11. Hukuk Dairesi 2011/13300 E. , 2012/19914 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/05/2011 tarih ve 2008/915-2011/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanaklar…
**11. Hukuk Dairesi 2011/13300 E. , 2012/19914 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/05/2011 tarih ve 2008/915-2011/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalı ...’in müvekkil şirkette dış ticaretten sorumlu müdür, davalı ...’nın ise müdür yardımcısı olarak görev yaptıklarını, şirketten istifa ederek benzer faaliyette bulunan davalı şirketi kurduklarını, davalıların öncesinde müvekkil şirkete ait müşteri, tedarikçi, fiyat bilgilerini bilgisayardan kopyaladıklarını, kendi müşterilerine düşük fiyat teklif ettiklerini, haklarında Savcılığa şikayette bulunduklarını, www. Atmosfoil.com internet sitesinin müvekkil şirketin sitesi ile içerik itibariyle aynı olduğunu, davacı şirketle haksız rekabet edecek şekilde kendi firmalarını kurduklarını, olay nedeniyle ticari itibarlarının zedelendiğini, müşteri ve kar kaybına uğradıklarını ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, davalı şirketin ticaret sicilinden terkinini, internet sitesinin kaldırılmasını, 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacı şirketin taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkillerinin işten ayrıldıklarını, haksız rekabete konu davranışta bulunmadıklarını, davacı şirket müşterilerinden az bir kısmı ile iş yaptıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların davacı şirkete ait bilgileri bilgisayardan kopyaladıkları, ticari sır niteliğindeki müşteri ve fiyat bilgilerinden faydalanarak menfaat temin ettikleri, davalı şirketin aynı iş kolunda faaliyet göstermesini engelleyen yasal düzenleme bulunmadığı, davalı şirketin internet sitesinde içerik benzeşmesi dışında teknik veya görsel benzerlik olmadığı, olay nedeniyle davacının kardan mahrum kaldığı, manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, 3.000 TL manevi ve 6.427,80 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki 2 ve 3 numaralı bendin, davalılar vekilinin aşağıdaki 4 numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Ancak, davacı taraf dava dilekçesinde faiz talep etmeyip, ıslah dilekçesiyle avans faizi istediği ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK’nun 3. maddesi uyarınca taraflar arasındaki ilişki ticari olduğu halde, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır. 3- Öte yandan, davacı taraf her biri ayrı bir davaya konu olacak haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat istemlerini tek bir dava içinde talep etmiş olduğu ve bu istemlerini kabulüne karar verildiği ve objektif dava birleştirmesinin sözkonusu olduğu nazara alınmadan her bir istem için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmemesi de bozmayı gerektirmiştir. 4- Ayrıca, haksız rekabete uğrayan davacı şirket olup, şirket ortakları olan diğer davacıların aktif dava ehliyeti olmadığı ve bu durum yargılamanın her aşamada dikkate alınacağı halde, anılan husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacılar yararına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.