7. Ceza Dairesi 2012/23646 E. , 2013/16983 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 3628 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Eksik inceleme bulunmadığına üyeler ... ve ...'nın karşı oyları ile karar verilerek yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan…
**7. Ceza Dairesi 2012/23646 E. , 2013/16983 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 3628 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Eksik inceleme bulunmadığına üyeler ... ve ...'nın karşı oyları ile karar verilerek yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 10/07/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Haksız mal edinme suçundan yargılanan sanığın suçu subut bulduğundan yerel mahkemece mahkumiyetine ve haksız edinildiği düşünülen mal varlıklarının müsaderesine hükmedilmiş, sayın Daire çoğunluğunca da, hükmün onanmasına karar verilmiştir. Mahkemece hüküm kurulurken sadece bilirkişi raporlarına dayanılmış, bilirkişi roporlarının tekniğine uygun bir biçimde hazırlanmış olup olmadığı üzerinde durulmamış, toplanan diğer deliller tartışılmamış, sadece bilirkişiler raporlarının dosya kapsamına uygun düştüğünün belirtilmesiyle yetinilmiş, böylece kararda yasaya uygun nitelikte bir gerekçeye de yer verilmemiştir. Öncelikle bilirkişiler tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan raporlar yetersizdir. Bilirkişiler raporlarında, sanığın maaşı ile ailesini ancak geçindirebileceği ön kabulüyle hareket etmişler ve sanığın gelirleri ile giderlerini ayrıntılı bir şekilde tespit edip, gelirlerinden ne kadarını zorunlu olarak harcayacağı ve ne kadarını biriktirebileceği ayrıntılı bir biçimde teknik olarak hesaplamamışlardır. Kendi evinde oturan, evli ve iki çocuklu olduğu anlaşılan sanığın sosyal konumuna göre, belirlenemediği taktirde vasat bir yaşam sürdüğü kabul edilerek masraflarının ne olabileceği, çocuklarının eğitim giderleri vs. hesaplanıp, sanığın tüm gelirlerine göre ne kadarını tasarruf edebileceği bilimsel verilere göre, uzman bilirkişiler aracılığıyla saptanması, bilhassa sanığın gelir ve giderleri saptandıktan sonra tasaruf edebileceği miktarların enflasyondan fazlaca etkilenmeyen bir değer üzerinden hesaplanıp suç tarihinde ne kadar birikimi olabileceği belirlenerek sonuca ulaşılması gereklidir. Bu ölçüler esas alınmadan yapılan tespitlerin hatalı olması kaçınılmazdır. Tasarruf fikri gelişmiş, harcamaları kontrollü bir aile ile rahat harcama yapabilen başka bir ailenin birikimlerinin çok farklı olabildiği yaşam içerisinde çokça görülmektedir. Burada küçük bir örnek vermek gerekirse günde iki paket sigara içilen bir ailenin sadece sigara için harcadığı paranın yılda 6000-7000 Tl. 10 yılda bu miktarın 60.000 - 70.000 Tl.ye ulaştığı, sadace sigara parasını biriktiren bir ailenin 10 yılda diğer aileye göre 60,000-70.000 Tl fazla para biriktirebileceği anlaşılmaktadır. Bu örnekleme her türlü harcamalar ve daha uzun yıllar açısından düşünülürse, ailenin yaşam standartının belirlenmesi ve hesaplamanında buna göre yapılmasında zorunluluk bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişiler raporunda açıklandığı üzere; şüphelinin banka hesabına 10.11.2008-25.5.2009 tarihleri arasında 6 parça halinde toplam 33.000 TL. yatırılması konusunda sanık tarafından tatmin edici açıklamalar getirilmemesi sebebiyle bu paranın haksız edinildiği düşünülebilirsede, diğer mevcutlarının hangi nedenle haksız kazanım olduğu izah edilmeden bankada ki tüm paranın müsaderesine karar verilmiştir. Dinlenen tanıkların bir kısmı zaman zaman sanığın ailesine yardımlarda bulunduğunu ifade etikleri halde bu beyanlara neden itibar edilmediği tartışılıp açıklanmadan, oğlu Abdullah Yücel in 2008 yılında 800 Tl.aylıkla çalıştığı biçimindeki savunması değerlendirilmeden, sanık tarafından sunulan ve oğlu Alper için banka aracılığılıyla gönderilen 8000 Tl.ye ait dekontun, yine sanık tarafından ibraz edilen Gençler Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şirketine sattığı fındık bedeline karşılık adına düzenlenen 23.08.2008 tarihli 7209.36 TL, aynı şekilde 2000 yılına ait 4553.53 Tl bedelli müstahsil makbuzlarının gerçek olup olmadığı araştırılmadan, maaş dışında ödenen 28 maaş ikramiye, konut edindirme yardımı ve Tasarrufu Teşvik Fonundan yapılan ödemelerin, haksız edinildiği kabul edilen banka mevcutlarından düşülmesi gerektiği ( eski değerler suç tarihine göre uyarlanmadığından miktar hatalı bile olsa) bilirkişiler raporunda belirtilmesine karşın raporun bu bölümüne neden itibar edilmediği açıklanmadan, banka mevcudunun tamamının müsaderesine karar verilmiştir. ... Merkez Disiplin Kurulu dahi 122.000 liranın biriktirilemeyecek bir para olmadığı gerekçesiyle haksız mal edinmeden disiplin cezası vermemiştir. Yukarıda açıklanan eksiklikler giderilmesi bakımından hükmün bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın. çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.