(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/224 E. , 2009/5983 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalı ile aralarında adi ortaklık bulunduğunu, fesih sözleşmesi gereğince ek vergi yük müştereken ödeneceğinden ve b…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/224 E. , 2009/5983 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalı ile aralarında adi ortaklık bulunduğunu, fesih sözleşmesi gereğince ek vergi yük müştereken ödeneceğinden ve bu vergi kendisinden istendiğinden, davalıya fesih nedeniyle ödenmesi gereken 12.500 YTL tutarındaki son senedi ödemediğini öne sürerek, bu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Taraflar arasındaki adi ortaklığın feshine ilişkin 7.1.2006 tarihli sözleşmenin 3-1 maddesinde, hesaplanabilen vergi dışında istisna olarak, 1.1.2002 ile 31.12.2005 arasındaki dönem için doğabilecek ek vergi yükünün müştereken ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı bu ek verginin tahakkuk ettiğini ve kendisi tarafından ödenmeye başlandığını, oysa fesih sözleşmesi gereğince bu borcun müşterek ödenmesi gerektiğini belirterek, yine fesih sözleşmesi gereğince davalıya ödemesi gereken 12.500 YTL tutarındaki son senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talepli bu davayı açmıştır. Adi ortaklığın idareci ortağının davacı ve temsil yetkisinin davacıda olduğu hususu da, taraflar arasında ihtilafsızdır. Davacının davalıya rücu 2009/224-5983 edilmesini istediği verginin bir kısmının gecikme cezası olduğu, 6.11.2007 tarihli ek raporda açıkca belirtilmiştir. Adi ortaklığın idareci ortağı olan davacının vergi idaresine yanlış beyanname verdiği, daha sonra yapılan inceleme üzerine bu beyannamenin düzeltildiği ve sonucunda da hem ek vergi hem de gecikme faizinin vergi dairesince davacıdan istendiği, bilirkişi raporundan anlaşılmıştır. Şu halde ek vergi ve damga vergisi dışındaki gecikme faizi, tamamen davacının kusurlu işlemine dayalıdır. Davacı kendi kusuru ile tahakkuk eden gecikme faizinden kendisi sorumludur. Mahkemece bu kalem isteğin reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 4.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.