1. Ceza Dairesi 2022/15523 E. , 2023/8366 K. T U T U K L U D U R U Ş M A İ S T E M L İ T A H L İ Y E İ S T E M L İ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanıklar müdafiileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red- Bozma - Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında nitelik…
**1. Ceza Dairesi 2022/15523 E. , 2023/8366 K.** **"İçtihat Metni"** T U T U K L U D U R U Ş M A İ S T E M L İ T A H L İ Y E İ S T E M L İ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanıklar müdafiileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red- Bozma - Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, sanık ...'in nitelikli yağma suçu yönünden verilen cezanın miktar itibariyle aynı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği kesinlik sınırı içinde ise de; katılan vekilinin sanığın eyleminin yardım etme düzeyini aşarak azmettirme boyutunda olduğuna yönelik aleyhe temyiz isteminde bulunması nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarih ve 2009/2-43 Esas - 2009/56 sayılı kararı uyarınca hükmün temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2020/212 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararı ile, a. Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) betleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) betleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c. Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d. Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) betleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, e. Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, f. Sanık ... hakkında nitelikli yağmaya yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, g. Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, h. Sanık ... hakkında nitelikli yağmaya yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/2620 Esas, 2022/2804 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi, yağma suçundan verilen cezaların yetersiz olduğuna, sanık ... hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi, sanıkların eylemi canavarca hisle işlediklerinden bahisle suç vasfına, sanık ...'in azmettiren olarak yağma ve öldürme suçuna iştirak ettiğinden bahisle iştirakin derecesine, cezaların yetersiz olduğuna, takdirî indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, Sanıklar Mehmet ve Nadir Müdafilerinin Temyiz İstemleri, eksik araştırmaya, sanıkların atılı suçu işlemediklerinden bahisle sübuta, Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi, eksik araştırmaya, sanığın atılı suçu işlemediğinden bahisle sübuta, tasarlamanın şartlarının oluşmadığına, Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi, eksik araştırmaya, sanığın atılı suçu işlemediğinden bahisle sübuta, tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tasarlamanın şartlarının oluşmadığına, cezanın fazla olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ... ile maktul arasında senet kaynaklı bir husumetin bulunduğu, sanıklar ... ve Mehmet maktulün tefeci olduğunu ve senedin tefecilik kaynaklı olduğunu belirtse de dosya kapsamında bunun ispatlanamadığı, sanık ...'in borcunu ödememek için maktulü öldürmeyi düşündüğü, bu düşüncesini de diğer sanıklar ... ve Mehmet ile paylaştığı, sanık ...'in olayı nasıl gerçekleştireceği konusunda sanık ...'e yol gösterdiği, olaydan sonra delilleri yok etmeye yönelik vaatlerde bulunduğu, sanık ...'un ise onun yanında hareket edeceğini belirterek destek olduğu ve sanık ...'den silah teminini sağladığı, akabinde sanıklar ... ve ...'in maktul ile birlikte yola çıktıkları, tenha bir yer buldukları sırada ise eylemi gerçekleştirmek üzere harekete geçtikleri, her ne kadar maktule kimin ateş ettiği net olarak ispatlanamasa da, olay anında sanıkların ve maktulün oturuş pozisyonu, olayda kullanılan silahın cinsi ve maktulün kafasının sol tarafından yara aldığı hususları değerlendirildiğinde sanık ...'un ateş etmiş olabileceğinin düşünüldüğü, kaldı ki sanıklar ... ve ...'in olayın en başından itibaren birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde olduğu düşünüldüğünde bu hususun tespitinin suçun sübutu açısından etkisinin bulunmadığı, sanıkların olayı sanık ...'in tarif ettiği şekilde gerçekleştirdiği ve akabinde olaydan sonra da sanık ... ile irtibat halinde kalarak aracı bıraktıkları ve Mehmet'in diğer sanıklar Fatih ve Bülent ile irtibata geçerek aracı yok etmeye çalıştıkları anlaşılan olayda, sanık ...'in maktulün olaydan 2-3 gün önce kamyon almaya gidelim şeklindeki teklifini kabul etmediği, kendi beyanları ile önce maktulü oyaladığını, bu süreçte maktulü nasıl öldüreceğine ilişkin plan yaptığını açıkça ikrar ettiği, akabinde suçta kullanılan silahı günler öncesinden temin ettiği, olayı nasıl gerçekleştireceğini, olaydan sonra ne yapacağı hususlarını tam olarak belirledikten sonra maktule kamyon almaya gidelim diyerek, sanık ... ile birlikte yola çıktıkları ve yolda fırsat kollayarak tenha bir yerde eylemini gerçekleştirdikten sonra istediği sonuca ulaşabilmek amacıyla maktuldeki senedini aldığı ve maktulü öldürdüğü daha önceden belirlediği şekilde uçurumdan attığının anlaşılması karşısında, sanık ...'in öldürme fikrini olaydan en az bir hafta önce aldığı, suç kararıyla eylem arasında geçen zaman arasında ruhi sukunete ulaştığı ve sanık ...'in eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiği, sanık ... ile maktul arasında önceye dayalı bir husumet bulunmadığı gibi olayın hemen öncesinde de maktulden kaynaklı haksız bir saldırı bulunmadığının kabul edildiği değerlendirildiğinde; sanık ...'in maktulde bulunan ve kendisinin borçlusu olduğu senedi almayı istediği ve aralarındaki asıl sorunun da bundan kaynaklandığı düşünüldüğünde, sanığın öldürme eyleminden sonra oluşan yeni bir kasıtla değil, tam aksine olay günü maktulde bulunan senedi gasp etmek yönünde zihninde oluşturduğu düşünceyi fiiliyata geçirmek suretiyle aldığı ve bu kasıtla da eylemini gerçekleştirdiğinin sanık ...'in ikrarı, diğer sanıkların ve tanık Sinem'in beyanları ile sabit olduğu belirlenmiştir. Sanık ...'un beyanlarının kendi içerisinde çelişki içerdiği ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek itibar edilmediği, olayda kullanılan silahın sanık ... ile önceye dayalı bir tanışıklığı olmayan sanık ...'un kuzeni olan sanık ...'den temin edildiği, sanık ...'in beyanlarında olayı tüm samimiyeti ile anlattığı ve maktulün vurulma açısı göz önünde bulundurulduğunda ateş edenin sanık ... olduğunun değerlendirildiği, sanık ...'un suçun planlanması aşamasından başlayarak neticenin gerçekleşmesine kadar sanık ... ile birlikte hareket ettiği ve olayın aşamaları içerisinde gerektiğinde biri diğerinin yerine geçebilecek ve eylemi gerçekleştirebilecek şekilde rol üstlendiği anlaşıldığından sanık ... ile fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğu ve bu nedenle meydana gelen kasten öldürme ve nitelikli yağma suçlarından müşterek fail olarak sorumlu olduğu kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir. Sanık ..., meydana gelen olayla bir ilgisinin bulunmadığını, sanıklar ... ve ...'u bu yönde bir telkinde bulunmadığını belirtmiş ise de, sanık ...'in olayın en başından itibaren olaya dahil olduğu, olay günü sanık ... ile telefon ile görüştüğü, akabinde sanıklar ... ve ... ile buluştuğu, sanığın bu hususları hayatın olağan akışına uygun şekilde açıklayamadığı, sanık ...'in ayrıntılı beyanları ile sanık ...'in ona suçu nasıl işleyeceği konusunda fikir verdiği, suçtan sonra yardım edeceğini belirttiği ve olayı nasıl gerçekleştireceğini ayrıntılı olarak anlattığının anlaşıldığı, yine sanık ...'un da beyanlarında olay sonrası Mehmet ve ...'in sık sık telefonla görüştüklerini ve Mehmet'in tarifi üzerine aracı bıraktıklarını belirttiği, yine olay sonrası sanık ...'in aracı bulunduğu yerden aldırmak için sanıklar Emrah ve Bülent ile iletişime geçtiği anlaşılmakla, sanık ...'in beyanlarından suç işleme kararını kendisinin aldığı, sanık ...'in ise suç işleme kararı verildikten sonraki aşamada sanıklar ... ve ...'un suç işleme kararını kuvvetlendirdiği, suçun nasıl işleneceği konusunda yol gösterdiği ve fiilin işlenmesinden sonra yardım vaadinde bulunduğu anlaşıldığından, sanık ...' in yardım eden sıfatı ile nitelikli kasten öldürme ve nitelikli yağma suçlarına iştirak ettiği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir. Sanık ..., olayda kullanılan silahın kendisine ait olmadığını, sanık ...'un haberi olmadan bu silahı almış olduğunu belirtmiş ise de, sanıklar ... ve ...'un silahın sanık ...'den 500 TL karşılığında alındığını net olarak belirttikleri, sanık ...'in beyanlarında sanık ...'in olaydan haberinin olduğunu, günler önce ...'a olayı nasıl gerçekleştireceğini anlatırken sanığın da yanlarına geldiğini ve ...'un durumu Nadir'e açıkladığını belirtmesi karşısında, sanığın suçta kullanılan silahı öldürme eyleminde kullanılacağına dair bilgisi dahilinde sanıklara temin ettiği sabit görülerek, sanığın yardım eden sıfatı ile olaya katıldığı kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir. 2. Sanık savunmaları, tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, kollukça tutulan tutanaklar, ... Morg İhtisas Dairesince tanzim olunan 11.08.2020 tarihli otopsi raporu, sanıkların adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanıklar ..., ..., Mehmet ve Nadir Hakkında Nitelikli Kasten Öldürme, Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1. Cumhuriyet savcısının, katılanlar vekilinin , sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede, A. Oluşa ve Mahkemenin dosya kapsamına uygun kabulüne göre nitelikli yağma suçunda belirlenen cezada ve sanık ... yönünden haksız tahrik hükmünün uygulanmamasında isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir. B. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik araştırmanın bulunmadığı, suçun kanunî tanımındaki fiili gerçekleştiren sanıklar ... ve ...'un fail, sanıklar Mehmet ve Nadir'in ise yardım eden olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, sanık ... ile maktul arasındaki husumetin nedeni senede dayalı alacak-verecek meselesi ise de, maktulün tefecilik yaptığına ve bu kapsamda sanıktan aldığı senetleri bulundurduğuna veya boş aldığı senedi sanığın rızası hilafına doldurduğuna dair bir tespit yanında bu hususta adli makamlara yapılmış bir ihbar veya şikayetin de bulunmadığı, sanıkların maktulde olan senedi alarak borcu ödememek maksadıyla yaptıkları plan ve kurgu dahilinde buluştukları maktulü öldürmek suretiyle yüklenen tasarlayarak ve bir suçu işlemek amacıyla kasten öldürme ile silahla, birden çok kişiyle gece vakti yağma suçlarını işledikleri, bu bağlamda fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak fail sıfatıyla atılı suçları işleyen ... ve ... ile suç işleme kararını kuvvetlendiren, yol gösteren ve fiilin işlenmesinden sonra yardım taahhüdünde bulunan Mehmet ile planlanan öldürme ve yağma eylemlerinde kullanılacağını bilerek suçta kullanılan silahı temin eden Nadir'in yardım eden sıfatıyla suçlara iştirak ettikleri, buna göre sanıkların eylemlerinin vasıflandırmasının ve eylemlere uyan cezai yaptırımların yasal bağlamda belirlenmesinin isabetli olduğu, maktulden sanıklara yönelen haksız bir davranış veya söz bulunmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ..., Mehmet ve Nadir Hakkında Kasten Öldürme, Sanıklar ..., ... ve Mehmet Hakkında Nitelikli Yağma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/2620 Esas, 2022/2804 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan netice ceza miktarı ile sanıklar ... ve ...'un tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanıklar müdafilerinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) (Karşı Oy) (Karşı Oy) K A R Ş I O Y Sanık ... hakkında diğer sanıklar ile birlikte tasarlayarak, bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak ve yakalanmamak için kasten insan öldürmek suçundan iştirak nedeniyle yardım eden sıfatıyla cezalandırılmasına dair karar oy çokluğu ile onanmış ise de onama kararına katılmıyorum. Şöyleki; Sanıklar ... ve ...'ın öldürme olayına karar verdikten sonra silah aramaya başladıkları, temin edememeleri üzerine sanık ...'un kuzeni olan Nadir'de daha önceden olduğunu bildiği namlusu kuşatılmış av tüfeğini aldıkları olayda; Sanık ... 05.06.2020 tarihli beyanında; sanık ... benden daha önce görüştüğümüzde bir kaç defa emanet (silah) istedi. Ben kendisine silah bulamayacağımı söyledim, tarihi hatırlayamadığım bir gün ben kuzenim Nadir ile birlikte araba ile gezdiğimizde ... beni arayarak yanımıza geldi. Araba ile yan yana gelerek konuştuğumuzda ... benden tekrar silah istedi konuşmamızı duyan kuzenim bana ...'in neden bahsettiğini sordu bende bıçaktan falan bahsediyor dediğimde bana inanmayıp ...'i arabaya çağırarak ne emaneti istediğini sordu. ...'de para işi yapıyorum bana silah lazım dedi. Kuzenim de bende bir tane kısa ... var satarım sana dedi. Beğenirsen parasını ayarlarız dedi. Ben araya girerek "ben sizin işinize karışmam, ... isterse kuzenin evine kadar götürürüm, siz aranızda anlaşırsınız" dedim. Daha sonra ...'i Nadir'in Kalınörendeki evine götürdüm. Kuzenimi çağırdım kuzenim ... tüfeği alarak geldi, arabanın içerisinde tüfeği ...'e gösterdi, aralarında 500 TL'ye pazarlık ettiler anlaştılar şeklinde beyanda bulunmuştur. Sanık ... 05.06.2020 tarihli beyanında ... aradığı gibi silah bulamayınca "son çare kuzenimdeki ... silahı alacağım" dedi. ... telefonla kuzenimi aradı ve nerede olduğunu sordu. Daha sonra kuzeninin olduğu yere gittik ...'un kuzeni silahın yerini tarif etti, ... silahı almaya gitti ancak bulamayınca kuzenini telefon ile aradı. Bunun üzerine kuzeni de silahı almaya gitti. Bir süre sonra ... ve kuzeni silahı alıp geldiler. ... elinde silahla araca bindi ve silahı koltuğunun altına koydu. ...'un kuzeni Nadir bana "bu silah normalde ... namlulu bir silah ama namlusu kesilmiş bu silah çok teper eğer kullanacaksanız önce bir deneyin" dedi şeklinde beyanda bulunmuştur. Sanık ... hakkında diğer sanıklar ... ve ...'ın yukarıdaki beyanları dışında bu suçlara katıldığına dair delil bulunmamaktadır. Sanık beyanlarında da Nadir'in olayları bildiği adam öldürmek için silah temin ettiği yönünde tanık beyanı ve maddi delil yoktur. Silah temin eden ve Türk Ceza Kanunu'nun 39 uncu maddesi kapsamında cezalandırılmasına karar verilen sanık silahı 500 TL ye satmaz ayrıca "bu silah çok geri teper eğer kullanacaksanız önce bir deneyin" şeklinde söylemez. Silahı satmış olsa bile tüm silah satanların işlenen suçlardan sorumlu tutulması gerekir ki hukuka ve adalete uygun olmayan sonuçlar ortaya çıkar. ...'ın tasarlayarak, bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak ve yakalanmamak için kasten insan öldürmek suçuna yardım eden olarak iştirak ettiğine dair mahkûmiyetine yetecek şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden kararın bozulması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum. K A R Ş I O Y Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, sanıklardan ...'ın maktule borçlu olduğu ve bu borç karşılığında senet verdiği, sanığın senedi almak için maktulü öldürmeye karar verdiği, arkadaşları olan ... Baz ve ...'ye bu düşüncesini açıkladığı onlarında sanığa yardım etmeyi kabul ettikleri sanık ...'un kuzeni olan Nadir'den temin ettikleri silahla maktulü öldürdükleri olayda sayın çoğunluk sanık ... hakkında haksız tahrik uygulanmamasına dair uygulamanın isabetli olduğuna ve kararın onanmasına hükmetmiş ise de bu görüşe katılmıyorum. Şöyle ki, sanık ...'in istikrarlı savunmalarından, sanığın babasının anlatımlarından, maktulün annesinin beyanlarından anlaşılacağı üzere maktulün küçük çapta da olsa tefecilik yaptığı ve daha önce de sanığa yüksek faizle borç verdiği ve olaydan önce de sanığa faizle para verdiği ve 400 bin TL'lik senet aldığı, senet karşılığında sanıktan kendisine bir kamyon alması konusunda sanığı sıkıştırmaya başladığı, sanığın hem bu haksız alacak hem babasının duyup kendisine kızması ihtimali hem de senet bedelinin sanığın ödeme gücünü aşması nedeniyle maktulü öldürüp senedi almaya karar verdiğinin anlaşıldığı, tefeciliğin suç olduğu ve sanık ...'in de bu suçun mağduru olduğu, tefecilik nedeniyle işlenen kasten öldürme suçlarında Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre asgari oranda haksız tahrik uygulanmasının gerektiği, maktulün, sanığa karşı suç işleyerek sanığın zor durumundan faydalanmak suretiyle sanığı aşırı şekilde borçlandırmak suretiyle haksız kazanç elde etmesinin TCK'nin 29 uncu maddesi anlamında haksız tahrik oluşturduğunu ve sanık ... hakkında bu madde gereğince asgari oranda indirim yapılmasının gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun kararına muhalefet ediyorum. K A R Ş I O Y Yapılan yargılamaya ve incelenen dosya kapsamına göre, suçta kullanılan silahı sanıklar ... ve ...'a 500 TL. karşılığında temin ettiği sabit olan sanık ...'ın, suçu fail sıfatıyla birlikte işleyen sanıklar ... ve ...'un maktul ...'ye yönelik olarak gerçekleştirdikleri tasarlayarak ve yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak ve yakalanmamak amacıyla kasten öldürme eylemine şerik olarak katıldığına dair kesin ve inandırıcı bir kanıt bulunmadığı, bu bağlamda sanığın suçta kullanılan silahın somut olarak hangi suçun işlenmesinde kullanılacağını ve kimin öldürüleceğini bildiğine ve silahı bu amaçla diğer sanıklara verdiğine dair şüpheden uzak kesin bir yargıya varılamadığı, bu itibarla sanığın nitelikli öldürme suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğini kabule yeterli kanıt bulunmadığından atılı suçu işlediğinin sabit olmaması gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmesi düşüncesiyle sayın çoğunluğun mahkûmiyet yönündeki görüş ve uygulamasına katılmıyorum.