12. Hukuk Dairesi 2022/11600 E. , 2023/3942 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/679 E., 2022/1069 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yahyalı İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/25 E., 2019/24 K. Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi…
**12. Hukuk Dairesi 2022/11600 E. , 2023/3942 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/679 E., 2022/1069 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yahyalı İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/25 E., 2019/24 K. Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Alacaklı dava dilekçesinde; davalı borçlular hakkında avukatlık sözleşmesine dayalı, haksız azilden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlattığı genel haciz yoluyla ilamsız takipte, takibe konu sözleşmede davalı borçlu ...’ın iş sahibi, davalı borçlu ...’ın müşterek müteselsil kefil olarak yer aldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçluların borçlarının bulunmadığını, alacağın zaman aşımına uğradığını ileri sürerek borca ve ferilerine itirazda bulunduğunu, davalı borçlular tarafından takibe konu sözleşmeye ve imzalara itiraz edilmediğinden dayanak sözleşmenin İİK’nın 68. maddesinde sayılan belgelerden olduğunu, davalı borçlular tarafından borcun ödendiğinin ispatlanamadığını, borçluların vekili olarak takibe konu avukatlık sözleşmesine uygun şekilde hareket ettiğini ve vekalet görevini yerine getirmesine rağmen haksız olarak azledildiğini ileri sürerek itirazın kaldırılması ile borçlular aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı borçlu ... cevap dilekçesinde; takibe konu sözleşmenin taraf olmadığını, davacı alacaklıya vekalet vermediğini ve borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı borçlu ... cevap dilekçesinde; davacı alacaklının vekalet ilişkisine aykırı hareket ettiğini, borcunun bulunmadığını, takip dayanağı sözleşmenin hukuka ve ahlaka aykırı olduğunu, sözleşmenin İİK'nın 68/1. maddesi kapsamında bir belge niteliğinde olmadığını, sözleşmenin geçerli olup olmadığının icra mahkemesinin değerlendiremeyeceğini, bu hususların yargılamayı gerektirdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK'nın 68/1. maddesi gereğince, talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklının icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebileceği, ancak borçlu, borç doğuran ilişkiyi kabul etmişse, alacaklının artık İİK'nın 68/1.maddesinde belirtilen belgelere dayanmasına gerek olmadığı, somut olayda; davacı alacaklının borçlulara ait mücerret (kayıtsız şartsız) borç ikrarını içeren bir belgeyi dosyaya ibraz edemediği, taraflar arasında imzalanan ve icra takibine dayanak yapılan 08.08.2012 tarihli "Avukatlık Sözleşmesi"nin, karşılıklı edimlerin yerine getirilmesi şartına bağlanmış bir sözleşme olduğu, bu haliyle sözleşmenin İİK'nın 68/1. maddesinde yer alan ve alacaklıya genel haciz yolu ile takip yapma imkanı tanıyan kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren bir belge niteliğinde olmadığı, davalı borçlular tarafından borca ve ferilerine itiraz edilerek borcun kabulünün söz konusu olmadığı, sözleşme şartlarının yerine getirilip getirilmediği ve dolayısıyla avukatlık ücret sözleşmesinden kaynaklanan alacağın varlığı ile tahsil edilip edilmeyeceğinin genel mahkemelerde yapılacak yargılama sonucunda belli olacağı, İİK’nın 68. maddesinde; itirazın kaldırılması talebinin reddi halinde alacaklının, diğer tarafın talebi üzerine alacağın yüzde 20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği düzenlenmiş ise de davalı borçluların süresinde cevap dilekçesi sunmadıkları gibi, icra inkar tazminatına yönelik bir taleplerinin de bulunmadığı gerekçesi ile itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı alacaklı istinaf dilekçesinde; takibe dayanak sözleşmede davalı borçlu ...’ın iş sahibi, davalı borçlu ...’ın müşterek müteselsil kefil olarak yer aldığını, davalı borçlular tarafından takibe konu sözleşmeye ve imzalara itiraz edilmediğinden dayanak sözleşmenin İİK’nın 68. maddesinde sayılan belgelerden olduğunu, davalı borçlular tarafından borcun ödendiğinin ispatlanamadığını, borçluların vekili olarak takibe konu avukatlık sözleşmesine uygun şekilde hareket ettiğini ve vekalet görevini yerine getirmesine rağmen haksız olarak azledildiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlular aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin her iki borçluya da 18/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 13.09.2018 tarihinde borca ve ferileri ile zaman aşımına itirazda bulundukları, takip dayanağı 08.08.2012 tarihli "Avukatlık Sözleşmesi"nde davalı borçlulardan ...'ın iş sahibi olarak, ...'ın müşterek müteselsil kefil olarak, takip alacaklısının avukat olarak isim ve imzalarının bulunduğu, sözleşmenin birinci maddesinde iş sahibi (davalı borçlu) ...'ın 09.05.2011 tarihli sözleşme ile anlaştığı Hasçelik Halat AŞ ve Genel Müdürü ...arasında yapılan sözleşmeye istinaden alınan biri 750.000 TL, diğeri 7.250.000 TL’lik olmak üzere iki adet bononun icra yolu ile takip ve tahsili, takipler ile bu takiplere ilişkin şikayet ve dava işlerinin takibinin (davacı alacaklı) Av. ... tarafından yapılacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin üçüncü maddesinde bu iş karşılığı avukatlık ücreti olarak karşı taraftan tahsil edilecek anaparanın % 15'inin (davacı alacaklı) Av. ...'ın alacağının, asıl alacağa işlemiş ve işleyecek faizlerin % 50'sinin (davacı alacaklı) Av. ...'a ait olacağının, icra takipleri nedeniyle takibin iptali ve Asliye Hukuk Mahkemesine menfi tespit davası açılması halinde karşı taraf borçlu aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesi halinde icra inkar tazminatlarının % 50'sinin de (davacı alacaklı) Av. ...'a ait olacağının, (davalı borçlu) ...'ın bu ücretleri (davacı alacaklı) Av. ...'a ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğinin, bununla birlikte avukatlık ücretinin 2.000.000 TL'den az olamayacağının kararlaştırıldığı, davalı borçluların itiraz dilekçelerinde sözleşmedeki imzalarına itiraz etmediklerinin görüldüğü, takip dayanağı "Avukatlık Sözleşmesi"nin karşılıklı borç yükleyen ve kayıtsız şartsız borç ikrarı içermeyen bir sözleşme olduğu, bu nedenle İİK’nın 68. maddesi anlamında bir belge olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalı borçluların davacı alacaklının edimini yerine getirmediğini ileri sürdüğü, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, bu belgeye dayalı olarak itirazın kaldırılmasının talep edilemeyeceği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı alacaklı temyiz dilekçesinde; takibe dayanak sözleşmede davalı borçlu ...’ın iş sahibi, davalı borçlu ...’ın müşterek müteselsil kefil olarak yer aldığını, davalı borçlular tarafından takibe konu sözleşmeye ve imzalara itiraz edilmediğinden dayanak sözleşmenin İİK’nın 68. maddesinde sayılan belgelerden olduğunu, davalı borçlular tarafından borcun ödendiğinin ispatlanamadığını, borçluların vekili olarak takibe konu avukatlık sözleşmesine uygun şekilde hareket ettiğini ve vekalet görevini yerine getirmesine rağmen haksız olarak azledildiğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde itirazın kesin kaldırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 68. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun'un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.