Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğa itiraz incelemesinde savcılık görüşünün tebliğ edilmemesi nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının, yargılama sürecinde taleplerin mahkemece dikkate alınmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğa itiraz incelemesinde savcılık görüşünün tebliğ edilmemesi nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının, yargılama sürecinde taleplerin mahkemece dikkate alınmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 13/1/2014 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 28/2/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 25/3/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, karar tarihi itibarıyla herhangi bir görüş sunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında "haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla silahlı suç örgütü kurma, yönetme, kurulan silahlı örgüte üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, silahlı örgüt faaliyeti çerçevesinde tasarlayarak öldürme, tasarlayarak öldürmeye teşebbüs, kasten silahla yaralama, kasten yaralama, eziyet, birden fazla kişiyle hürriyetten yoksun kılma, nitelikli yağma, silahlı suç örgütünün korkutucu güçten yararlanarak birden fazla kişiyle birlikte silahla tehdit, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, suç üstlenme, malazarar verme, kumar oynamak için yer temin etme, mühür bozma, tefecilik, ihaleye fesat karıştırma, uyuşturucu ya da uyarıcı madde ticareti yapma ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet" suçlarından başvurucu, kırk dokuz kişiyle birlikte 14/12/2009 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu, Samsun Sulh Ceza Mahkemesinin 18/12/2009 tarihli ve 2009/334 Sorgu sayılı kararıyla otuz sekiz kişiyle birlikte tutuklanmıştır. Suçun örgüt çerçevesinde işlenmesi nedeniyle Samsun Cumhuriyet Savcılığınca yürütülen soruşturma, Savcılığın E.2008/19258 sayılı fezlekesiyle Ankara Cumhuriyet Savcılığına devredilmiştir. Fezlekede yirmi iki soruşturmanın birleştirildiği belirtilmiştir. Başvurucu ile birlikte yetmiş yedi sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20/4/2010 tarihli ve E.2010/147 sayılı iddianamesi ile (CMK maddeyle görevli) Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde atılı suçları işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca Samsun Asliye Ceza Mahkemelerindeaçılan kamu davalarının söz konusu davayla irtibatlı olması nedeniylebilahare bu davalar (Samsun Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/501, Samsun Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/1187, Samsun Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/1487 sayılı davaları), Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin E.2010/91 sayılı dosyasında birleştirilmiştir. İddianamede, hakkında soruşturma yürütülen kişi sayısı yetmiş yedi olup maktul ile elli sekizmüşteki ve katılan bulunmaktadır. Soruşturma konusunun14/12/2009 tarihi ve öncesinde Samsun'da örgüt çerçevesinde işlendiği iddia edilen ve başvurucunun da içinde yer aldığı yirmi sekiz ayrı eylem olduğu görülmektedir.Söz konusu iddianamede "Şüphelilerden H.K’nin Samsun İli ve çevresinde faaliyette bulunan haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla silahlı suç örgütü kurduğu ve yönettiği, diğer şüpheliler Ü.Ö., U.Y., Enes Topuz ve S.İ.'nin aynı zamanda silahlı suç örgütünün yöneticisi oldukları, iddianamede ismi geçen diğer şüphelilerin ise örgütün üyesi konumunda oldukları, silahlı suç örgütünün yöneticisi ve üyesi konumunda bulunan şüphelilerin örgüt faaliyeti kapsamında, tasarlayarak öldürme, tasarlayarak öldürmeye teşebbüs, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama, kasten silahla yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma, suç üstlenme, suç delillerini gizleme, tefecilik, silahlı suç örgütün korkutucu gücünden yararlanarak tehdit, mala zarar verme, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, ihaleye fesat karıştırma, kumar oynanması için yer temin etme, 6136 sayılı yasaya muhalefet olmak üzere çeşitlilik gösteren eylemleri gerçekleştirdikleri" anlaşıldığı belirtilmiştir. Bu kapsamda başvurucunun 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin(1), (3), (4) ve (5) fıkraları delaleti ile "TCK’nın 86/1,3-e, 87/3 (A.K.nin silahla yaralanmasından dolayı), 86/1-3-e, 21/2 (S.A.'nın olası kastla yaralanması olayı ile ilgili olarak), 106/2-c-d (K.ye yönelik), 106/2-c-d, 109/2-3-b, 96/1 (İ.K.ye yönelik), 106/2-c-d, 43/1, 109/2,3-a-b, 109/1-c-f-g, 149/1-c-f-g, 149/1-f-g, 86/2, 149/1-c-f-g, 35 ( ve Y.Ş.G.ye yönelik), 149/1-c-f-g, 35 (A.S.ye yönelik), 149/1-c-f-g (H.ye yönelik), 149/1c-f-g (A. ve O.A.ya yönelik), 149/1-c-f-g, 35 (A.İ.ye yönelik), 82/1-a, 35 (maktul T.S.ye yönelik), 149/1-f-g (E.A.ya yönelik), 86/2, 3-e (Ö.ye yönelik) 228/1 (iki kez), 38/1, 82/1-a, (maktul T.S'ye yönelik), 149/1-c-f-g (Ç.ye yönelik), 109/2, 3-a-b, 106/2-a-d, 151/1,106/2-a-c-d, 86/2 (Y.G.ye yönelik), 106/2-a-c-d, 170/1-c (H. ve H.P.ye yönelik), 86/1, 3-e (H.T.ye yönelik), 109/2, 3-b (Y.G.ye yönelik), 86/1, 3-e (Y.G.ye yönelik), 106/2-a-d (U.K.Y.ye yönelik), 149/1-a-c-f-g (A.K.ye yönelik), 270/1, 270/1, 188/3, 5, 191/1, 2, 3, 4, 5, 86/1, 3-e, 87/3 (A.A.ya yönelik), 270/1, 81/1, 35, (Y.ye yönelik), 270/1, 171/1-c, 235/1, 241/1, 6136 sayılı Yasa'nın 13/1 maddelerinden" cezalandırılması talep edilmiştir. Davaya bakan Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 12/5/2010 tarihinde tensiben yaptığı ilk incelemede diğer sanıklarla birlikte başvurucunun "savunmalarının alınmamış olması, kaçma tanıklara baskı yapma, delilleri karartma olasılığının bulunması, CMK 100/2-3 maddesinde belirtilen tutuklama nedenlerinin devam etmesi, atılı suçların öngördüğü ceza süresine göre adli kontrol tedbirlerinin uygulanamayacak olması..." gerekçesiyle tutukluğununundevamına,tutukluluk incelemesinin 10/6/2010 tarihinde değerlendirilmesine ve duruşmanın23-25/6/2010 tarihlerine bırakılmasına karar vermiştir. Mahkeme aynı kararda bir kısım sanığın "atılı suçun niteliği,CMK 100/2-3 maddesinde belirtilen tutuklama nedenlerinin kalkmış olması" gerekçesiyle tahliyesine karar vermiştir. Tensip incelemesinde on dokuz ara kararı kurulmuş; Mahkeme, bu ara kararlarda haklarında dava açılan ve tutuklu olan sanıkların başka cezaevlerinde bulunmaları nedeniyle Ankara'da bulunan cezaevlerine nakillerinin yapılması, iddianamede anlatılan olaylarla ilgili olarak müştekilerin, tanıkların ve tutuksuz olan sanıkların beyanlarının alınması amacıyla bulundukları yerdeki mahkemelere müzekkere yazılması, telefon dinleme kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, dosya konusu suçlarla ilgili olduğu belirtilen Samsun Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/501, Samsun Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/558, Samsun Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/13, Samsun Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/1187, Samsun Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/1221 sayılı dosyalarının istenmesi, Samsun Sulh Ceza Mahkemesinin 3/12/2009 tarihli ve 2009/347-954 sayılı ve yine aynı Mahkemenin 10/09/2009 tarihli 2009/383-616 Esas sayılı karar örneklerinin istenmesi, Samsun Asliye Ceza Mahkemesinin 27/10/2009 tarihli ve 2009/1444 -2009/912 karar örneğinin istenmesi, Samsun Cumhuriyet Savcılığınca yürütülülen 2009/13495 ve2009/25518 No.lu soruşturma akıbetinin sorulması,Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/194 veSamsun Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/1487 Esas sayılı dosyasının istenmesi,Samsun Vergi Dairesi Başkanlığınca yaptırılmış incelemeye ilişkin rapor örneklerinin istenmesi,uyuşturucu madde ticareti suçu ile ilgili Samsun Ağır Ceza Mahkemesinin 27/05/2009 tarihli ve 2009/60-91 sayılı dosyasının, Samsun Ağır Ceza Mahkemesinin 8/9/2009 tarihli ve 2009/150-147 sayılı dosyasının Yargıtaydan incelemesinin sonucunun beklenmesi, Samsun Ağır Ceza Mahkemesinde yürütülen 2009/281 Esas sayılı dosyasının incelenmek üzere istenmesi, Samsun Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2009 tarihli ve 2009/322-925 sayılı kararının onaylı örneğinin istenmesi ve Samsun Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/1066 Esas sayılı derdest dosyasının incelenmek üzere istenmesine karar vermiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 23/6/2010 tarihli birinci celsede"suçun vasıf ve mahiyetine mevcut delil durumuna göre sanık hakkında suç işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması ve CMK nun 100 maddede sayılan katalog suçlardan olması karşısında bir tutuklama sebebinin var olması" gerekçesiyle başvurucunun tutukluluğunun devamına karar vermiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 19/1/2012 tarihli on ikinci celsede başvurucu ile birlikte yargılanan bir kısım sanığın "suçun vasıf ve mahiyetine, mevcut delil durumuna ve tutuklulukta geçen süreye nazaran" tahliyelerine karar vermiş; başvurucunun ise "suçun vasıf ve mahiyetine mevcut delil durumuna göre sanık hakkında suç işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması ve CMK nun 100 maddede sayılan katalog suçlardan olması karşısında bir tutuklama sebebinin var olması" gerekçesiyle tutukluluğunun devamına karar vermiştir. Mahkeme, tutukluluk incelemesinin 16/2/2012 ve 15/3/2012 tarihlerinde değerlendirilmesine karar vermiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 29/8/2012 tarihli on beşinci celsede "suçun vasıf ve mahiyetine mevcut delil durumuna göre sanıklarhakkında suç işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması (olay tutanakları, ölü muayene ve otopsi zaptı, diğer sanıkların beyanları, tanık beyanları, iletişimin tespiti ve dinlenmesine ilişkin tutanak içerikleri) ve CMK nun 100 maddede sayılan katolog suçlardan olması karşısında bir tutuklama sebebinin var olması" gerekçesiyle başvurucunun tutukluluğunun devamına karar vermiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 20/11/2013 tarihli duruşmada verdiği ara kararı doğrultusunda 18/12/2013 tarihindedosya üzerinde yaptığı tutukluluk incelemesinde "üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması ve atılı suçların katalog suçlardan olması" gerekçesiyle başvurucunun tutukluluğunun devamına itiraz yolu açık olmak üzere karar vermiştir. Başvurucunun itirazı üzerine itirazı inceleyen Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 27/12/2013 tarihli ve 2013/867 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar vermiştir. Mahkemenin 27/12/2013 tarihli kararın incelenmesinde Cumhuriyet Savcılığından görüş alındığı ancak bu görüşün içeriğinden bahsedilmediği ve itirazın reddine karar verilirken Savcılık görüşüne değinilmediği anlaşılmıştır. Başvurucu13/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi bireysel başvuruda bulunulmasından üç gün sonra15/1/2014 tarihli ve E.2010/93, K.2014/1 sayılı kararı ile başvurucu hakkında hükümle birlikte "tutuklulukta geçirdikleri süre ve verilen ceza miktarı dikkate alınarak tutukluluk hâllerinin devamına" karar vermiştir. Mahkeme, başvurucunun suç işlemek amacıyla kurulan örgütü yönetme suçundan 3 yıl 4 ay, var olansuç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak tehdit suçundan 1 yıl 8 ay; cebir ve tehdit kullanılarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan iki kez 5 yıl, nitelikli yağma suçundan 10 yıl; cebir, tehdit ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl 8 ay,silahla ve birden çok kişiyle birlikte tehdit suçundan 3 yıl 4 ay, kasten yaralama suçundan 5 ay, tasarlayarak öldürme suçundan müebbet, nitelikli tehdit suçundan 2 yıl 6 ayve 2 yıl 1 ay, nitelikli yağma suçundan 2 yıl 3 ay, silahla kasten yaralama suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün, suç üstlenme suçundan 1 yıl 3 ay ve 10 ay, öldürmeye teşebbüs suçundan 5 yıl, silahla ateş ederek genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 10 ay, olası kastla silahla yaralama suçundan 1 yıl 6 ay,10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezaları ve 000 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına; bir kısım mağdura yönelik yaralama, yağma ve tehdit,uyuşturucu madde bulundurma ve ticaret, genel güvenliği tehlikeye düşürme, suç üstlenme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından ise beraatına karar vermiştir.Başvurucu, bu kararı 6/6/2014 tarihinde temyiz etmiştir. Başvurucu hakkındaki dava 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun’un maddesiyle özel yetkili mahkemelerin görevlerinin son bulması üzerine Ankara Ağır Ceza Mahkemesine devredilmiş olup Mahkemenin E.2010/468 sayısına kaydedilmiştir. Başvurucu hakkındaki dava temyiz aşamasında derdestir.B. İlgili Hukuk 5237 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:"(1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır." 5237 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"(1) Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.(2) Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir." Aynı Kanun’un maddesinin (1), (3), (4) ve (5) numaralı fıkraları şöyledir:“(1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.... (3) Örgütün silahlı olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar artırılır. (4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur. (5) Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır."4/12/2014 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesi şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarındakuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir: a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; … Kasten öldürme (madde 81, 82, 83)(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Silahla işlenmiş kasten yaralama (madde 86, fıkra 3, bent e) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),...(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık (madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),... Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),...(4) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.”5271 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"(1) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.(2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz edilebilir.(3) Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki karar, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili dairesi veya Yargıtay Ceza Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılacak incelemeden sonra verilir; bu karar re'sen de verilebilir."