11. Hukuk Dairesi 2011/13310 E. , 2012/7051 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/06/2011 tarih ve 2007/383-2011/127 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/04/2012 günü hazır bulunan asıl ve birleşen dava davacılarından ... İç Dış Tic.A.Ş. vekili Av. ..., A...Yay. Inş. Tic. A.Ş. vekili Av...., Euroka Sigorta A.Ş. vekili Av..…
**11. Hukuk Dairesi 2011/13310 E. , 2012/7051 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/06/2011 tarih ve 2007/383-2011/127 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/04/2012 günü hazır bulunan asıl ve birleşen dava davacılarından ... İç Dış Tic.A.Ş. vekili Av. ..., A...Yay. Inş. Tic. A.Ş. vekili Av...., Euroka Sigorta A.Ş. vekili Av.... ile asıl ve birleşen dava davalısı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili Av.... ... Alan dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, davalıya ait sulama borusunun patlaması sonucu matbaa olarak faaliyet gösteren müvekkili işyerinin zarara uğradığını ileri sürerek, 2.000.00 YTL inşaat hasarı, 2.000.00 YTL elektrik tesisatı hasarı, 2.000.00 YTL makine hasarı, 2.000.00 YTL emtia hasarı, 2.000.00 YTL kazanç kaybı ve 1.000.00 YTL makine söküm nakliyesi olmak üzere toplam 11.000.00 YTL’nın, birleşen Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/316 Esas sayılı dosyasında, 5.000.000.00 YTL makine hasarı, 1.500.000.00 YTL emtia hasarı, 350.000.00 YTL elektrik tesisatı hasarı ve 6.500.000.00 YTL kazanç kaybı olmak üzere toplam 13.700.000.00 YTL tazminatın 04.08.2007 tarihinden işleyecek ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Birleşen Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/405 Esas sayılı davanın davacısı vekili, müvekkili işyerindeki 2.000.00 YTL makine hasarı, 2.000.00 YTL emtia hasarı ve 2.000.00 YTL kazanç kaybı olmak üzere toplam 6.000.00 YTL’nın, birleşen Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/312 Esas sayılı dosyasında 85.630.00 YTL, makine hasarı, 11.765.00 YTL emtia hasarı ve 750.000.00 YTL kazanç kaybının 04.08.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Birleşen Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/27 Esas sayılı davanın davacısı vekili, müvekkili nezdinde sigortalı işyerinin davalıya ait su borusunun patlaması sonucu hasara uğradığını, inşaat işleri, mekanik tesisatlar toplamı, enkaz kaldırma masrafı, makine tesisat ve demirbaş hasarları ile emtia hasarı toplamı 6.635.000.00 YTL tazminatın, birleşen Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/79 Esas sayılı dosyasında 109.290.00 YTL bina hasarının, birleşen Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/125 Esas sayılı dosyasında 7.838.90 YTL hasar bedelinin, birleşen Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/12 Esas sayılı dosyasında 30.072.00 YTL hasar bedelinin, birleşen Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 124 Esas sayılı dosyasında 43.103.00 YTL’nın ve birleşen aynı mahkemenin 2008/126 Esas sayılı dosyasında 43.103.00 YTL hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, görev ve işbölümü itirazında bulunarak tazminat istemlerinin yerinde olmadığını, davacıların zararının sigortalarınca karşılandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl dava, birleşen Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/316 Esas, birleşen Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/312 Esas ve birleşen Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/27 Esas sayılı davalarının kısmen, diğer birleşen davaların tamamen kabulü ile karar altına alınan tazminatların yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Asıl ve birleşen dört ayrı dava, tacirler arası haksız fiilden kaynaklanan tazminat, birleşen altı ayrı dava ise, işyeri sigorta poliçesi uyarınca ödenen tazminatların rucuan tahsili istemine ilişkindir. Davalının sorumluluğundaki su borusunun patlaması sonucu birleşen bir kısım davaların davacısı sigorta şirketi nezdinde işyeri sigorta poliçesiyle sigortalı, diğer davaların davacıları şirketlere ait matbaa olarak faaliyet gösteren işyerlerinin zarara uğradığı, davacı ... şirketinin tazminatlar ödediği, rucuan tazmini için davalarını açtığı, diğer sigortalı şirketlerin sigorta poliçesi kapsamında olmayan kazanç kaybı zararları ile sigorta poliçesi limitleri üzerinde kalan zararlarının tazmini talebinde bulundukları hususları uyuşmazlık konusu değildir. Zararların aynı su patlması sonucu meydana geldiği ve aynı haksız fiilden dolayı zarara uğrayanlarla bu nedenle tazminat ödeyen sigorta şirketinin rucu davalarının birlikte görülmesinde yarar görülerek tüm davaların birleştirilmesine karar verilmiştir. Ancak, davalı vekili birleşen bir kısım davalar itibariyle süresinde işbölümü itirazında bulunarak, davaların ticaret mahhkemesinde görülmesi gerektiğini bildirmiştir. Davaların tarafları tacirdir. Ayrıca, uyuşmazlık da tacirler arası haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Davacı ... şirketi de eldeki davalarını TTK'nun 1301. maddesinde düzenlenen halefiyet hakkına dayandırmıştır. O halde, uyuşmazlıkların ticari nitelik taşıdığı tartışmasızdır. Bu durum karşısında, her ne kadar asıl ve birleşen bir kısım davada süresinde işbölümü itirazında bulunulmamış ise de tüm davalar arasında bağlantı olduğu kabul edilerek birleştirildikleri, birlikte görülmelerinde doğru sonuca ulaşmak ve usul ekonomisi bakımından fayda bulunduğu ve tüm davaların ticari nitelik taşıdıkları dikkate alınarak, işbölümü itirazının kabulü ile davaların ticaret mahkemesinde görülmesi yönünde gönderme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. 3- Ayrıca, bazı davalar işyeri sigorta poliçesine dayalı olarak halefiyet ilkesi uyarınca açılmış olsalar da temel uyuşmazlıkların tacirler arası haksız fiilden kaynaklandığı, tarafların tacir bulundukları dikkate alınarak, 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarınca talep gibi ticari işlerde uygulanması mümkün avans oranı üzerinden temerrüt faizine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi de yanlış olmuş, kararın tüm davacılar yararına bozulması gerekmiştir. 4- Birleşen Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/27 Esas sayısında kayıtlı davanın davacısı sigorta şirketi vekili, müvekkilinin sigortalısına uyuşmazlık konusu olaydan dolayı makine, emtia ve bina hasarı olarak toplam 6.635.000.00 TL ödeme yaptığını, zarar sorumlusu davalıdan bunun rucuan tahsilinin gerektiğini ileri sürmüştür. Ancak, işbu dava bakımından salt bina hasarının karar altına alınması, diğer istemlerle ilgili olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması da doğru görülmemiş, kararın davacı Euroka Sigorta A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir. 5- Davacı ... Tic. A.Ş. vekili, asıl ve birleşen davasında müvekkilinin su basması nedeniyle kazanç kaybının olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde kazanç kaybının tahsiline karar verilmiştir. Ancak, bu kalem istem bakımından hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Davacı ... Tic. A.Ş.'nin dava dilekçesinde, rutin işler bakımından aylık kazancın brüt 400.000.00 TL tutarında bulunduğu, bunun 250.000.00 TL'sının gider, 150.000.00 TL'sının ise, net kazanç olduğu açıklanmış, ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı'ndan alınan ihale dolayısıyla zararın bulunduğu belirtilerek kazanç kaybının buna göre hesaplanması istenmiştir. Bilirkişi raporunda davacı ... A.Ş'nin işyerinin su basmasından önceki hale gelebilmesi için gerekli süre 11 ay olarak belirlenmiştir. Ancak, yapılacak çalışmalarda en uzun zamanı gerektiren makinelerin yeniden faaliyete geçirilmesi işinin 7 ay süreceği kabul edilmesine, diğer bir çok işin daha önce tamamlanabileceği açıklanmasına rağmen bu sürenin dayanakları açıklanmadan 11 ay olarak kabulü doğru görülmemiştir. Ayrıca, davacı ... A.Ş. dava dışı Milli Eğitim Bakanlığı'ndan aldığı kitap basılması ihalesini zamanında tamamlamak için bir çok işi başka firmalara yaptırdığını, bu nedenle ilave harcamalar gerçekleştirdiğini belirterek bu yönünle de kazanç kaybının tespit edilmesini istemiştir. Anılan davacının su basması nedeniyle bastığı kitapların bir kısmının zarara uğradığı, zamanında tamamlamak için başka firmalara iş yaptırdığı ve bu nedenle ayrıca harcamada bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir. Bilirkişi raporunda bu kalem iş nedeniyle davacı ... A.Ş.'nin uğradığı kazanç kaybı, su basması olmaması halinde elde edeceği kâr ile başka matbaalarda bastırması nedeniyle ayrıca yaptığı giderin toplamı olarak belirlenmiştir. Ancak, bilirkişi raporundaki anılan değerlendirme de yerinde görülmemiştir. Davacı ... A.Ş.'nin almış olduğu kitap basma ihalesindeki edimlerini başka matbaalara iş yaptırmak suretiyle de olsa yerine getirdiği sabittir. Davacının bu kalem iş nedeniyle uğradığı kazanç kaybı, su basması nedeniyle anılan işten elde edeceği kârı aynen elde etmek için yaptığı ek giderlerine tekabül edecektir. Başka bir anlatımla, davacının su basması olmasaydı zaten elde edeceği kârın kazanç kaybı olarak değerlendirilmesi yerinde görülmemiştir. Ayrıca, bilirkişinin davacı şirketin ilgili yıllara ait gelir tablosu değerlendirmeleri de denetime elverişli değildir. Bu durum karşısında, davalı vekilinin rapora yönelik esaslı itirazları, hukukçu bilirkişi raporunun ayrık görüşü de dikkate alınarak, davacı ... A.Ş.'nin işyerinin eski hale gelmesi için gerekli makul süre tespit edilip, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde kazanç kaybının belirlenmesi yönünde denetime uygun şekilde ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. 6- Öte yandan, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davacı ...Mat. Yay. A.Ş.'nin de kazanç kaybına hükmedilmiştir. Ancak, temel alınan bilirkişi raporunda anılan davacının işyerinin ne kadar sürede eski hale geleceği, kazanç kaybının nasıl hesaplandığı denetime uygun şekilde açıklanmamış, genel ifadelerle yetinilmiştir. O halde, davalı vekilinin bu davacı yönünden bilirkişi raporuna yaptığı itiraz da dikkate alınarak, kazanç kaybı zararının denetime uygun şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması da doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), (4), (5) ve (6) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin herbir yandan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.