Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5157 E. , 2024/4907 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5157 Karar No : 2024/4907 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Tekstil ve Aksesuar Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5157 E. , 2024/4907 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5157 Karar No : 2024/4907 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Tekstil ve Aksesuar Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2017 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Yasal defter ve belgelerin ibrazına ilişkin yazının, davacı şirketin iş yeri adresine tebliğe çıkarıldığı ancak adreste başka firmanın bulunması nedeniyle tebligat yapılamaması üzerine, davacının kanuni temsilcisinin Mernis adresine 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen ve aynı Kanun'un 14. maddesinin ikinci fıkrası kuralından hareketle en az on beş gün olduğu sonucuna ulaşılan münasip süreye uyulmaksızın tebliğ evraklarını sırasıyla 06/02/2020 ve 20/02/2020 tarihlerinde tekrar tebligata çıkarıldığının anlaşıldığı olayda ikinci defa tebligata çıkarılmadan önce sözü edilen münasip bir süre beklenmeksizin defter ve belge isteme yazısının davacıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği görüldüğünden, ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahsedilemeyeceği dolayısıyla yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından yasal defter ve belgeler ibraz edilmediğinden katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmek suretiyle yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Yasal defter ve belgelerin istenilmesine ilişkin tebligatın usulsüz olduğu, defter ve belgelerin Mahkemeye ibraz edildiği belirtilerek temyiz istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Yasal defter ve belgelerin ibrazına ilişkin yazının, davacı şirketin iş yeri adresine tebliğe çıkarıldığı ancak adreste başka firmanın bulunması nedeniyle tebligat yapılamaması üzerine kanuni temsilcisinin Mernis adresinde tebliğ edildiği, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden davacı şirketin e-tebligat adresinin bulunduğu nitekim dava konusu tarhiyata ilişkin ihbarnamelerin e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunun "Tebliğ Esasları" başlıklı 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri vergilendirmeyle ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak tebliğ edileceği hükme bağlanmış, 101. maddesinde; bu Kanuna göre bilinen adreslerin; 1. Mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri, 2. Yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri, 3. 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi olduğu belirtilmiştir. Birinci fıkranın (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı bilinen adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanın dikkate alınarak tebliğin öncelikle bu adreste yapılacağı, işyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğin, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı, işyeri adresi olmayanlara tebliğin, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Elektronik ortamda tebliğ başlıklı 107/A maddesinde ise Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı ve Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu düzenlenmiştir. Maliye Bakanlığı tarafından 27/08/2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 456 Vergi Usul Kanunu 456 seri Nolu Genel Tebliğin 4. maddesinde ise kurumlar vergisi mükelleflerine e- tebligat adresi edinme zorunluluğu getirilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 213 sayılı Kanun'un 101. maddesinde tebliğin bilinen adreslere yapılacağı ve iş yeri adresinde tebliğ yapılacakların bu adreste bulunmaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğ, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı hükme bağlanmış olmakla birlikte sözü edilen Kanun'un 107/A maddesinde elektronik tebliğe ilişkin yasal düzenlemeler yapılmış ve Maliye Bakanlığı tarafından yetki uyarınca kurumlar vergisi mükellefleri için e-tebligat adresi alma zorunluluğu getirilmiştir. Davacı kurumlar vergisi mükellefi olduğundan 456 seri nolu Genel Tebliğde getirilen düzenleme gereğince e-tebligat adresi edinmesi zorunlu olup e-tebliğ adresi aldığı, dava konusu tahiyata ilişkin ihbarnamelerin de davacıya e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiği dikkate alındığında, e-tebligat adresine sahip davacı şirketin adresinde bulunamadığı ve bu nedenle tebligat yapılamadığından söz edilemeyeceğinden kanuni temsilcisinin Mernis adresine tebliğ yoluna gidilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından Vergi Mahkemesince dava konusu tarhiyatın yazılı gerekçeyle kaldırılmasına ilişkin karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.