7. Hukuk Dairesi 2013/2118 E. , 2013/2424 K. "İçtihat Metni" YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin ka
**7. Hukuk Dairesi 2013/2118 E. , 2013/2424 K.** **"İçtihat Metni"** YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı 06/02/2000 ila emeklilik nedeniyle işten ayrıldığı 31/07/2008 tarihine kadar davalı işverene ait temizlik işlerinde aralıksız olarak taşeronların yanında çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili davanın husumetten reddini istemiştir. Mahkemece 4857 sayılı Yasanın 2/6.maddesinde açıklandığı üzere "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi" denildiği, bu ilişkide "asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işverenle birlikte sorumlu bulunduğu" hükme bağlanmış olup, davalı Rektörlük ile dava dışı şirketler arasında imzalanmış sözleşmelerle Siyasal Bilgiler ../.. 2013/2118-2424 S.2 Fakültesinin temizlik işleri bu şirketler tarafından üstlenildiği, davacı da Siyasal Bilgiler Fakültesinde bu alt işverenlerin işçisi olarak çalıştığı, ihaleyi alan firmalar değişse de çalışması devam ettiği, ihale yoluyla verilmiş temizlik işleri yardımcı işlerden olduğu anlaşılmakla davalı Rektörlüğün asıl işveren olarak davacının alacaklarından sorumlu olduğu, dosya içeriğine göre davacının 31.07.2008 tarihi itibarıyla işten ayrıldığını beyan ederek tahsis talebinde bulunduğu, 01.08.2008 tarihi itibarıyla davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının davalıya ait işyerindeki çalışmasının 31.07.2008 tarihi itibarıyla emeklilik suretiyle sona erdiği, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş, hüküm altına alınan kıdem tazminatına davacının emeklilik nedeni ile işten ayrıldığı 31.07.2008 tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Dosya kapsamından davacının anılan tarihte emekli olacağını beyan ederek işten ve işyerinden ayrıldığı sabittir. 4857 Sayılı İş Kanununun 120. maddesi yollamasıyla yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14. maddesinin 4. bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. O halde anılan bent uyarınca fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandık hükümlerine ,göre yaşlılık, emeklilik, malullük ya da toptan ödemeye hak kazanmış olması gerekir. Bundan başka işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, malullük ve toptan ödeme yönlerinden bağlı bulunduğu mevzuata göre hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. Öte yandan işçinin, sosyal güvenlik anlamında bu hakkı kazanmasının ardından ilgili kurum ya da sandığa başvurmaksızın kıdem tazminatı talebiyle işyerinden ayrılması ve bu yolla hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçilmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar ve faiz başlangıcı da bu tarih olarak esas alınmalıdır. Somut olayda davacı işçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan yaşlılık aylığının bağlandığına dair yazının işverene bildirildiğine dair dosya içerisinde bilgi ../.. 2013/2118-2424 S.3 ve belge bulunmamaktadır. Bu durumda talep edilen kıdem tazminatına 06/01/2011 dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken fesih tarihi olan 31.07.2008 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; kararın hüküm fıkrasının 1. bendi ikinci satırındaki "akdin feshi tarihi olan 31/07/2008" rakam ve sözcüklerinin çıkartılarak yerine "dava tarihi olan 06/01/2011" sözcük ve rakamlarının yazılmasına, kararın bu düzeltilmiş haliyle ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 08.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.