12. Ceza Dairesi 2020/10688 E. , 2024/217 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 …
**12. Ceza Dairesi 2020/10688 E. , 2024/217 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/194 Esas, 2016/66 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.11.2020 tarihli ve 2016/200913 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği; kusura ilişkin alınan raporların doğru olmadığına, çelişkilerin bulunduğuna, sanığın kusurlu olduğuna, sanığa beraatine karar verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığına, sanığa ceza verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1.Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/194 Esas, 2016/66 Karar sayılı kararı ile; "...Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; olay günü sanığın kullandığı tırı, Burdur Gökçebağ Köyü Alpet Petrol istasyonu karşısındaki yolun emniyet şeridine park ettiği ve mümzi tanıkların beyanlarından anlaşılacağı üzere park lambalarını yaktığı, sanığın çekicide uyuduğu sırada, ölen ...'in yönetimindeki aracın emniyet şeridinde bulunan bu araca arkadan çarptığı, kaza sonucu sürücü ... ve yolcu koltuğunda oturmakta olan ...'in vefat ettiği, kusur durumuna ilişkin alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, olayda sanığın kusursuz olduğunun belirtildiği ve alınan bu raporunda mahkememizce olaya uygun oyduğu sonucuna varılmakla, sanığın olayda kusur veya taksirinin bulunmadığının anlaşılması nedeniyle CMK 223/2-c maddesi gereğince beraatine..." gerekçeleri ile taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2.Olay günü saat 04:40 sıralarında ölen sürücü ... sevk ve idaresindeki 48-FJ-463 plakalı otomobil ile devlet yolunu takiben Burdur istikametinden Isparta istikametine seyri sırasında, olay mahalline geldiğinde idaresindeki aracın ön kısımlarıyla, kendisiyle aynı istikamette yolun sağında park lambaları yanık vaziyette emniyet şeridinde park halinde bulunan sanık sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki 20-BLF-30 plakalı çekici ve bu çekicinin arkasına takılı 20-BLF-29 plakalı yarı römorkun sol arka kısımlarına çarpması neticesinde sürücü Ali Kadir Özdemir ve aynı araçta yolcu olarak bulunan ...' in öldüğü anlaşılmaktadır. 3.Trafik kazası tespit tutanağı ve ekli basit krokiden; olay mahallinin yerleşim yeri dışı olduğu, yolun 7 metre genişliğinde tek yönlü asfalt kaplama devlet yolu olduğu, gece vakti aydınlatmanın bulunmadığı, Isparta istikametine gidişte yolun sağında 3 metre genişliğinde emniyet şeridi bulunduğu, çarpışma noktasının emniyet şeridi üzerinde olduğu, çekicinin olay mahallinde park lambaları yanık vaziyette emniyet şeridi içinde şerit çizgisine 80 cm mesafede park halinde olduğu esnada kazanın meydana geldiği, otomobilin çekicinin sol arka kısımlarına ağırlıklı olarak sağ ön kısımları olacak şekilde çarptığı, çarpma öncesine ait fren izi bulunmadığının tespit edildiği, kusur durumuna ilişkin olarak da; ...'nun, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda (2918 sayılı kanun) yer alan 59 uncu maddesindeki "yerleşim birimleri dışındaki karayolunda, zorunlu haller dışında duraklamak veya park etmek, zorunlu hallerde gerekli önlemleri almadan duraklamak veya park etmek" kuralını ihlal ettiği, ölen sürücünün de "şerit izleme ve değiştirme" kuralını ihlal ettiğinin bildirildiği belirlenmiştir. 4.Maktullerin kesin ölüm sebebini belirleyen, Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 29.08.2015 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında, maktullerin kesin ölüm nedeninin kafa kemik kırıkları müterafik beyin doku hasarı sonucu solunum dolaşım durması olduğunun bildirildiği görülmektedir. 5.Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 11.02.2016 tarihli tarihli raporunda; "...Bu duruma göre; 1)Sanık sürücü ... idaresindeki çekici ile olay mahallide emniyet şeridi üzerinde park lambaları yanık vaziyette durakladığı esnada müteveffa sürücü Bülent Yartaşı idaresindeki aracın arkadan çarpması neticesinde karıştığı kazada atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. 2)Müteveffa sürücü ... idaresindeki otomobil ile seyri sırasında dikkatini yola vermediği, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde seyrettiği, far ışığı altındaki görüş mesafesini kontrol altında tutup hızına uygun şeritten seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara özen göstermediği, yolun en sağında emniyet şeridi üzerinde park lambaları yanık vaziyette duraklamakta olan sanık sürücü idaresindeki aracın sol arka kısımlarına idaresindeki aracın ön kısımlarıyla çarpması neticesinde sebebiyet verdiği, sevk ve idare hatasından kaynaklanan kazada, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından kaynaklı asli kusurludur..." şeklinde görüş bildirilmiştir. 6.Kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokileri, olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokileri, olay yeri fotoğrafları, sanığın alkolsüz olduğuna ilişkin alkolmetre sonucu, adli rapor ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. 7. Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları kabul etmediği ve savunmasında; "...olay tarihinde tır şoförlüğü yapıyordum. Antalya dan Denizli istikametine mal götürüyordum. Burdur a gelince Gökçebağ civarında uykum geldi. Bu sırada saat tahminen 23:30 sıralarıydı. Tırı yolun kenarında gözlemeci olan yerin ön tarafına emniyet şeridi içerisine park ettim. Uykum geldiği için arka tarafa geçip yattım. Tırın park lambalarını da yakmıştım. Sabaha karşı saat tahminen 04:30 - 05:00 sıralarında gürültü ile uyandım. Araçtan indiğimde park ettiğim tırın arka tarafına bir aracın çarptığını gördüm. Hemen 112 yi ve jandarma ve polisi aradım. Kaza bu şekilde olmuştur. Benim bu kazada herhangi bir kusurumun olmadığını düşünüyorum..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 8.Tutanak mümzi tanık M.T.'nin ifadesinde; "...28.09.2015 tarihli ölümlü ve yaralamalı trafik kazası tespit tutanağındaki imza bana aittir. Sanık bölünmüş yolun gidiş kısmına göre sağ tarafındaki emniyet şeridine aracını park etmiş ve bir ... gelerek bu araca arka sol köşeden çarpmış idi. Biz vardığımızda sanığa ait aracın park lambalarının ve dörtlülerinin yandığını görmüştük. Park lambalarının ve dörtlülerin kazadan önce mi sonra mı yakıldığını bilemiyoruz..." şeklinde beyanda bulunduğu, Tutanak mümzi tanık S.S.'nin ifadesinde; "...29.08.2015 tarihli ölümlü yaralamalı trafik kazası tespit tutanağındaki imza bana aittir. Emniyet şeridine park edilmiş araca başka bir ... gelerek vurmuş, ihbar üzerine kaza yerine gittiğimizde ben sanığa ait aracın park lambalarının veya dörtlülerinin yanıp yanmadığını hatırlamıyorum...Tanığa diğer tutanak mümzi tanık Mahmut Tuğlu'nun mahkememizce alınan beyanı okundu, soruldu; biz olayın olduğu yere ilişkin fotoğraf çekmiştik. Park halindeki aracın park lambasının veya dörtlülerinin yanıp yanmadığı bu fotoğraflardan belli olur. Ancak ben şu an yanıp yanmadığını hatırlamıyorum. Ancak kamyon emniyet şeridine park ederken arkasına veya önüne veya yanına herhangi bir işaret koymamıştı. Biz de zaten bu yüzden sanığa kusur izafe ettik..." şeklinde beyanda bulunduğu belirlenmiştir. 9.Kazada oğlunu ve gelini ölen katılanlardan Mahmut Barbaros Özdemir'in soruşturma aşamasında şikayetçi olmadığı ancak yargılama aşamasında alınan ifadesinde; "...Ben sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, olay nedeniyle arabam parçalandı, gelinin ve oğlum vefat etti, maddi ve manevi zararım vardır, kaza gerçekleştiğinde olay yerinde değildim, kazadan sonra bana haber verdiler ben bunun üzerine kaza yearine gittim, yaklaşık olarak kazadan yarım saat sonra kaza yerindeydim, kaza yerine gittiğimde sanığın tırının emniyet şeridinde olduğunu gördüm, ancak tırın etrafına herhangi bir emniyet tedbiri almamıştı, oğlum ve gelinim ben gittiğimde hala aracın içindeydiler... Ben kaza yerine gittiğimde tır emniyet şeridinin dışında değil, emniyet şerindeydi, ben sanıktan şikayetçiyim, kollukta vermiş olduğum sanığın kazaya sebebiyet verecek durumda olmadığını gördüm dediğim ifademi kabul etmiyorum ..." şeklinde beyanda bulunduğu ve Mahkemece 24/12/2015 tarihinde hakkında katılma kararı verildiği; diğer katılanların da sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri ve Mahkemece 31/03/2016 hakkında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir. 10.Sanık ...'na ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel Mahkeme kararında yapılan incelemede neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. A.Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden; 1. Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden, Oluş, dosya kapsamı, kaza sonrası çekiilen fotoğraflar ve kamera görüntüleri, sanığın savunması, tutanak mümzi tanıkların anlatımı, ölü muayene ve otopsi tutanakları, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporu karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılanlar vekilinin eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 2.Kusur Durumu Yönünden, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 11.02.2016 tarihli tarihli raporunun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 3.29.08.2015 günü saat 04:40 sıralarında müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki 48-FJ-463 plakalı otomobil ile devlet yolunu takiben Burdur istikametinden Isparta istikametine seyri sırasında, olay mahalline geldiğinde idaresindeki aracın ön kısımlarıyla, kendisiyle aynı istikamette yolun sağında park lambaları yanık vaziyette emniyet şeridinde park halinde bulunan sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki 20-BLF-30 plakalı çekici ve bu çekicinin arkasına takılı 20-BLF-29 plakalı yarı römorkun sol arka kısımlarına çarpması neticesinde gerçekleşen kazada, yolun düz ve eğimsiz olması, görüşün far ışığı altında açık olması ve sanık idaresindeki aracın park lambaları yanık vaziyette kaplama dışında emniyet şeridinde durmakta olması dikkate alındığında, sanık sürücünün kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece sanığın beraatine ilişkin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu nedenle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/194 Esas, 2016/66 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.