T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/439 KARAR NO : 2026/230 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 20/05/2025 KARAR TARİHİ : 25/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil ..., ---- Kooperatifi’nin hissedarlarından olduğunu,…
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/439 KARAR NO : 2026/230 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 20/05/2025 KARAR TARİHİ : 25/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil ..., ---- Kooperatifi’nin hissedarlarından olduğunu, bahsi geçen yapı kooperatifinin ---, --- İlçesi, ----- Mahallesi sınırları içinde 15678 Ada ve 11 parselde kayıtlı, 17.571 m2 yüz ölçümlü arsada bani sitenin maliki olduğunu, Kooperatifin 243 üyesi bulunmaktadır. Kooperatif üyeleri, 6306 sayılı yasa kapsamında kentsel dönüşüm amaçlı olarak mevcut binaların yıkılarak yeniden yapılması amacıyla arayışa girdiğini, davaya konu parselin imar emsali daha önce 1,40 olup bu durum eski ve afet riski altındaki mevcut sitenin 6306 sayılı yasa kapsamında dönüştürülmesini neredeyse imkansız hale getirdiğini, çünkü mevcut imar emsali ile dönüştürülmesi durumunda ne yüklenici firmalar ne de malikler bakımından cazip ve kabul edilebilir metrajda inşaat yapılamadığını, ----- Büyükşehir Belediyesi'nşn bölgedeki riskli yapıların ivedilikle dönüştürülebilmesi ve hem malikler hem de yüklenici firmalar bakımından makul metrajda inşaat yapılabilmesi için imar plan tadilatı yoluna gitmeye karar verdiğini, müvekkilin de aralarında bulunduğu bir grup kooperatif üyesi, davaya konu parselin de ------ imar plan tadilatı çalışmasına dahil edilebilmesi için yoğun ve ısrarlı çaba gösterdiğini ve sonuçta kooperatif parseli de plan tadilatı kapsamında alındığını, mevcut kooperatif yönetimi ise, ------ tarafından plan tadilatı çalışmaları sürerken, yangından mal kaçırır gibi, 09.06.2024 tarihinde genel kurul toplantısı yaptığını, bu toplantıda kooperatif genel kurulundan, bir yüklenici firmayla 1,40 imar emsali üzerinden kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak için yetki aldığını, bu genel kurul toplantısında alınan karar, üyeleri zarara sokacak nitelikte olduğundan bir grup üyenin ----. Asliye Ticaret Mahkemesinde ---- sayılı ve---- Asliye Ticaret Mahkemesinin -----sayılı dosyaları ile tedbiren durdurulduğunu, Kooperatif Genel Kurulu için yapılan çağrı ve yayınlanan gündemin 8. Maddesinde herhangi bir yüklenici ile sözleşme imzalanacağı belirtilmediğini ve herhangi bir firmanın unvanı belirtilmediğini, gündemin 8. Maddesinde belirtilen 6306 Sayılı yasaya dair yetki ibaresi birçok şeyi kapsayabileceği gibi noter huzurunda kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalamak gibi majör düzeyde önemli bir işlemi kapsamaz, bu konuda hem gündemde hem de genel kurulda üyeler açıkça bilgilendirilmeli ve üyelere sözleşme şartlarını müzakere edebilecek uygunlukta makul zaman tanınmadığını, bu sebeplerle sözleşmenin geçersiz olduğunu ve iptalinin gerektiğini, 20.04.2025 Tarihli Kooperatif Genel Kurul kararının işbu davamızın konusuna dahil hükümlerinin ve bu karara dayanılarak imzalanmış sözleşmenin tedbiren durdurulması, davanın, HMK 61. Maddesi uyarınca yüklenici firma olan dava dışı ------unvanlı firmaya ihbarı, 20.04.2025 Tarihli Kooperatif Genel Kurul Kararının işbu davamızın konusuna dahil hükümlerinin (özellikle gündemin 8. Maddesinin) ve bu karara dayanılarak imzalanmış kat karşılığı inşaat sözleşmesinin iptali, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu taşınmazın boş ve metruk bir bina olup riskli yapı olduğunu, yıkılmak üzere olan bir bina mevcutken bu binanın yıkılması halinde zarar görecek insanların ve canlıların hayatının tehlikeye atılması hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, iş bu davanın ikame edilme sebebi davacının kendisine düşecek dairedeki metrekareyi az görmesi olduğunu oysa insan hayatı karşısında yapılan bu hesap ve bu hesaba erişmek için yargılama makamlarından tedbir talep edilmesi açıkça haksız ve kötü niyetli olduğunu, Kooperatiflerin en üst karar organı olan genel kurul, Kooperatifler Kanunu’nda (1163 Sayılı Kanun) açıkça belirtildiği üzere, kooperatifin tüm ortaklarının katılımıyla düzenlenen ve kooperatifin yönetimiyle ilgili en yetkili kararların alındığı organ olduğunu, Genel kurulda alınan kararlar, tüm ortakların menfaatine uygun olarak şekillendirildiğini, müvekkilinin kooperatifte ferdileşme yapılmamış olduğu için tek malik mevcut olduğunu, o da Kooperatif'in kendisi olduğunu, Genel kurulca bir karar alınmış ve yönetim kuruluna bir yetki verildiğini, alınan kararda da verilen yetkide de halihazırda hukuka aykırı bir durum söz konusu olmadığını, yönetim kurulunun kooperatif aleyhine olacak bir sözleşmeye imza atabileceği varsayımı üzerinden genel kurulca alınan kararın kısıtlanması hem kooperatif genel kurulunun hem de kentsel dönüşüm sürecinin işlerliğini durdurmaya matuf olduğunu, Bakanlık temsilcisi nezaretinde kooperatif genel kurulunca alınmış bir karar mevcut olup karar hukuka uygun olduğunu, davaya konu genel kurulda alınmış kararların, usulüne uygun toplanmış bir genel kurula katılanların salt çoğunluğuyla alınabilecek kararlardan olduğunu, alınan kararların oldu bittiye getirildiği iddiası genel kurulda davacı gibi düşünmeyip oy kullanan herkesin oyunu ve varlığını ve bakanlık temsilcisinin varlığına şaibe düşürmeye yönelik olduğunu, anlatılan nedenlerle kabul-ret oyları arasında 10 misli fark varken ve bunun denetimini bakanlık temsilcisi yapıyorken oylamanın oldu bittiye getirildiği iddiası gerçeği yansıtmadığını, bu sebeplerle İhtiyati tedbir talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali talebine ilişkindir.Mahkememizin 17/12/2025 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile bilirkişi atanmasına yönelik ara karar oluşturulduğu ve bilirkişi incelemesi için gün tayin edildiği, bilirkişi ücretinin ve inceleme gününün taraflara duruşmada ihtar edildiği, mahkememizce 05.01.2026 tarihli tutanak ile '' davacı vekilinin 29/12/2025 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin belirlenen ücreti ödemek için maddi durumunun bulunmadığını, aynı kooperatifin aynı genel kurulunun iptali amacıyla başka davaların bulunduğu ve bunların kabul edildiği bu dosyalardaki gerekçeli kararların emsal alınmasını belirtmiş bu sebeple bilirkişiye taktir olunan ücretin yatırılmadığı ve davacı tarafın inceleme gün ve saatinde hazır olmadığı ve ticari defterlerini hazır etmediği anlaşılmakla, defter incelemesi yapılamadığına dair işbu tutanak imza altına alındı '' şeklinde tutanak tutulduğu anlaşılmıştır. Somut olayda; Genel Kurul Kararı'nın iptali yönünden mahkememizce tahkikata devam edilmiş ve bilirkişi raporu alınması için gerekli delil avansını yatırmak üzere davacı vekiline kesin süre verilmiş, verilen kesin sürede delil avansı yatırılmaz ise bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına karar verileceği ihtar edilmiştir. Davacı taraf delil avans giderini yatırmayacaklarını ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde ------ sayılı dosyada ki bilirkişi raporunun esas alınmasını istemişse de bahse konu davada ki genel kurul toplantısının bir yıl öncesine ait olduğu ,iptali istenen Olağan Genel Kurulunun ise yeni bir toplantı olduğu yeni toplantı ve karar sayısı ile alındığı ,bahse konu bilirkişi raporunun esas alınmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça delil avansı yatırılmamıştır. Buna göre Genel Kurul Karar İptali talebinin ispat yükü davacıda olup davacı tarafça iddiası ispat edilememiştir. İspat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İspat Edilemeyen Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü. T uyarınca 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca kendisine iadesine,İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------ Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.