılım olması nedeni ile 4721 sayılı Kanun'un 69 uncu madde kapsamında derneğin genel kurul toplantısının iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1)-b maddesinde yer alan “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesi kararından farklı bir gerekçe ile istinaf isteminin reddine karar verilecek olsa dahi, şayet yeniden hüküm kurulacak ise, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve tüm hükümlerin yeniden kurulması gerekir. Çünkü Bölge Adliye Mahkemelerinin İlk Derece Mahkemesi kararlarının gerekçe veya hüküm fıkrasını düzelterek onama yetkisi bulunmamaktadır. Bölge Adliye Mahkemeleri, bir yandan hukuki denetim yapan mahkemeler iken diğer yandan vakıa incelemesi de yapan mahkemelerdir. İlk Derece Mahkemelerince yapılan vakıa incelemesi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerinde bulunmadığı takdirde İlk Derece Mahkemesi kararı bütünüyle ortadan kaldırılmalı ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeniden bir hüküm kurulmalıdır. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesine ve HMK’nin 297 ile 359 uncu maddelerine aykırı olarak infazda tereddüte sebebiyet verilebilecektir. Bu düzenlemeler karşısında somut olay değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmaması ve davanın Kanun'da öngörülen sürede açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince uyuşmazlık esastan değerlendirilerek vekaleten katılanlar düşüldüğünde toplantı yeter sayısına ulaşıldığı, toplantıda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, olsa bile sonuca etkili olmadığı değişik gerekçe ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de az yukarıda değinildiği üzere Bölge Adliye Mahkemelerinin, İlk Derece Mahkemesi kararlarını gerekçe veya hüküm fıkrasını düzelterek onama yetkisi olmadığından İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmaması ve talep hakkında yeniden hüküm kurulmamış olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.