T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/305 - 2025/2401 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/305 KARAR NO : 2025/2401 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2024 NUMARASI : 2024/47 Esas - 2024/676 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI …
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/305 - 2025/2401 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/305 KARAR NO : 2025/2401 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2024 NUMARASI : 2024/47 Esas - 2024/676 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVACI : ...- ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 22.01.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 18.02.2025 KARAR TARİHİ : 26.12.2025 YAZIM TARİHİ : 29.12.2025 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sevk ve idaresinde bulunan 41 ... 193 plakalı aracı ile 06.07.2023 tarihinde seyir halindeyken 41 ... 635 plakalı aracın sürücüsü ve maliki davalı ...'ın dönüşü yasak olan cadde üzerinde seyir halindeyken davacının ilerlemiş olduğu şeride geçmeye çalışırken davacıya ait aracın ön tarafına çarpması neticesinde davacıya ait 41 ... 193 plakalı araçta ağır hasar meydana geldiğini, meydana gelen kazada davalının kusurlu olduğunu, davacının olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazaya ait görüntülerin temini için Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/26 D.İş sayılı dosyasının açıldığını, davalının aracının sigorta şirketinin HDI sigorta olduğunu, sigorta şirketi tarafından davacıya farklı tarihlerde 114.990,00 TL ödeme yapıldığını beyanla, şimdilik 20.000,00 TL hasar bedeli, 15.000,00 TL değer kaybı, 600,00 TL çekici masrafı, 500,00TL araç yokluk bedeli/kazanç kaybının (davalı ...'dan tahsili) davalılardan (davalı HDI Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı HDI Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazaya karışan 41 ... 635 plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, kazada kusur dağılımının tespitinin gerektiği, sigortalı araç sürücüsünün %50 kusurlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından talep sahibine alınan eksper raporu doğrultusunda hasar ödemesi yapıldığını, karşı tarafın başvuru konusu zararının tamamının ödendiğini, 05/12/2023 tarihinde 74.992,00 TL, 23/01/2024 tarihinde 14.998,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemelerle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunu eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 120.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirket tarafından başvuru öncesi 89.990,00 TL hasar tazminatı ve 25.000,00 TL değer kaybı tazminatı ödemeleri yapıldığını bu nedenle bakiye teminat limitinin 5.010,00 TL olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın oluşumunda tarafların %50-%50 kusurlu olduğunu, davacı tarafın aracında kaza sebebiyle oluşan hasarın onarımı için gereken masrafın diğer davalı HDI Sigorta tarafından 149.985,74 TL olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen davacı tarafın aracının onarımını yapan firmaya toplamda 179.990,00 TL ödeme yapıldığını, onarım bedelinin 149.985,74 TL olarak hesap edilmesine rağmen ilgili firmaya 179.990,00 TL ödeme yapılması ve bu tutarın davaya konu edilmesinin onarım bedelinin makul olmadığını gösterdiğini, davacı tarafın aracının davaya konu kaza öncesinde 5 kazası daha olduğunu, davaya konu aracın değer kaybının tespitinin yapılırken bu hususa dikkat edilmesi gerektiğini, aracın 125 gün boyunca onarımda kaldığını, yerleşik Yargıtay uygulamaları gereği bu noktada önemli olan aracın tamirhaneden kaç günde çıktığı değil, makul onarım süresinin ne kadar olduğunu ve makul süreye göre hesap yapılması gerektiğini, davacı tarafın çekici bedeli talebine herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, kazada tarafların eşit kusurlu olduğunu, bu kapsamda hem müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının yarısını hem makul onarım bedelinin yarısını hem de kaza satış tarihi arasındaki 6 günde aracını kullanamayan müvekkilinin mahrumiyet bedelinin ödeme yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddini ve takas defilerinin dikkate alınmasını talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde, hasar bedeli talebinini 65.000,40 TL, değer kaybı talebini 70.000,00 TL, araç mahrumiyet bedeli talebini 18.750,00 TL olarak istemiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kabulü ile, 65.000,40-TL araç onarım bedelinden doğan maddi tazminatın, davanın niteliği nazara alınarak davalı ... yönünden kazanın meydana geldiği tarih olan 06/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı sigorta şirketi bakımından ise, poliçe limitinden kalan bakiye 5.010 TL'den sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla temerrüt tarihi olan 22/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 70.000,00TL araç değer kaybından doğan maddi tazminatın davalı ... yönünden 06.07.2023 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava dilekçesinde talep edilen 15.000 TL talebe hasren ve poliçe limitinden kalan bakiye 5010 TL'den sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla temerrüt tarihi olan 22/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,18.750,00 TL araç ikame bedelinin 06/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Çekici bedeli ödemesinden kaynaklanan 600 TL'nin davalı ... yönünden ödeme tarihi olan 06/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı sigorta şirketi bakımından ise, poliçe limitinden kalan bakiye 5.010 TL'den sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla temerrüt tarihi olan 22.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kazanın oluşumunda tarfların %50 oranında kusurlu oldukları tespit edilmesine karşın mahkemece%100 kusura göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, aracın değer kaybı hesaplanırken daha önceki 5 kazasının dikkate alınmadığını, yapılan hesaplamaları kabul etmediklerini, davalı sigorta şirketinin ödediği 25.000 TL'nin değer kaybı bedeli olmasına ve bilirkişi raporunda da bu bu doğrultuda 45.000 TL olarak hesaplama yapılmasına karşın mahkemece bu ödemenin hasar bedelinden düşülmesinin yanılgılı olduğunu, 3200 TL arabuluculuk ücretinden kendilerinin sorumlu tutulamayacağını beyanla, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanı8n reddine karar verilmesini istemiştir. Dava, çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araç hasar, değer kaybı, mahrumiyet ve çekici bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. 06.07.2023 tarihinde davacı ...’ın maliki olduğu sevk ve idaresindeki 41 ... 193 plakalı araç ile davalı ...’ın maliki olduğu sevk ve idaresindeki 41 ... 635 plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere, taraflar arasında tanzim edilen kaza tespit tutanağı içeriğine ve kaza anı görüntü incelemesine dayalı olarak mahkemece adli trafik/makine mühendisi bilirkişisinden alınan kusur raporuna göre uyuşmazlık konusu kazanın oluşumunda davalının %100 oranında kusurlu olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmamıştır. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Dosya kapsamından, davacının istemlerine konu zararını belirleyen bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine, oluş şekline, dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere ve güncel Yargıtay içtihatlarına uygun biçimde hazırlandığı tespit edilmekle, mahkemece bahse konu rapora itibarla davalı araç malikinin oluşan zarardan sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, hasar dosyası içeriğine göre davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesi 19.12.2023 tarihinde ödenen 25.000 TL'nin değer kaybı ödemesi olduğu ve bilirkişi raporundaki tespite göre 45.000 TL değer kaybına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin tamamının hasar bedelinden düşülmesi isabetsiz görülmüş ise de bu husus istinaf eden davalının sorumlu tutulduğu nihai tazminat miktarı bakımından sonuca etkili olmadığından davalı ... vekilinin tazminatın belirlenen miktarına ve bunun dışında arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulmasına ilişkin yerinde görülmeyen istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı HMK'nın 355 maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenini ilgilendiren hususlar yönünden incelenmiş olup, kararda anılan yönlerden usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.12.2024 tarih ve 2024/47 esas, 2024/676 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalı taraftan alınması gereken 10.543,68 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan toplam 2.635,92 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.907,76 TL harcın adı geçen davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı ...'ın istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26.12.2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*