11. Hukuk Dairesi 2022/4780 E. , 2023/4298 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/146 Esas, 2022/370 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki itirazın iptali-alacak davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve karşı davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz…
**11. Hukuk Dairesi 2022/4780 E. , 2023/4298 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/146 Esas, 2022/370 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki itirazın iptali-alacak davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve karşı davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinin davalıya satışı ve devri konusunda 12.05.2008 tarihinde taraflar arasında noterde sözleşme düzenlediğini, davalının bir süre sonra ödemelerini aksatmaya başladığı gibi bu yeri teslim almaktan da imtina ettiğini, bu yüzden 2008 yılı Mayıs ve Haziran aylarında anılan merkezin giderlerinin davacı tarafından ödendiğini, ancak Milli Eğitim Müdürlüğü'nce yapılan ödemelerin ise davalı tarafından tahsil edildiğini, davacının yaptığı giderlerin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, davacının kime, neden ve ne kadar ödeme yaptığını açıklaması gerektiğini, davalının sözleşme koşullarına aynen riayet ettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı vekili, karşı davasında taraflar arasındaki sözleşme uyarınca söz konusu merkezin 12.05.2008 tarihinden önceki tüm borçlarından davacının sorumlu olduğunu, bu bağlamda 12.05.2008 öncesine ait davacı adına davalı tarafından değişik tarihlerde toplam 17.200 TL ödeme yapıldığını belirterek her bir ödemenin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle davacıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, karşı davasını yargılama sırasında ıslah ederek toplam 29.741.38 TL'nin tahsilini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 19.07.2018 tarih, 2015/643 E. ve 2018/567 K. sayılı kararıyla asıl dava bakımından; davacı tarafından dosyaya sunulan ve özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde yapılabilecek olağan harcamalar olduğu (zorunlu harcamalar olarak) kabul edilen 14 adet fatura miktarı olan 3.145,88 TL’nin tahsilini talep etmekte haklı olduğu ve alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminat talebinin reddi gerektiği,karşı dava yönünden; İl Milli Eğitim Müdürlüğünden gelen inceleme raporları ve belgeler doğrultusunda davacı tarafından hakedişlerinden ödediği borcun karşı davalının devretme tarihinden önceki kurum borcu olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karşı davanın kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 20.01.2021 tarih, 2020/4864 E. ve 2021/221 K. sayılı kararıyla dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazları ile davacı - karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, asıl davada Mahkemece 30.03.2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiş ise de davacı vekili 15.05.2018 tarihli dilekçesi ile rapora itirazda bulunmuş olup bu itirazlar nedeniyle ek rapor alınmadığı gibi gerekçeli kararda da davacı vekilinin rapora karşı itirazları irdelenip neden itibar edilmediği belirtilmediği, Mahkemece hükme esas alınan 30.03.2018 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, davacının ibraz ettiği masraf belgelerinin 12.05.2008 tarihi öncesine ait olanlarının bilirkişice hesaplamaya dahil edilmemiş olması devir tarihi nazara alındığında doğru görüldüğü, ancak, 12.05.2008’den sonraki tarihi taşıyan, özellikle servis ücretlerine ilişkin ödemeler konusunda davacı rapora karşı itirazda bulunmuş olup, gerek 12.05.2008'den önce, gerekse işletmenin davalıya fiilen tesliminden sonra çalışanlar ve öğrenciler için servis ücreti ödenip ödenmediği nazara alınarak işletme defterleri üzerinde yapılacak inceleme ile ödemeler mevcut olduğu taktirde 12.05.2008-30.06.2008 tarihleri arası içinde servis kullanılmış olduğu kabulünden hareketle ne miktar servis ücreti ödenmiş olabileceği konusunda bir muhasebe ve bir de yolcu taşıma işinde uzman bilirkişiden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, karşı dava yönünden ise bozma ilamında belirtildiği üzere Mahkemece dosya içerisinde mevcut ödeme emri belgeleri nazara alınarak davacı alacağının hesaplanmasında karşı dava tarihi olan 09.01.2009 tarihine kadar olan yapılan ödemelerin nazara alınması gerektiği, Mahkemece 19.01.2009 tarihli ödeme belgesi ise 19.01.2008 tarihli olarak kabul edilerek hüküm kurulduğu, bu durumda, karşı dava tarihinden sonraki tarihli olan 19.01.2009 tarihli 3.980,00 TL'lik ödemenin hesaplamaya dahil edilerek hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dosya bilirkişiye tevdi edilerek davalının defterleri üzerinde inceleme yapılarak 12.05.2008'den önce gerekse işletme davalının fiilen tesliminden sonra çalışanlar ve öğrenciler için servis ücreti ödenip ödenmediği, ödenmiş ise 12.05.2008-30.06.2008 tarihleri arasında ne miktarda servis ücreti ödenmiş olabileceği hususunda rapor düzenlenmesi istenildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 12.01.2022 tarihli raporda 12.05.2008-30.06.2008 tarihleri arasında 11.760,00 TL servis ücreti ödenmiş olabileceği yönünde görüş bildirildiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan bilirkişi raporuna itibar edilerek davalı-karşı davacının Uşak 3. İcra Müdürlüğü 2008/2487 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin takip tarihi itibari ile 3.145,88 TL asıl alacak, 102,24 TL işlemiş faiz, 11.700,00 TL asıl alacak, 375,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.323,16 TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, dava konusu alacağın yargılamayı gerektirdiği likit olmadığı gerekçesiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, karşı dava yönünden Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere 19.01.2009 tarihli 3.980,00 TL'lik ödeme karşı dava tarihi olan 09.01.2008 tarihinden sonra olduğu gerekçesiyle bu miktar yönünden davanın reddi ile toplam 25.760,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının hüküm kısmının karşı dava yönünden verilen B fıkrasındaki (4) ve (5) numaralı bentlerinde belirtilen vekalet ücretine ilişkin kararların haksız ve hukuka aykırı olduğunu, her iki hükümde de davacı-karşı davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, davacı-karşı davalının açmış olduğu alacak davasının reddi gerektiği, müvekkilinin davalı-karşı davacıya böyle bir borcunun bulunmadığını, asıl dava yönünden ise sadece ulaşım giderlerinin değil okulun idaresi ve idamesi için müvekkili tarafından yapılan ve davaya konu edilen alacakların davalı-karşı davacıdan tahsili gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; servis ücreti veya öğrenci taşıma ücreti adı altında yapılan ödeme tarihlerinin birbirine çok yakın olduğunu, ayrıca aynı kişi tarafından farklı tarihlerde kesilen faturaların belge numaralarının birbirini takip ettiğini, süre de dikkate alındığında bu ödemelerin afaki yüksek olduğunu ve birbirini takip eden aylarda ödendiği görülen ücretlerle örtüşmediğini, düzenli olarak alınan hizmetin belirli dönemlerde aynı ücretler olması gerektiğini, ayrıca yapılan ödemelerin doğrudan ödeme tarihlerinin esas alınmasının hatalı olduğunu, yapılan ödemelerin hangi dönemin borcu için ödendiğinin açıklanması gerektiğini, bu ödemelerin önceden alınan hizmetlerin karşılığı olmasının da mümkün olduğunu, davacı tarafça almış olduğu servis hizmetine ilişkin herhangi bir sözleşme de ibraz edilmediğini, bu sebeple bu muğlak durumlar karşısında bu kayıtların gerçeği yansıttığının ve hesaplamaya esas alınmasının kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda ayrıca 12.05.2008-30.06.2008 tarihleri arasında günlük ortalama 8 sefer servis yapıldığı düşünülerek 11.760,00 TL servis ücreti ödenmiş olabileceği belirtildiğini, günlük 8 servis yapıldığı tamamen varsayıma dayalı bir hesaplama olduğunu, hiçbir somut veriye dayanmaksızın yapılan tespitin de kabulünün mümkün olmadığını, karşı dava yönünden 19.01 2009 tarihli ödemeler karşı dava tarihinden sonra ise de, bu miktarlar açısından yapılan ıslah tarihi 21.12.2010 tarihi olduğundan yapılmış olan bu ödemeler bakımından da davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava taraflar arasındaki işletme devrinden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, karşı dava ise yine aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacak talebine yöneliktir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm, davacı karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Karşı dava yönünden kurulan hükmün vekalet ücretine yönelik hükmün 4 ve 5 nolu bentlerinde hükmedilen vekalet ücretlerinin her ikisinin de "davacı-karşı davalı ...'tan tahsili ile davalı-karşı davacı ...'a verilmesine" şeklinde kurulması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı-karşı davacı vekilinin tüm, davacı-karşı davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının B)Karşı dava yönünden verilen hüküm fıkrasının (5 ) numaralı bendinde yer alan "davacı-karşı davalı ...'tan tahsili ile davalı-karşı davacı ...'a verilmesine" ibaresinin çıkartılarak yerine “ davalı-karşı davacı ...'dan alınarak davacı-karşı davalı ...'tan alınmasına ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalı-karşı davacı ...'a yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgili davacı-karşı davalı ...'a iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.