3. Hukuk Dairesi 2015/12796 E. , 2016/5643 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 12.04.2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davacı vekili Av. ..geldi. Karşı taraf davalı vekili Av.... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır buluna
**3. Hukuk Dairesi 2015/12796 E. , 2016/5643 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 12.04.2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davacı vekili Av. ..geldi. Karşı taraf davalı vekili Av.... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin çocukları.a.., ... ilçesi ... köyü Köprübaşı mezrasında bulunduğu sırada hayvanlarını beslemek üzere yaprak kesmek için çıktığı ağacın yüksek gerilim hattına ait tellere temas etmesi nedeniyle 05.07.2008 tarihinde elekrik akımına kapılmak suretiyle ağaçtan düşerek ağır şekilde yaralandığını, olaya ilişkin olarak ... C.Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını ve yapılan soruşturma sonucunda ilgililer hakkında kamu davası açıldığını, müvekkilinin çocuklarının hayvanlarına yaprak toplama amacı ile ağaça çıktığını, hayati tehlike oluşturacak şekilde yaralandığını, çalışma ve iş gücünü en az %60 oranında kaybederek büyük bir mağduriyet yaşadığını, meydana gelen olayda..ın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı görevlilerinin hava hattı iletkenlerinin bakım ve onarımını kanun ve yönetmeliklere uygun olarak yapmasının yasal zorunluluk olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik ..için iş gücü kaybı nedeniyle 25.000 TL ve mutad hastane ve tedavi giderleri için 5.000 TL maddi tazminat ile 40.000 TL manevi tazminat, anne ve baba için ayrı ayrı 20.000'er TL manevi tazminat ve kardeşler için ayrı ayrı 7.000'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı süresinin dolduğunu, söz konusu olayda davalıya yükletilebilecek bir kusur bulunmadığını, enerji nakil hatlarının bakım ve onarımlarının periyodik olarak yapıldığını, iddia edildiği gibi mağdurun ağaç üzerinde yaprak toplarken değil, trafoya müdahale ederken elektrik akımına maruz kaldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, dinlenen tanık beyanlarından olay esnasında olay yerinde bulunan olayı gören tanık olmaması, tanık ifadelerinin birbirleri ile çelişmesi, olayı aydınlatıcı tanık beyanının olmayışı, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/30 Esas, 2011/114 Karar sayılı kararı ve gerekçesi dikkate alınarak ...'in ağaca çıkıp ağaç dallarını kestiği sırada mı elektrik akımına maruz kaldığı yoksa trafo direğine çıkarak mı olayın meydana geldiği hususunda dosyadaki delillerden kesin kanaate varılamadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, Borçlar Kanununun 58.(TBK'nun 69.md) maddesine dayanan bina ve yapı eseri malikinin sorumluluğuna dayalı tazminat isteminden ibarettir. BK. 58. (TBK. 69.) Maddesinde; bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı mes'ul olur denmektedir. Trafo da, madde de belirtilen imal olunan şey kapsamında olduğundan enerji nakil hattının sahibi bu tesisin korunmasından bakım eksikliğinden doğan zarardan kusursuz olarak sorumludur. Burada, yasa koyucu bozuk yapılan bir yapı eserinden zarar görenleri mümkün olduğu kadar basit ve dolaysız bir tazmin imkanı sağlayarak, onları korumaktadır. Bu anlamda sorumlu olabilecek malik, gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olabileceği gibi, kamu hukuku tüzel kişisi de olabilir. TBK. 69. Madde de öngörülen sorumluluğun söz konusu olması için söz konusu yapı eserinin, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden bir zarar doğması gereklidir. Yapım bozukluğu, bir inşaatın kötü yapılmasını, imal ve inşaat zamanında uyulması gerekli olan teknik kurallara uyulmamış olmasını ifade eder. Bir yapı eserinin maliki, bunların hiç kimse ve hiçbir şey için tehlike taşımayacak şekilde yapılmasını ve işlemesini garanti etmekle yükümlüdür. Bakımsızlık ve koruma eksikliği ise, bir inşaatın kullanmaya uygun ve tehlikeleri önleyecek biçimde korunmamasını ifade eder. Bakım eksikliği biçiminde açıklanabilecek olan bu durum, yapının tamamlanmasından sonra ortaya çıkan yapının tamamlanmasından sonra kendini gösteren ek güvenlik tertibatı ihtiyacının giderilmemesi de bir bakım eksikliğidir. ( Prof. Dr. Haluk Tandoğan, Tehlike Sorumluluğu Kavramı ve Türk Hukukunda Tehlike Sorumluluklarının Düzenlenmesi Sorunu, Batı Der. 1979, Cilt X, Sayı 2 Sayfa 291 - 322 ) Bakımsızlıktan veya bakım eksikliğinden söz edebilmek için bir inşa eserinin bitmiş ve kullanım amacına özgülenmiş olması gerekir. Yapım eksikliği veya bakımsızlığın varlığı araştırılırken, durumun gerekleri ve özellikle bina veya yapı eserinin özgüleme amacı, üçüncü kişiler için taşıdığı tehlike derecesi gözönünde tutulmalıdır. Bir bina veya yapı eserinin maliki, TBK. 69.'a göre sorumlu tutulabilmesi için, zararın yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğu ispatlanmalıdır. Buradaki ispat yükü zarar görene düşer. Bununla birlikte, illiyet bağını kesen hallerden birinin varlığı veya zarara yapım bozukluğu veya bakım eksikliği dışında ve bunların bir katkısı olmaksızın mücbir sebepten, üçüncü bir kişinin kusurundan kaynaklanan başka bir kazanın sebep olduğu kanıtlanmadığı taktirde ispat yükü yerine getirilmiş sayılır. (HGK 12.03.2003 gün 2003/4-144 E. - 161 K.) Somut olayda, her ne kadar mahkemece; davacıların çocuklarının ağaca çıkıp yaprak toplarken mi, yoksa trafo direğine çıktığı sırada mı elektrik akımına kapılarak yere düştüğü hususunda bir netlik bulunmadığı belirtilerek, davacının davasını ispat edemediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de; davalı tarafça, çocuğun trafo direğine çıkıp elektrik akımına kapılarak yere düştüğü belirtilmektedir. Bu durumda, uyuşmazlığın, bu kapsamda değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında, çocuğun ağaca çıkarak dalların havadaki hatlara temas etmesi neticesinde elektriğe kapıldığı olasılığı ve çocuğun trafo direğine çıkarak elektriğe kapılması olasılığı şeklinde 2 türlü değerlendirme yapılmış, trafo direğine çıkıp elektriğe kapılması durumunda anne, baba ve çocuğun %100 kusurlu olduğu, davalının kusurlu olmadığı belirtilmiş ise de Borçlar Kanununun 58.(TBK'nun 69.md) maddesine dayanan bina ve yapı eseri malikinin sorumluluğuna ilişkin esas ve usuller dairesinde bir değerlendirme yapılmamıştır. Ceza yargılaması sırasında, trafo direğinin bulunduğu yerde de keşif yapılmış, mahkeme gözleminde ve hazırlanan raporda trafo direğinde insan, hayvan veya tırmanabilecek canlıların tırmanmaması için direğin gövdesine demir parçasından yapılan korkuluğun mevcut olduğu, korkuluk çubuklarının 30 cm doğu tarafından 2 tanesinin kırık olduğu belirtilmiş, raporda bu durumda trafo direğinin emniyet mesafesinden sonraki üst kısımlara çıkılmasının mümkün olabileceği tespit edilmiştir. O halde, mahkemece yapılacak iş; trafo direğine çıkarak elektrik akımına kapılan ve düşen çocuğun yaralanması olayında konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan TBK 69. madde hükümleri de dikkate alınarak kusur raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ve yetersiz bilirkişi raporları doğrultusunda hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.