10. Hukuk Dairesi 2016/2519 E. , 2016/7262 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, yersiz ödenen aylıklar nedeniyle Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hakkında verilen bo…
**10. Hukuk Dairesi 2016/2519 E. , 2016/7262 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, yersiz ödenen aylıklar nedeniyle Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hakkında verilen boşanma kararı 05.02.2002 tarihinde kesinleşen davacıya, babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle kesildiği, davalı Kurumca, davacıya 21.10.2008-20.11.2014 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıkların yasal faizleriyle birlikte tahsilinin talep edildiği; mahkemece, birlikte yaşama olgusu bulgusu bulunmadığından bahisle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56. maddesinin 2. fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96. madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır. Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. İnceleme konusu davada; öncelikle, taraflarca bildirilen kişilerden, kanaat edinmeye yetecek kadarının uyuşmazlık konusu olan dönemi kapsar mahiyette, tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, tanıkların beyanları arasında çelişki olursa bu çelişki giderilmeli; davalı ve eski eşin uyuşmazlık dönemini kapsar şekilde ilgili Nüfus Müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılarak adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere