(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/272 E. , 2007/835 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 5.10.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 9.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelene…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/272 E. , 2007/835 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 5.10.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 9.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydı malik hanesindeki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uyumlu hale getirilmesi istemiyle açılmıştır. Mahkemece, kayıt malikinin gerçekte ....., oğlu 1887 doğumlu ... olduğunun tespiti ile 20095 ada 7 parsel malikine ait kimlik bilgilerinin iddia edildiği üzere düzeltilmesine karar verilmiş, hükmü davalı ... Sicil Müdürlüğü temyiz etmiştir. 20095 ada 7 parsel sayılı taşınmaz 1558 parselden gelmektedir. 1558 parselin 30.9.1953 tarihli tapulama tutanağı edinme sütununda ise taşınmazın atasından ve ceddinden taksimen Dere köyünden ...’a kaldığı bu kişinin de 24 sene evvel öldüğü belirlenerek, malikinin “Ölü ....., mirasçıları” yazıldığı görülmektedir. Davacı kayıt malikinin gerçekte dedesi olan ... olduğunu ...’ın dedesinin lakabı olduğunu ileri sürerek istemde bulunmuştur. Davacının dedesi olduğunu bildirdiği ... nüfus kayıt örneğine göre 1959 yılında ölmüştür. Ne var ki, aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli ve resmi belge niteliğindeki 1558 parselin edinme sütununda malik olarak saptanan ...’ın 1929 yılında öldüğü yazılıdır. Davacının ileri sürdüğü iddia biçimini tapulama tutanağı özellikle malikin ölüm tarihleri itibariyle doğrulamadığından mülkiyet nakline sebebiyet verilmemesi açısından davanın reddi gerekir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek istem hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 2.2.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.