1. Hukuk Dairesi 2006/8250 E. , 2006/11079 K. "" MAHKEMESİ : AKÇAKOCA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/04/2006 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakını M. V. In . Parsel sayılı taşınmazını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı kardeşleri olan M. ve R. İle oğlu H. P. A temlik ettiğini, murisin işlem tarihinde seksen yaşında olup, sağlıklı düşünecek durumda olmadığını ileri sürerek, payı oranında tapu iptal ve tescil olmazsa tenkis istemi…
**1. Hukuk Dairesi 2006/8250 E. , 2006/11079 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : AKÇAKOCA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/04/2006 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakını M. V. In . Parsel sayılı taşınmazını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı kardeşleri olan M. ve R. İle oğlu H. P. A temlik ettiğini, murisin işlem tarihinde seksen yaşında olup, sağlıklı düşünecek durumda olmadığını ileri sürerek, payı oranında tapu iptal ve tescil olmazsa tenkis isteminde bulunmuştur. Davalılardan H. Murisin taşınmazlarının büyük bölümünü sağlığında çocuklarına paylaştırdığını, ilçe merkezinde bulunan cami minarelerinin yapımını üstlendiğinden taşınmazı sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma istemi değerden reddedilerek, gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tenkis isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; ortak miras bırakan M. 'un maliki bulunduğu . parsel sayılı taşınmazın 24.12.1990 tarihli akitle eşit paylarla davalılara satış yoluyla temlik ettiği anlaşılmaktadır. Davacı, miras bırakanın yaptığı işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece temlikin paylaştırma amaçlı olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bilindiği üzere;uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirascısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. . Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirascılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.