11. Hukuk Dairesi 2009/11896 E. , 2011/4247 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Doğubayazıt Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/07/2009 tarih ve 2008/10-2009/235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2009/11896 E. , 2011/4247 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Doğubayazıt Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/07/2009 tarih ve 2008/10-2009/235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı tarafından sel ve su baskını rizikolarına karşı sigortalanan müvekkiline ait petrol istasyonunda meydana gelen sel nedeniyle oluşan hasara ilişkin tazminatın talep edilmesine rağmen davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 72.935,76 YTL’nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 68.225 YTL’nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, sel ve su baskını rizikolarına karşı teminat altına alınan davacıya ait akaryakıt istasyonunda meydana gelen hasarın tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda, aşırı yağan yağmurlar nedeniyle davacıya ait akaryakıt istasyonunda 05.05.2007 tarihinde ilk kez, 30.06.2007 tarihinde ise ikinci kez sel ve su baskını meydana gelmiş olup, uyuşmazlık hasar miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Davacıya ait akaryakıt istasyonunda 05.05.2007 tarihinde meydana gelen hasara ilişkin davalı tarafından ödeme yapılmış olup, davacının da bu hasara ilişkin bir iddia ve istemi de yoktur. Davacının tazminat istemi ikinci kez meydana gelen sel ve su baskını nedeniyle oluşan hasar bedelinin tazminine ilişkindir. 30.06.2007 tarihli riziko sonrası olay yerine giden ekspertiz tarafından davacının akaryakıt istasyonunda 60 metre uzunluğunda ve alt kısmı 1 metre taş, üzeri 2 metre biriketten oluşan 3 metre yüksekliğindeki istinat duvarının yıkıldığı, ilk riziko sonrası bahçedeki parke taşlarındaki hasar henüz giderilmeden 400 m2’lik parke taşlarının ikinci kez meydana gelen sel baskınında hasar gördüğü, belirtilmiş, buna göre tazminat hesabı yapılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise önceki selde meydana gelen 1200 m2 parke hasarı da ikinci sel baskını nedeniyle oluşan hasara dahil edilerek toplam 1.600 m2 parke hasarı olarak hesaplama yapıldığı gibi, hasar gören istinat duvarının ise toplam 152 m olduğu ve hasar bedeli hesaplanırken tamamının taştan olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Oysa, davalı ... davacının gerçek zararından sorumlu olup, davacıya ait akaryakıt istasyonu 30.06.2007 tarihinde meydana gelen sel baskınından önce ne halde ise hasar bedelinin buna göre hesaplanması gerekmektedir. Yoksa, davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacak şekilde istinat duvarının eskisine göre daha iyi bir şekilde yapılacak şekilde hesaplama yapılması ve önceki sel baskını nedeniyle bedeli ödenen parke taşları hasarına ilişkin de tazminat hesaplanması doğru değildir. Bu itibarla, mahkemece, içinde sigorta hukuku uzmanı olan yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, ekspertiz raporu ile hükme esas alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkileri giderici, bu konuda rapora karşı yapılan itirazların değerlendirildiği rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. 2- Mahkemece, hükmedilen tazminata olay tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de, davanın dayanağı olan poliçenin bağlı olduğu Yangın Sigortası Genel Şartları’nın “Hasar ve Tazminatın Sonuçları” başlığı altında B.8.1. maddesinde kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 1 ay içinde sigortacı tarafından sigortalıya ödeneceği düzenlenmiş olup, tazminat miktarının sigortacı açısından kesinleşmesi ise, ekspertiz raporu ile mümkün olacağından sigortacının temerrüde düştüğü tarihin buna göre belirlenmesi gereklidir. Bu itibarla mahkemece, ekspertiz raporunun 06.08.2007 tarihli olmasına göre sigortacının ödeme yapması gereken sürenin ve temerrüt tarihinin de buna göre belirlenmesi gerekmekte iken, sigorta hukukunda uygulama yeri olmayan olay tarihinin faiz başlangıcına esas alınması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3- Ayrıca, davanın dayanağı olan sigorta poliçesinde sel ve su baskını nedeniyle oluşacak hasar halinde %2 oranında tenzili muafiyet uygulanacağına yönelik hüküm içermesine rağmen bu düzenleme dikkate alınmadan tazminat belirlenmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. 4- Kabule göre de, mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu karar vermeye yeterli görülerek hükme esas alınmış ise de hesaplama hatası yapılarak bu raporda belirlenen tazminat miktarından daha fazlasına hükmedilmesi de doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda 1, 2, 3, ve 4 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.