TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2026/601 KARAR NO : 2026/434 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 27/01/2023 NUMARASI : 2021/439 (E) - 2023/55 (K) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 02/04/2026 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/10/2008…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2026/601 KARAR NO : 2026/434 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 27/01/2023 NUMARASI : 2021/439 (E) - 2023/55 (K) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 02/04/2026 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/10/2008 tarihinde davalılardan .... Ltd. Şti.'nin maliki olduğu ... plakalı damperli aracın müvekkili idarenin bakım ve onarımından sorumlu trafik levhasına çarparak zarar verdiğini, diğer davalı ... AŞ'nin ise davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) olduğunu, idarenin teknik elemanlarınca hasar keşif özeti çıkartıldığını, 3.749,77 TL hasar bedelinin tespit edilerek davalılara yapılan bildirime rağmen bugüne kadar herhangi bir ödemede bulunulmadığını, bu suret ile 3.749,77 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının arabuluculuk sürecini henüz tüketmeksizin huzurdaki davayı açtığın belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; "Davanın pasif husumet nedeniyle reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; her ne kadar mahkeme gerekçesinde davalılar tarafından kazanın meydana geldiği ispat edilemediği ifade edilmişse de mahkemeye sunulan ... kayıt belgesinden de anlaşılacağı üzere ... plakalı aracın 11/10/2008 tarihinde kaza yaptığının tespit edildiğini ve araç plakasında yapılan incelemede aracın .... Ltd. Şti.'ye ait olduğunun anlaşıldığını, aynı zamanda trafik şube müdürlüğünün sorumluluk alanlarında olan trafik ile ilgili hususları incelemek, denetlemek ve tespit etmek ile yetkili olup 27/10/2008 tarihli yazışma ile de kazanın saat 18.00 civarında gerçekleştiğini, aracın ... marka damperli araç olduğunu, ... numaralı trafik levhasına çarptığını tespit ettiğini, öte yandan şirket yetkilisi ... ile yapılan şifahi görüşmede kendisi tarafından hasar bedelinin ödeneceği ifade edilmiş ise de ödeme yapmadığından bahisle bu davanın açıldığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da hasar ve kusur oranlarının belirlendiğini ve davadaki haklılıklarının ortaya konulduğunu, mahkemece kazanın davalılar tarafından yapıldığının ispat edilemediğinden bahisle verdiği pasif husumet yokluğu nedeniyle ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, hasar tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49. maddesine göre; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Bir başka anlatımla, haksız bir eylemin tazminat borcu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet (nedensellik) bağı bulunması gereklidir. Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir. Fiil olmasaydı meydana gelen zararın doğması mümkün olmayacak idiyse, fiil ile zarar arasında bir illiyet bağı var demektir. Davacının kazanın gerçekleştiğini ispat bakımından dayandığı delil davacıya ait kamyonun aynı tarihli ... kaydının olması olup, bunun dışında fotoğraf, kamera kaydı, tanık beyanı vs delil ile desteklenmemiştir. Bu halde dosyadaki mevcut delil durumu ve ispata göre davacının sorumluluğunda olan trafik levhasının hasarlanmasına yol açan kazada davalının işleteni ve sigortacısı olduğu aracın sürücüsünün kusuru ile sebebiyet verdiği, kaza ile hasar arasındaki illiyet bağı bulunduğu başkaca bir delil ile ispat edilemediğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken harç peşin alındığından, ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/04/2026