14. Hukuk Dairesi 2016/14903 E. , 2020/1432 K. "" 14. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalılar aleyhine 21/10/2014 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne dair verilen 01/03/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve davalılar ... ile ... tarafından istenilme…
**14. Hukuk Dairesi 2016/14903 E. , 2020/1432 K.** **"İçtihat Metni"** 14. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalılar aleyhine 21/10/2014 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne dair verilen 01/03/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve davalılar ... ile ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. Davacı, maliki olduğu 502 parsel sayılı taşınmazı lehine geçit hakkı kurulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bir kısım davalılar yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile fen bilirkişisi raporunda 2. alternatif olarak gösterilen, 502 parsel sayılı taşınmaz lehine 493, 495 ve 499 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden, 499 parsel sayılı taşınmazdan köprü yapılmak suretiyle geçit hakkı tesisine karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... temyiz etmişlerdir. Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “Mutlak geçit ihtiyacı” veya “Geçit yoksunluğu”, ikincisine de “Nispi geçit ihtiyacı” ya da “Geçit yetersizliği” denilmektedir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.