12. Ceza Dairesi 2020/4946 E. , 2023/2909 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/794 E., 2016/172 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yü…
**12. Ceza Dairesi 2020/4946 E. , 2023/2909 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/794 E., 2016/172 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Adana 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli 2015/794 Esas 2016/172 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl geri alınmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.09.2020 havale tarihli ve 2016/134848 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri 1.Eksik kovuşturma yapılarak hatalı karar verildiğine, 2.Re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel Mahkemenin Kabulü "olay tarihinde saat 06:30 sularında kazada ölen ...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı motorsiklet ile Şehit Jandarma Er Mustafa Köksal Caddesi üzerinde seyir halindeyken karşı yönden gelip 3715 nolu sokak tarafına geçmek için sola dönüşe geçerek önüne çıkan sanık ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin sağ yan kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen kazada ...'ın hayatını kaybettiği, kazanın meydana geliş anının olay yerine yakın bir kamera görüntüsü ile net bir şekilde belli olması sebebiyle mahalinde keşif yapılmaksızın kusur tespiti yönünden dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, bu yer tarafından düzenlenen 04/02/2016 tarihli bilirkişi raporunda kazanın yukarıda anlatıldığı şekilde meydana geldiği belirtildikten sonra bu olayda sanık ...'in asli kusurlu olduğu, meteveffa sürücü ...'ın ise alt düzeyde tali kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmış olup, mahkememizce olayın oluş şekli ve kazanın meydana gelmesinde sanığın kusur durumu dikkate alınarak üzerine atılı ve sübut bulan taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan sanık ...'in alt sınırdan ayrılmak suretiyle TCK'nın 85/1 maddesi gereğince teşdiden cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına, sanığın kişiliği ekonomik durumu ve suçun işleniş biçimine göre hakkında TCK'nın 50. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." şeklindedir. 2.Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen raporda ...'ın trafik kazası ile husulü mümkün künt beden travmasına bağlı etraf ve kosta kemik kırıkları ile birlikte büyük damar yaralanmasından gelişen dış kanama ve iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu öldüğü tespit edilmiştir. 3.Kaza tespit tutanağında, meskun mahalde, alacakaranlıkta, aydınlatmanın olduğu, düz ve eğimsiz caddede sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile iki yönlü caddede seyir halindeyken olay mahalli dört yönlü kavşağa geldiğinde, soldaki sokağa karşı yönden gelen trafik akışını dikkate almadan giriş yapmak istediği esnada, aracının sağ orta kısımlarına, iki yönlü caddeyi takiben gelen ...'ın sevk ve idaresindeki motosikletin çarpması neticesinde kazanın gerçekleştiği, sanığın sürücülerin sola dönüş sırasında karşı yönden gelen ve emniyetle durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan taşıtların geçmesini beklemek zorundadır kuralını ihlal ettiği, ölen motosiklet sürücüsünün kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltmak zorundadır kuralını ihlal ettiği tespit edilmiştir. 4.İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 04.02.2016 tarihli raporunda kusur dağılımı; "A-Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonetle seyri sırasında ilk geçiş hakkını karşı yönden gelmekte olan müteveffa idaresindeki araca vermeden kısa mesafeden aniden dönüşe geçerek neden olduğu olayda asli kusurludur. B-Müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki motosikletle seyri sırasında kavşağın olduğu yere yaklaştığında hızını düşürmesi gerektiği halde bahsedilen bu hususa riayet etmemiş, görüntüler ve olayın oluş şeklinden de anlaşıldığı gibi, hızlı bir şekilde kavşağa girmiş olup alt düzeyde tali kusurludur." şeklinde belirtilmiştir. 5. Sanığın savunması "Ben pazarcılık yapıyorum. Olay günü sabah erken saatlerde henüz hava aydınlanmadan halden mal aldım. Pazar yerine gidiyordum. Kazanın meydana geldiği noktada önümde bir dolmuş durdu. Anladığım kadarıyla önündeki tümsek sebebi ile durmuştu, bende arasına durdum. O hareket ettikten sonra ben sola dönmek için sinyalimi verdim. Viteside bire taktım, tam döneğim sırada sağ taraftan gelen bir motor bana çarptı. Hemen aşağıya indim, şahsı yaralı vaziyette görüne polisi ve ambulansı aradım. Öldüğünüde karakolda öğrendim. Benim maddi durumum iyi değil, iyi olsaydı, ailesine yardımcı olurdum. Öncelikle beraatımı isterim mahkeme aksi kanatte ise lehime olan yasa maddeleri ve CMK'nın 231 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep ediyorum dedi." şeklindedir. 6....'ın beyanı "Ölen benim eşim olur. Ben tek başıma çocuklarım ile kaldım. Sanığında cezasını çekmesini istiyorum, Adalet yerini bulsun, ben sanıktan şikayetçiyim, davayada daha önce avukatım katılma talebinde bulunmuştu." şeklindedir. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden; 1.Eksik kovuşturma yapılarak hatalı karar verildiği yönünden; Dosya içeriğine göre, meskun mahalde, alacakaranlıkta, aydınlatmanın olduğu, düz ve eğimsiz caddede sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile iki yönlü caddede seyir halindeyken geldiği olay mahalli dört yönlü kavşakta sola dönüş yapmak istediği sırada istikametine göre yolun sağından caddeyi takiben düz seyirle gelen ... idaresindeki motosikletin, sanığın kamyonetine çarpması neticesinde motosiklet sürücüsünün öldüğü, sanığın ilk geçiş hakkını karşı yönden gelmekte olan ölenin idaresindeki araca vermeden kısa mesafeden aniden dönüşe geçerek neden olduğu olayda asli kusurlu olduğu, kaza tespit tutanağı ile uyumlu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, sanık müdafinin temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.Re'sen gözetilecek hususlar yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli 2015/794 Esas 2016/172 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.