6. Hukuk Dairesi 2011/11312 E. , 2012/242 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, erken tahliye nedeni ile mahrum kalınan kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davalı tarafından temy
**6. Hukuk Dairesi 2011/11312 E. , 2012/242 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, erken tahliye nedeni ile mahrum kalınan kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, mevcut deliller takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davalı vekilinin kira alacağı ve makul sürenin hesaplanmasına ilişkin temyiz itirazına gelince Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait taşınmazda kiracı olarak bulunduğunu, kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshedip kiralananı 2009 Şubat ayı kirasını ödeyerek Mart 2009 ayında erken tahliye ettiğini ve kiralananı Ekim 2009 tarihinde sattığını belirterek Mart 2009 tarihinden satış tarihine kadar mahrum kaldığı 13552.-TL kira bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili davacının aynı koşullarda yeniden kiraya verilebilecek makul süre kadar kira bedeli isteyebileceğini savunmuştur. Davada dayanılan yapılan ve hükme esas alınan 1/11/2006 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalının kiralananı tahliye ederek anahtarını usulüne uygun olarak teslim ettiği tarihi kanıtlaması gerekir. Davacı anahtarın 2009 yılı Mart ayı içinde teslim edildiğini belirtmiş, davalı buna karşı çıkmamıştır. Davalı kiracı, kira süresi sona ermeden, kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek, kiralananı tahliye ettiğinden, kural olarak kira süresinin sonuna kadar olan kira parasından sorumludur. Buna karşın davacının da, kendi üzerine düşen görevi yapması, kiralananın yeniden kiraya verilebilmesi için gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi, Borçlar Kanunu’nun 98. maddesinin yollaması ile aynı kanunun 44. maddesi hükmü gereğidir. Bu durumda davacının zararı, tahliye tarihinden itibaren kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Mahkemece, mahallinde keşif yapılıp, uzman bilirkişi aracılığıyla, kiralananın cinsi, özellikleri, konumu, bu nitelikte bir taşınmaza o bölgede duyulan ihtiyacın derecesi ve somut olaya özgü başka diğer özellikler çerçevesinde, kiralayanın gereken çabayı göstermesi halinde kiralananı aynı koşullarla yeniden hangi süre içerisinde kiraya verebileceği, eş söyleyişle, aynı koşullarla yeniden kiralama için gereken makul sürenin ne olduğu, Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla saptanmalıdır. Bu hususta mahallinde keşif yapılmış ve bilirkişiden rapor alınmış ise de alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece bilirkişiden yeniden rapor alınarak HUMK.nun 74. maddesi hükmü gereğince davacının talebi de gözönünde bulundurularak, bilirkişi tarafından bulunan makul sürenin anahtar teslim tarihine eklenmesiyle ulaşılacak tarihe kadar kiracının makul süre kira parasından sorumlu tutulması gerektiği kabul edilerek, bu çerçevede davalı kiracının sorumluluğunu belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde talebin tamamı üzerinden karar verilmesi doğru değildir Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda, (2) No’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün kira alacağına ilişkin olarak BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.1.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.