8. Hukuk Dairesi 2024/922 E. , 2025/2062 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/623 E., 2023/767 K. KARAR : Bozma sonrası davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması kararından sonra İ
**8. Hukuk Dairesi 2024/922 E. , 2025/2062 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/623 E., 2023/767 K. KARAR : Bozma sonrası davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması kararından sonra İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yeniden bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde, davacılar ..., ...Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesi istenmiştir. Cevap dilekçesinde, dava konusu vakfın galle fazlasının alınabilmesi için kural olarak öncelikle vakıf kurucusu ile kan bağının ispatlanması, sonra da bu hususta vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerektiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davacıların ...'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiş, davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.03.2021 tarihli ve 2019/3431 Esas, 2021/1742 Karar sayılı ilamı ile galle fazlasının ikinci batından sonra batın şartı ile (ön batında evlad varken sonraki batında bulunanların hak sahibi olamayacakları) evlada bırakıldığı, buna göre davacılara göre ön batında sağ evlat olup olmadığı araştırılmaksızın karar verilmesi doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen ikinci karar ile davacıların babasının galle fazlasına müstahak olması nedeni ile davacıların da bu hakka sahip olacağı gerekçesi ile davanın kabulü davacıların ...'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiş, hükmün davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.05.2023 tarihli ve 2022/4870 Esas, 2023/2769 Karar sayılı ilamıyla; "İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmakla birlikte bozma gereği yerine getirilmemiştir. Uyulan bozma ilamında davacıların dava konusu Vakfa ait vakfiyede galle fazlasının dağıtımı için öngörülen batın şartını sağlayıp sağlamadıklarının araştırılması, davacıların gidilebildiği kadar üstsoyu ve bunların bütün mirasçılarına ait nüfus kayıtları getirtildikten sonra, daha önce verilmiş ve kesinleşmiş galle fazlasına müstehak evlat kararlarında adı geçen vakıf evlatlarının açık kimlik ve nüfus kayıtlarına göre bir soyağacı çıkartılarak irtibatının sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi istendiği halde Mahkemece "vakfedilen para ve adı geçen çiftlikten gelecek gelirin paylaşımı konusunda batın şartı olduğunu, davacıların babasının da vâkıfın galleye müstehak evladı olduğu anlaşıldığından davacıların da bu hakka sahip olacağı" belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere; dava konusu Vakfın galle fazlası batın şartı ile evlada bırakılmış olup, re'sen UYAP üzerinden alınan nüfus kayıtlarının incelenmesinden davacılara göre üst batında sağ evlat bulunduğu (...) anlaşıldığından, davacıların vakfiyede öngörülen batın şartını taşımamaları nedeniyle galle fazlası bakımından taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi..." doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi üçüncü kararı ile bozma ilamına uyulduktan sonra Yargıtay ilamında işaret edildiği üzere dava konusu vakıf galle fazlası batın şartı ile evlada bırakıldığı, nüfus kayıtlarından davacılara göre üst batında sağ evlat bulunduğunun (...) anlaşıldığı, bozma öncesinde davacılar ... ve ...'ün dosya kapsamına göre vakıf evladı olan ...'ün mirasçıları oldukları ve merhum ... Vakfı'nın vakıf evladı olduklarının tespitine yönelik bozma olmadığından bu yönden davanın kabulüne, davacıların vakfiyede öngörülen batın şartını taşımamaları nedeniyle galle fazlası almaya müstahak olduklarının tespitine yönelik istemin ise reddine karar verilmiştir. Davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili ile davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemişlerdir. Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili ile davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 7531 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.