başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvurucu doğumlu olup şehirler arası taşımacılık alanında şoförlük yapmaktadır başvuru numarası karar tarihi plakalı kamyon araç sahibi borcu nedeniyle çerkezköy vergi dairesi müdürlüğünce vergi dairesi haczedilerek ihale yoluyla satışa çıkarılmıştır başvurucu vergi dairesinin tarihinde düzenlemiş olduğu açık artırmaya katılarak bu kamyonu satın almıştır kesinleşmesi üzerine başvurucu tarihinde bartın emniyet müdü
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvurucu doğumlu olup şehirler arası taşımacılık alanında şoförlük yapmaktadır başvuru numarası karar tarihi plakalı kamyon araç sahibi borcu nedeniyle çerkezköy vergi dairesi müdürlüğünce vergi dairesi haczedilerek ihale yoluyla satışa çıkarılmıştır başvurucu vergi dairesinin tarihinde düzenlemiş olduğu açık artırmaya katılarak bu kamyonu satın almıştır kesinleşmesi üzerine başvurucu tarihinde bartın emniyet müdürlüğüne aracın trafik siciline tescili için talepte bulunmuştur emniyet müdürlüğü tarihli yazı ile aracın tescilinin mümkün olmadığını başvurucuya bildirmiştir bu yazıda bartın asliye hukuk mahkemesinin tarihli kararı uyarınca aracın trafik sicilinde tescil edilmiş bir ihtiyati tedbir şerhinin bulunduğu belirtilmiştir aynca ihaleyi gerçekleştiren idarenin aracın son takyidat durumu ile ilgili olarak bilgi almadığı ifade edilmiş ve nakil işleminin gerçekleştirilmesi halinde araçla ilgili diğer hak sahiplerinin mağdur olabileceği bunun ise tazminat davalarına ve ilgili memurlar hakkında rücu davalarına neden olacağı açıklanmıştır başvurucu bu idari işleme karşı tarihinde zonguldak mahkemesinde iptal davası açmıştır mahkeme tarihinde davanın kabulü ile dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir kararın gerekçesinde asliye hukuk mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararının rızai alım satımlar için uygulanabileceği bu tedbir kararının cebri satış suretiyle yapılan ihale sonunda söz konusu aracı tescilden önce edinen başvurucu adına tescil edilmesini engellemediği belirtilmiştir karar temyiz edilmemiş idare bu kararın uygulanması kapsamında tarihinde aracı başvurucu adına trafik siciline tescil etmiştir başvurucu bu defa satın aldığı aracın yaklaşık bir yıl geç tescil edilmesi nedeniyle uğradığı zararların tazmini için tarihinde idareden talepte bulunmuştur bu talebe bir cevap verilmemesi üzerine başvurucu tarihinde bartın valiliği aleyhine aynı mahkemede tam yargı davası açmıştır başvurucu aracın tamiri için yaptığı masrafın karşılığı olarak tl ve idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle bu aracı bir yıl boyunca kullanamadığı için tl olmak üzere toplam tl tutarında maddi tazminat talebinde bulunmuştur mahkeme tarihinde davanın reddine karar kararın gerekçesinde idarece yapılan açık artırmada satın alınan aracın tamiri için yapılan harcamanın idarenin hukuka aykırı işleminden kaynaklanmadığı belirtilmiştir mahkeme başvurucunun idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle aracı bir yıl ticari faaliyette kullanamaması nedeniyle uğradığını belirttiği zarara ilişkin tl tutarındaki maddi tazminat talebini de reddetmiştir mahkemeye göre söz konusu aracın bu süre içinde ticari faaliyette kullanılıp kullanılmayacağı devamlı surette iş bulunup bulunamayacağı ve bu işler için ne miktarda gelir elde edilebileceği kesin olarak belirli olmayıp bu sebeple maddi tazminat talebinin kabulüne imkan bulunmamaktadır temyiz edilen karar danıştay dairesince tarihinde onanmıştır başvurucunun karar düzeltme istemi aynı dairenin tarihli kararıyla reddedilmiştir nihai karar başvurucu vekiline tarihinde tebliğ edilmiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur başvuru numarası karar tarihi iv hukuk a ulusal hukuk olay tarihi itibarıyla yürürlükte olan tarihli ve sayılı mülga hukuk usulü muhakemeleri kanununun maddesi şöyledir hakim iki taraftan birinin talebiyle davanın ikamesinden evvel veya sonra aşağıda gösterilen hal ve şekillerde ihtiyati tedbirler ittihazına karar verebilir menkul ve gayrimenkul malların ayni münazaalı ise bunun haciz veya tevdi ine münazaalı şeyin muhafazası için her türlü tedbirlerin ittihazına kanunu medeni ile muayyen hallerde nafaka alınmasına ayrılık veya boşanma davası üzerine kanunu medeni mucibince icap eden muvakkat tedbirlerin ittihazına sayılı mülga kanunun maddesi şöyledir ve nci maddelerde gösterilen hallerden başka tehirinde tehlike olan veya mühim bir zarar olacağı anlaşılan hallerde tehlike veya zararı defi için hakim icap eden ihtiyati tedbirlerin icrasına karar verebilir bu kanunu yürürlükten kaldıran tarihli ve sayılı hukuk muhakemeleri kanununun maddesi şöyledir mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır tarihli ve sayılı yargılama usulü kanununun maddesi şöyledir haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler bu halde de ilgililerin nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır tarihli ve sayılı karayollan trafik kanununun maddesinin birinci fıkrası şöyledir araç sahipleri araçlarını yönetmelikte belirtilen esaslara göre yetkili kuruluşa tescil ettirmek ve tescil belgesi almak zorundadırlar başvuru numarası karar tarihi sayılı kanunun maddesinin ilgili kısımları şöyledir tescil süreleri satış ve devirler noterlerin sorumluluğu ile ilgili esaslar şunlardır a araç sahipleri değişik md tescili zorunlu ve ilk tescili yapılacak olan araçların satın alma veya gümrükten çekme tarihinden itibaren üç ay içinde tescili için bunların hurda durumuna gelmesi halinde ise bir ay içinde tescilin silinmesi için ilgili trafik tescil kuruluşuna veya emniyet genel müdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine başvurmak değişik md tescilin yapılması veya silinmesi için vergi kimlik numarası ile yönetmelikte belirtilen bilgi ve belgeleri sağlamak zorundadırlar d değişik md tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi gecikme faizi gecikme zammı vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt halinde araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları alınarak noterler tarafından yapılır noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir haciz müsadere zapt buluntu trafikten men gibi nedenlerle icra müdürlükleri dairesi müdürlükleri milli emlak müdürlükleri ile diğer yetkili kamu kurum ve kuruluşları tarafından satışı yapılan araçların satış tutanağının bir örneği aracın kayıtlı olduğu trafik tescil kuruluşlarına üç işgünü içerisinde gönderilir aracı satın alanlar gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak ilgili trafik tescil kuruluşundan bir ay içerisinde adlarına tescil belgesi almak zorundadırlar alıcıların tescil belgesi almak için süresinde başvurmamaları halinde bu araçları alıcıları adına re sen kayıt ve tescil ettirmeye emniyet genel müdürlüğü yetkilidir bu bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve maliye bakanlıkları yetkilidir il sayılı kanunun maddesinin birinci fıkrası şöyledir tescil edilen araçlar tescil belgesi ve tescil plakası alınmadan karayollarına çıkarılamaz ek cümle md ancak ilk tescili yapılan araçlar için düzenlenen tescile ilişkin geçici belgelerin geçerlilik süresi içinde tescil belgesi alma zorunluluğu aranmaz b uluslararası hukuk avrupa hakları sözleşmesine sözleşme ek nolu protokolün mülkiyetin korunması kenar başlıklı maddesi şöyledir başvuru numarası karar tarihi her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip olduklar hakka halel getirmez avrupa haklan mahkemesi mal varlığına ihtiyati tedbir uygulanmasını mülkiyet hakkına müdahale olarak değerlendirmiştir b no kararında tarım arazilerine ilişkin bir planlama çerçevesinde taşınmazların geçici olarak devri şeklinde bir tedbirin uygulanmasıyla başvurucunun taşınmazını geçici olarak kullanmasının ve taşınmazından tasarruf etmesinin önüne geçildiği belirtilerek başvuru mülkiyetten barışçıl yararlanmaya ilişkin birinci kural çerçevesinde incelenmiştir sonuç olarak başvuruya konu tedbirin yirmi dört yıl boyunca devam etmiş olduğuna dikkat çekerek başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçülü olmadığına karar vermiştir b no kararına konu olayda ise orman idaresince açılan bir davada uyuşmazlık konusu taşınmazın tapu kaydına konulan ihtiyati tedbir şerhinin mülkiyet hakkı bakımından sonuçlan tartışılmıştır derece mahkemelerinin anayasal gerekçelerle başvurucunun mülkünün bir bölümüne tahdit getirdiğini bu mahrumiyetin doğanın ve çevrenin korunması şeklindeki kamu yararına dayalı meşru bir amacının bulunduğunu dolayısıyla hukuka aykırı ve keyfi hiçbir işlem bulunmadığını kabul etmiştir bununla birlikte başvurucunun taşınmazı yılında iyi niyetle edindiğini vurgulamıştır mülkiyet hakkına yapılan bu müdahaleye karşın iç hukukta etkin bir tazminat yolunun mevcut olmadığı ise kararda özellikle belirtilmiştir kararda başvurucunun mülkiyet hakkından yararlanmasının engellendiği halde bir tazminat ödenmemiş olması nedeniyle kamu yaran ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunmasının gereklilikleri arasındaki adil dengenin bozulduğu sonucuna varılmıştır bu doğrultuda şahsi olarak olağan dışı ve aşırı bir yüke katlanmış olduğu kanaatiyle başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir a cumhuriyeti b no kararında ise başvurucu şirketin genel kurul toplantılarına getirilen yasağa ilişkin geçici tedbirlerin beş buçuk yıl sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlaline karar verilmiştir a cumhuriyeti b no kararına konu olayda başvurucu vergi idaresince yapılan açık artırmada bir otomobil satın almıştır ancak araçların sicillerini tutmakla görevli belediye tescil talebini öncelikle bu otomobilin kullanılamayacak hurda durumda olduğu gerekçesiyle reddetmiştir sonrasında başvurucu aracın motoru ve şasi parçasını değiştirerek başvurduğunda ise bu defa başvurucunun tescil talebi şasi numarasının değiştirildiği gerekçesiyle reddedilmiştir bu araç iki yıl altı aylık bir sürenin sonunda tescil edilebilmiştir müdahaleyi mülkiyetin kullanımının kontrolüne ilişkin üçüncü kural çerçevesinde inceleyen şikayet edilen kamu makamlarının işlem ve kararlarının haksız olduğu ilgili mevzuatın tutarlı olmadığının iç hukukta da kabul edildiği tespitine yer vermiştir kararda aynca iç hukukta mevcut benzer sorunların konu hakkında başvuru numarası karar tarihi bir kanun değişikliği yapılana kadar çözülemediğine dikkat çekilmiştir bu sebeplerle olay tarihinde yürürlükte olan ilgili kanuni düzenlemelerin başvurucunun mülkiyet hakkına yapılacak keyfi müdahalelere karşı yeterli bir koruma sağlamak için gerekli açıklığı ve hassasiyeti içermediği sonucuna varmıştır başvurucunun iyi niyetli alıcı olduğunu aracı kamu makamlarından satın aldığını ve aracı satın alırken muhtemel sorunlar hakkında bilgi sahibi olmadığından bu sorunları öngörebilmesinin mümkün olmadığını vurgulamıştır sonuç olarak başvurucunun vergi dairesinin düzenlediği bir açık artırmada satın aldığı aracın tescil edilmemesi nedeniyle neredeyse iki yıl bu aracı kullanamadığını belirterek başvurucuya şahsi olarak aşın bir külfet yüklendiği kanaatiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir v