2. Hukuk Dairesi 2007/6494 E. , 2008/599 K. "" MAHKEMESİ :Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ :21.11.2006 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün \* temiyz eden davalı vekili Av.M. D..ve karşı taraf vekili Av. N. M.. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması …
**2. Hukuk Dairesi 2007/6494 E. , 2008/599 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ :21.11.2006 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün \* temiyz eden davalı vekili Av.M. D..ve karşı taraf vekili Av. N. M.. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle \*yerel mahkemenin, saklı payı zedeleme kastının varlığıyla ilgili değerlendirmesi 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerine uygun bulunmasına göre davalının, aşağıdaki bendin dışındaki, saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacının bulunmadığına ilişkin temyiz itirazları yersizdir. 2-Toplanan delillerden; mirasbırakanın, davalıya taşınmaz temlik etmediği, davalının 1980, 1986, 1989, 1995, 1996 ve 1998 tarihlerinde üçüncü kişilerden satın aldığı taşınmazların bedelini ödediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalıya yapılan teberru, satın alınan taşınmazlar değil, bunlar için ödenen satış bedelidir ve bu bedelin tenkise tabi tutulması gerekmektedir. O halde, mahkemece yapılacak iş; mirasbırakanın, taşınmazlar alınırken verdiği bedelin (paranın), mirasın açıldığı tarihte ulaştığı değerinin; paranın satın alma gücündeki değişimlerin usulünce belirli kriterler dikkate alınmak suretiyle hesaplanması, gerektiğinde bu hususta uzman bilirkişi veya bilirkişiler kurulundan, taraf, yargıç ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması, belirlenen değerin tenkisine hükmedilmesi ve bu yapılırken de doğabilecek usulü kazanılmış hakların nazara alınmasından ibarettir. (HGK’nun 30.11.2005 tarihli ve 2005/2-81 esas, 2005/672 karar sayılı kararı) Bu husus gözetilmeden hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3-Kabule göre de; Türk Kanunu Medenisinin 506’ncı maddesinde yer alan tercih hakkı, kıymetine noksan gelmeksizin taksimi kabil olmayan bir mal temlik edilip de, bu malın tenkise tabi tutulması halinde söz konusu olur. Mirasbırakanın, davalının üçüncü kişilerden satın aldığı taşınmazların bedelini ödediği kabul edilmiş olmasına göre, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yapılan bağışın para olduğu gözetilmeden davalıya tercih hakkı kullandırılması ve faize de o tarihten itibaren hükmedilmesi isabetsizdir.