4. Hukuk Dairesi 2010/5190 E. , 2010/12069 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/11/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/03/2006 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlana
**4. Hukuk Dairesi 2010/5190 E. , 2010/12069 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/11/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/03/2006 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davalının boşandığı eşi ve çocukları olan davacılar; davalının, mirasçılık haklarını engellemek amacıyla nesebin reddi davası açtığını, o davada çocukların babasının davalı olduğu belirlenerek davalının isteminin reddedildiğini, 19 yıl süren evlilikten sonra önceki eşin ahlaksız, çocukların da gayrimeşru olarak tanıtılmasının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemişlerdir. Davalı ise, evlilik sırasında yaşanan olay, ailesinden ve çevreden aldığı duyumlar nedeniyle nesebin reddi davası açtığını, kötüniyetle hareket etmediğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Dosyadaki kanıtlardan; çevreden çocukların kendisinden olmadığı yönünde duyumlar alan davalının, davacılar hakkında açtığı nesebin reddi davasında; laboratuardan aldığı raporda baba olma yeteneğinin en düşük seviyede olduğunun belirlendiğini, Adli Tıp Kurumu’nda yapılacak DNA testi ile durumun kesin olarak saptanmasından sonra nesebin reddine karar verilmesini istediği; çocukların babasının %99,99 oranda davalı olduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu üzerine davanın reddedildiği; 23.05.1994 de evlenen tarafların üç çocuklarının olduğu ve 15.04.2003 günü boşandıkları, nesebin reddi davasının 06.09.2007 günü açıldığı ve taraflar arasında miras nedeniyle çeşitli davalar bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava açmak anayasal bir hak olmakla birlikte, nesebin reddi davası; karşı tarafı suçlayıcı niteliği nedeniyle ciddi kanıtlar bulunmadan açılmamalıdır. Davalının iddiasını destekleyici önemli bilgi ve belgeler olmadan nesebin reddi davası açması, davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturur. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacılar yararına uygun tutarlarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, olaya uymayan gerekçe ile istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/11/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.