Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 01/11/2011 tarihinde Kartal'da ... bayisi olarak faaliyete geçerek "... Stratejik Lokasyonlar İşletmeci Bayi Sözleşmesi" imzaladığını, müvekkilinin başarılı çalışmaları nedeniyle davalı şirketin müvekkiline ... Caddesi'nde de bayilik verdiğini, 01/11/2013 tarihinde başka bir "... Stratejik Lokasyonlar İşletmeci Bayi Sözleşmesi"nin imzalandığını, sonrasında ... birleşmesi nedeniyle tüm davalılar ile müvekkili arasında 08/12/2015 tarihinde yeni bir bayilik sözleşmesi imzalandığını, bayiliklerin bu sözleşme üzerinden devam ettirildiğini, karşı tarafın haksız uygulamaları devam etmekte iken müvekkiline sözleşmenin sona erdirileceğinin önce sözlü olarak ifade edildiğini aksi halde teminat mektuplarının paraya çevrileceği söylenerek 22/08/2018 tarihli sonlandırma protokolü ile ibraname başlıklı belgenin imzalatıldığını, müvekkili tarafından 08/12/2015 tarihli bayilik sözleşmesinin 23. maddesi uyarınca davalı tarafa ... Bankası'na ait 16/10/2015 tarihli, 200.000 TL bedelli, 04/11/2016 tarihli, 40.000 TL bedelli, 16/02/2015 tarihli ve 330.000 TL bedelli üç adet teminat mektubu verildiğini ve ibranamenin bu teminat mektuplarının paraya dönüştürüleceği tehdidi altında imzalandığını, söz konusu ibraname ile sonlandırma protokolünün geçersiz olduğunu, davalı tarafın aynı anda birçok bayisi ile arasındaki sözleşmeleri feshettiğini, müvekkilinin davalı tarafla 10 yıllık bir iş ilişkisinin olduğunu ve yaptığı masraflar dikkate alındığında bu sözleşmeyi kendi isteğiyle sonlandırmak istemesinin mümkün olmayacağını, sözleşme sona erdirilmesine rağmen teminat mektuplarının müvekkiline iade edilmediğini, ibranamenin tek taraflı olduğunu, müvekkiline yapılan haksız uygulamalar nedeniyle tazminat taleplerinin olduğunu, müvekkilinin performans hedefleri nedeniyle zararının oluştuğunu, yıllarca ... tabelası ile bayilik yapmasına rağmen tabelasının ... olarak değiştirildiğini ve bu durumun müşteri ve satış kaybı yaşamasına neden olduğunu, 2016 yılında Kartal tren istasyonu çalışmaları nedeniyle yaya yollarının kapatılması nedeniyle yine müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkiline başka bayilerine oranla daha yüksek satış hedefleri belirlendiğini, bu nedenle müvekkilinin satış primine hak kazanamadığını, davalı şirketlerin ... döneminde müvekkiline %100 kira desteği yaparken 2015 döneminde kira desteği yapılmadığını, başka bayilere ise koşulsuz olarak kira desteği yapıldığını, davalı şirketlerin müşteri memnuniyetini artırmak adına bayilere gizli müşteriler gönderdiklerini, gizli müşteriler tarafından puanlamalar yapıldığını, gizli müşteri puanlamasının bayilerin hakediş primini etkilemesinini hakkaniyete uygun olmayan durumlar yarattığını, bu nedenle de müvekkilinin zarara uğradığını, davalı şirketler tarafından her bayide müşteriye gönderilmek üzere belli bir sayıda canlı cihaz bulundurma yükümlülüğü getirildiğini, müvekkilinin kusurundan kaynaklanmayan durumlarda canlı cihaz bulundurmaması nedeniyle haksız olarak ceza kesildiğini, hakediş primi ödemesinin yapılmadığını, yine davalıların kusurlu davranışları nedeniyle de müvekkilinin zarara uğradığını, bu zararların tazminini talep ettiklerini, ayrıca müvekkili şirkete haksız olarak kesilen ceza faturalarının bedellerinin tespiti suretiyle ceza bedellerinin iadesine, haksız olarak kesilen ceza faturalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiklerini, sözleşme ilişkisinin sona erdirilmesinden sonra davalı tarafça müvekkiline haksız yere faturalar kesildiğini, bunların bir kısmının tebliğ dahi edilmeden hakedişlerinden kesildiğini, eksik evrak ya da fraud adı altında kesilen ceza faturalarının hiçbir yasal dayanağının olmadığını, bu nedenle uğranılan zararın da tazminini talep ettiklerini, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'a aykırılık nedeniyle uğranılan zararın 3 katı oranında tazminat talep ettiklerini, davalıların eşit konumdaki bayilere farklı uygulamalar yapmak suretiyle aynı zamanda 4054 sayılı Kanun'un 58. maddesine de aykırı davrandıklarını, bunların yanında TTK'nın 122/5. maddesi uyarınca denkleştirme tazminatı talep ettiklerini beyanla 22/02/2018 tarihli sonlandırma ve ibraname protokolünün geçersiz olduğunun tespitine, bayilik sözleşmesinin davalılarca haksız olarak feshedildiğinin tespitine, 4058 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca her bir davalıdan 2.000 TL olmak üzere 6.000 TL tazminatın 3 katı oranında tazminatın fesih tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalılardan tahsiline, bunun mümkün görülmemesi halinde müvekkilinin uğradığı zararın dava sonunda kesin olarak belirlenmesi halinde artırılmak üzere şimdilik her bir davalıdan 2.000 TL olmak üzere 6.000 TL tazminatın fesih tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalılardan tahsiline, şimdilik her bir davalıdan 1.000 TL olmak üzere 3.000 TL denkleştirme tazminatının fesih tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalılardan tahsiline, teminat mektuplarının müvekkiline iadesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.