(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/3429 E. , 2009/4770 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Tuzla İcra Mahkemesi Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık ...'ün beraatine karar verilmiş; hüküm, yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının onama istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Dosya kapsamına göre; şikayetçi vekili 28.08.2007 havale tarihli dilekçesi il
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/3429 E. , 2009/4770 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Tuzla İcra Mahkemesi Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık ...'ün beraatine karar verilmiş; hüküm, yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının onama istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Dosya kapsamına göre; şikayetçi vekili 28.08.2007 havale tarihli dilekçesi ile, borçlu aleyhine Tuzla İcra Müdürlüğünün 2007/5581 nolu dosyası ile başlatılan icra takibine süresi içinde verdiği mal beyanı dilekçesinde geçim kaynağını ve borcu ne suretle ödeyeceğini beyan etmediğini, bildiriminin gerçeğe aykırı olduğunu ve eyleminin İİK'nun 338. maddesine uyduğunu ileri sürerek şikayette bulunmuş, Tuzla İcra Mahkemesinin 2007/477 esas numarası üzerinden yapılan sonunda da 10.06.2008 gün, 2007/477 esas ve 2008/388 sayılı kararla "...Anayasa Mahkemesi 28.02.2008 tarih ve 2006/71 esas sayılı kararı ile İİK'nun 337/1. maddesini iptal etmiş olduğundan dolayı ..." suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir. Şikayete konu Tuzla İcra Müdürlüğünün 2007/5581 esas sayılı dosyasının incelenmesinde ise, borçlu ... aleyhine toplam 26.734,54 YTL meblağlı borcu için "Kambiyo Senetlerine (Çek, Poliçe ve Emre Muharrer Senet) Özgü Haciz Yoluyla Yapılacak Takipte Ödeme Emri-Örnek No:10 sayılı 27.07.2007 tarihli ödeme emri düzenlendiği, ödeme emrinin son paragrafında özetle; "... İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde (10) gün içinde İc.İf.K.74. maddesi gereğince itiraz edilip de reddedildiği takdirde ise (3) gün içinde İc. İf. Kan.75. maddesi gereğince mal beyanında bulunmanız, bulunmazsanız, hapisle tazyik olunacağınız, hiç mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursanız ayrıca hapisle cezalandırılacağınız ihtar olunur. İc. İf. K.168 şeklinde ihtaratta bulunulduğu borçlu tarafından süresi içinde İcra Müdürlüğüne sunulan 01.08.2007 havale tarihli mal beyanında geçimini ne şekilde sağladığını belirtmediği, anlaşılmaktadır. Sanığın üzerine atılı bulunan gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçu İcra ve İflas Kanunu'nun 5358 sayılı Yasa'nın 9. maddesi ile değişik 338. maddesinin 1. Fıkrasında, "Bu kanuna göre istenen beyanı, hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikayeti üzerine, üc aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır," şeklinde yaptırıma bağlanmıştır. Diğer taraftan Anayasa Mahkemesinin 28.02.2008 gün 2006/71 esas ve 2008/69 sayılı kararı ile İcra ve İflas Kanunu'nun 31.05.2005 günlü 5358 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 7. maddesiyle değiştirilen 337. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptdaline, iptal edilen fıkranın doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine oybirliği ile karar vermiş, karar 16 Nisan 2008 tarih ve 26849 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış ve bir yıllık süre içinde yeni bir düzenleme yapılmadığından 16 Nisan 2009 tarihinden itibaren iptal hükmü yürürlüğe girmiştir. İptal edilen İcra ve İflas Kanunu'nun 5358 sayılı Yasa'nın 7. maddesiyle değişik 337. maddenin birinci fıkrası, "Müddeti içinde mal beyanında bulunmamak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazılı beyanda bulunmayan borçlu, alacaklının şikayeti üzerine, on gün disiplin hapsi ile cezalandırılır. Alacaklının alacağını karşılayacak miktarda malın haczedilmesi veya borcun ödenmesi halinde, bu ceza düşer." hükmünü içermekte olup, bu madde ile müddeti içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeme veya yazılı beyanda bulunmama cezalandırılmakta idi. Borçlu söz konusu beyanını İcra ve İflas Kanunu'nun "Beyanın Muhteviyatı" başlıklı 74. maddesine göre icra müdürlüğüne beyanda bulunmakta olup, bu maddedeki "mal beyanı, borçlunun gerek kendisinde ve gerek üçünçü şahıslar yedinde bulunan mal ve alacak ve haklarında borcuna yetecek miktarın nevi ve mahiyet ve vasıflarını ve her türlü kazanç ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre geçim membalarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya şifahen icra dairesine bildirmesidir." ifadesi ile mal beyanının tarifi ve unsurları belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile müddeti içinde mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazılı olarak mal beyanında bulunmama halini yaptırıma bağlayan İcra ve İflas Kanunu'nun 5358 sayılı Yasa'nın 7. maddesi ile değişik 337. maddesinin birinci fıkrası iptal edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun Haciz yoluyla takip I. Mal Beyanı başlıklı Dördüncü Bap'ta "beyanının muhteviyatı" başlıklı 74. maddesi yürürlükte olup, aynı Yasa'nın "ödeme emri" başlıklı 168. maddesinin 6. bendinde, "İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on gün içinde 74 üncü maddeye, itiraz edilip de reddedildiği takdirde ise üç gün içinde 75 inci maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik edileceği mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarı"nın ödeme emrinde bulunması amir hükmünü içermektedir. Hal böyle olunca borçlu İcra ve İflas Kanunu'nun 168. maddesi uyarınca düzenlenip tebliğ edilen ödeme emrine süresi içinde mal beyanında bulunduğu takdirde, bu beyanının gerçeğe aykırı olması halinde alacaklının şikayeti üzerine İcra ve İflas Kanunu'nun 5358 sayılı Yasa'nın 9. maddesi ile değişik 338. maddesinin 1. fıkrası ile cezalandırılabilecektir. Ne varki somut olaya bakıldığında, borçlu tarafından Tuzla İcra Müdürlüğüne sunulan 01/Ağustos/2007 havale tarihli mal beyanı dilekçesinde geçimini ne suretle sağladığını belirtmemiştir. Bu durumda o mal beyanının geçerli olduğundan söz edilemeyeceğine göre, geçerli olmayan bu beyanının gerçeğe aykırı olduğu da söylenemeyecektir. Mahkemece bu gerekçe sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçe ile beraatine karar verilmesi isabetsiz ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın farklı gerekçe ile isteme uygun olarak ONANMASINA, 29.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.