15. Ceza Dairesi 2014/11378 E. , 2014/11593 K. "" Tebliğname No : 15 - 2014/152991 MAHKEMESİ : Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 22/03/2011 NUMARASI : 2010/737 (E) ve 2011/204 (K) SUÇ : Dolandırıcılık Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalan…
**15. Ceza Dairesi 2014/11378 E. , 2014/11593 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 15 - 2014/152991 MAHKEMESİ : Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 22/03/2011 NUMARASI : 2010/737 (E) ve 2011/204 (K) SUÇ : Dolandırıcılık Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Dolandırıcılık suçunun işlenmesiyle mağdurun mal varlığında bir azalma olduğundan suçun hukuki konusu mal varlığı ve alacaklardır. Dolandırıcılık mala karşı işlenen suçlardan olduğundan mağdurun şahsına zararla dolandırıcılık meydana gelemez. Bu itibarla evliliğin sanığın hileli hareketleri ile meydana geldiği kabul edilecek olsa bile dolandırıcılık suçunun oluşmasının mümkün olmaması, TMK'nın 156 maddesinde de mutlak butlan halinde bile evlenmenin hakim kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın, seksenüç yaşındaki mağdurla aracılar vasıtasıyla evlendiği, nikah işlemlerinden sonra mağdura 900 TL değerinde iki altın yüzük ve bir çift altın küpe aldırdıktan sonra ortadan kaybolduğu somut olayda, resmi evlilik sonrası mağdur tarafından sanığa alınan hediye kapsamındaki ziynet eşyalarının iadesi hususundaki anlaşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde yasal olmayan gerekçelerle sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; 1-Sanık ve katılanın suç tarihinde resmi olarak evli olması, haklarında mahkeme tarafından verilmiş bir ayrılık kararının da bulunmaması karşısında; sanık hakkında TCK'nın 167/1-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,