8. Hukuk Dairesi 2015/875 E. , 2016/16496 K. MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Borçlu vekili, müvekkilinin maaşının 1/4'ü ü…
**8. Hukuk Dairesi 2015/875 E. , 2016/16496 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Borçlu vekili, müvekkilinin maaşının 1/4'ü üzerine haciz konulduğunu, aynı zamanda davalıya aylık 400,00 TL nafaka ödediğini, maaş haczinin müvekkilini hayatını devam ettiremez duruma soktuğunu belirterek, bu nedenle maaşına konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece borçlunun maaşından nafaka alacağı için kesinti yapıldığı, maaşın kalan kısmının 1/4'ünün de takip alacağı için haczedildiği, yapılan işlemde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, borçlu vekili maaşın tamamının 1/4’ünün haczedildiğini, nafakaya ilişkin takip yapılmadığını, nafaka borcunun haciz yoluyla değil, bankaya vermiş olduğu talimat yoluyla ödendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 4857 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre; ''İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik olunamaz. Ancak, işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hakim tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir. Nafaka borcu alacaklılarının hakları saklıdır.'' Somut olayda, borçlunun çalıştığı Kuruma yazılan 05.08.2014 tarihli müzekkere ile ‘‘...Borçlunun almakta olduğu maaşının, ikramiyenin, fazla çalışma ücretinin, hafta sonu çalışma ücretinin, yıllık izin ücretinin, genel tatil ücretinin ve döner sermaye alacağının borç bitinceye kadar 1/4’ünün ihtiyati haczine, borçlunun iş yerinden ayrılması sonucu hak kazanması halinde kıdem tazminatının, ihbar tazminatının, emekli ikramiyesinin, kötü niyet tazminatının tamamının borç bitinceye kadar ihtiyati haczine...’’ karar verilmiştir. Anılan Kurum müzekkereye verdiği cevapta, Ağustos 2014 maaşından başlamak üzere yapılan 1/4 tutarındaki kesintiyi takip dosyasına göndereceğini bildirmiştir. Borçlu işçi olup, 4857 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre, işçinin almakta olduğu ücretlerin dörtte birinden fazlası haczedilemez. Ancak nafaka borcunun özelliği nedeniyle öncelikle aylık nafakanın tamamının, borçlunun almakta olduğu ücretinden her ay kesilmesinden sonra -//- ücretin geri kalan kısmının ¼’ü, diğer adi alacaklar için kesilebilir. Nafakaya ilişkin yürütülmekte olan bir icra takibi olmadığına göre haricen ödenen nafaka miktarı dışında kalan maaşın ¼'ü üzerinden haciz uygulaması yapılabileceği gözönünde tutularak şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.