(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/2244 E. , 2010/9266 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı banka tarafından verilen 55.000 YTL bedelli konut kredisi ile diğer davalı ...’den mesken satın aldığını, taşınmazı satın
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/2244 E. , 2010/9266 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı banka tarafından verilen 55.000 YTL bedelli konut kredisi ile diğer davalı ...’den mesken satın aldığını, taşınmazı satın aldıktan sonra kolon ve kirişlerde çatlaklar oluşması ve taşınmazın zeminde kaymaya başlaması üzerine yaptırdığı tespit sonucu binanın beton kalitesinin 1/3 oranında olduğu, göçme durumunun olduğu ve kullanılamaz hale geldiğinin tespit edildiğini, maldan yararlanamadığını, gizli ayıp nedeniyle satıcı ile 4077 sayılı yasanın 4 ve 10. maddeleri gereğince bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek,75.000YTL satış bedelinin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalılar, davanın davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davalı ...’nin dava konusu taşınmazı dava dışı ... ’dan satın alıp bir süre kullandıktan sonra davacıya sattığı, taraflardan birinin satıcı olma zorunluluğu kuralının mevcut olmaması, dolayısıyla her iki tarafın da tüketici vasfında olması nedeniyle genel mahkemenin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer 2010/2244-9266 verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacı ile davalı banka arasında konut destek kredisi sözleşmesi yapıldığı ve taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Davacı ile davalı banka arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Diğer davalı ile ilgili davada kural olarak genel mahkeme görevli ise de, genel mahkeme ile özel mahkemedeki davaların birlikte görülmesi gereken hallerde özel mahkemede davaya devam olunması gerektiğinden bu davalı yönünden de davaya Tüketici Mahkemesinde bakılması gerekir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece işin esasına girilip taraf delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 24.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.