10. Hukuk Dairesi 2025/2145 E. , 2025/7670 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/274 E., 2024/411 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dile
**10. Hukuk Dairesi 2025/2145 E. , 2025/7670 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/274 E., 2024/411 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babası ...'ın 04.04.2003 tarihinde vefat ettiğini, eşinden aldığı aylığın yanı sıra ölen babasının ölüm tarihinden itibaren hem babasının hem de eşinin maaşlarına hak kazandığını, buna rağmen davalı Kurumca yalnızca eşinden dolayı dul aylığı bağlandığını, oysa davacının muris babası ...'ın da maluliyet geliri ile emekli aylığı aldığını, ancak davacıya eşinden almakta olduğu dul aylığı sebebiyle bu aylık ve gelirin davacıya bağlanmadığını, davalı Kurumun 02.07.2011 tarihli cevabı ile talebinin reddedildiğini belirterek babasından dolayı ölüm aylığına ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla babası ...'dan meslek hastalığı sebebiyle gelir bağlanmasını, 02.07.2011 tarihinden itibaren bağlanması gereken maaştan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL'sinin ölüm tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; hem eşinden hem de ana-babasından aylığa hak kazanan kız çocuklarına yüksek olan aylığın ödenmesine ilişkin hüküm gereğince Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.11.2015 tarihli kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacının babasından dolayı ölüm geliri bağlanmasına ilişkin talebinin reddine dair Kurum işleminin iptali ile davacının babası ...'dan dolayı 01.10.2008 tarihinden itibaren ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespitine, tarafların ortak talebi doğrultusunda 10,00 TL'lik eda talebinde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Mahkemenin 24.11.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece; "... Eldeki davada ise, davacının talebinin açıkça 02.07.2011 tarihinden itibaren ölüm geliri bağlanmasına yönelik olmasına rağmen, mahkemece daha önceki bir tarih olan 01.10.2008 tarihinden itibaren gelire hak kazanıldığına dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 2-10.11.1994 tarihinde vefat eden 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan eşi üzerinden ölüm geliri ve ölüm aylığı alan davacının, babası...’in 04.04.2003 tarihinde vefatından sonra bu davayı açtığı anlaşılmış, ölüm geliri bakımından, davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi delaletiyle 506 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi olup, anılan maddede, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün %50 veya daha fazlasını kaybederek sürekli iş göremezlik geliri almakta iken ölenlerin de ölümün maluliyete esas olan iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olup olmadığına bakılmaksızın hak sahiplerine gelir bağlanacağı hükme bağlanmıştır. Ne var ki davacının babası...’in meslek hastalığı nedeniyle kazanma gücü kaybının %44 olarak belirtilmesi karşısında, 506 sayılı Kanun kapsamında davacıya ölüm geliri bağlanması için yasal şartların gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 20/3 maddesinin "İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmaması halinde sigortalının almakta olduğu sürekli iş göremezlik geliri, 34 üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.” hükmü karşısında, sigortalılar lehine yapılan bu düzenleme nedeniyle, davacının bu madde ve 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesindeki hükümlere göre ölüm gelirine müstahak olup olmadığı hususunun irdelenmesi gerekli olup, anılan 34 üncü maddede sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, aynı şekilde “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Eldeki davada, davacının 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 20/3 üncü maddeleri kapsamında babası üzerinden ölüm gelirine müstahak olduğu anlaşılmakta ise de, bu kez de, 5510 sayılı Kanun kapsamında bağlanması gereken aylıklar bakımından geçici 7 nci maddede yer alan hükümlerin dikkate alınması gereklidir. Bu nedenle, 5510 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereğince “Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce birden fazla dosyadan gelir veya aylık alınması ve Kanunun yürürlük tarihinden sonra yeni dosyadan gelir veya aylık alınmasına hak kazanılması durumunda yeni bağlanacak dosyadaki gelir ve aylık miktarı da dâhil olmak üzere mukayese yapılarak en düşük miktarlı dosya kapsamdan çıkarılır.” hükmünün değerlendirilmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Mahkemece açıklanan hususlar çerçevesinde, davacının talebinin gözetilmesi ile davanın yasal dayanağının 5510 sayılı Kanun'un 34 ve 20/3 üncü maddesi olduğunun dikkate alınması ile aynı yasa kapsamında bağlanacak olan aylık nedeniyle 54 üncü madde ve geçici 7 nci madde hükümlerinin de dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 15.04.2021 tarihli kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacının babası ...'ın meslek hastalığı sürekli maluliyeti %44 olup sürekli iş göremezlik geliri almakta iken 01.10.2008 tarihinden önce (04.04.2003) ölmesi nedeniyle sağlığında almakta olduğu iş bu sürekli iş göremezlik gelirinin 5510 sayılı Kanun'un 34. maddesi ve 54. maddesi ve geçici 7. maddesi dikkate alınarak 5510 sayılı Kanun'un 55/2 fıkrasındaki güncelleme işlemi yapılarak davamız davacısına 02.07.2011 tarihinden itibaren gelir olarak bağlanması gerektiğinin tespitine, tarafların ortak talebi doğrultusunda 10,00 TL'lik eda talebinde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. C. 2. Bozma Kararı Mahkemenin 15.04.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece "...Eldeki davada ise, bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün görünmemektedir. Hükmüne uyulan bozma ilamı ve usuli kazanılmış hak gereği ile birlikte özellikle 5510 sayılı Kanun'un “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddesindeki “bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı” hükmünün dikkate alınması suretiyle davacı bakımından yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi tesisi gereğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 23.05.2023 tarihli kararı ile davacı 5510 sayılı Kanun ile birlikte babasından ve eşinden maluliyet aylığı (ölüm geliri) almaya hak kazandığı, ancak aynı Kanun'un 54 ve geçici 7. maddesi uyarınca bunlardan birini talep edebileceği, üç farklı aylık veya gelirin aynı anda söz konusu olduğu bir durumda bunlardan en küçük olanının kapsamdan çıkacağı, davacının eşinden ölüm aylığı, babasından ölüm geliri almakta olması ve eşinden alabileceği ölüm gelirinin babasından almakta olduğu ölüm gelirinden daha düşük olması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi uyarınca eşinden de ölüm geliri bağlanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. E. 3. Bozma Kararı Mahkemenin 23.05.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece "Dairenin 24.11.2015 tarihli ilk bozma ilamı gereği yapılan yargılama sırasında davalı Kurum tarafından düzenlenen 16.03.2021 tarihli yazı içeriği ile davacının 10.11.1994 tarihinde dul kalması sebebiyle babasından 18.06.2012 tarihli tahsis talebine istinaden 28.09.2008 tarihinden itibaren 9/77289 sayılı tahsis dosyasından ölüm geliri bağlandığının ve gelirlerin ödenmesine devam edildiğinin bildirilmesi, gerekse Dairenin 28.02.2024 tarihli 2023/88836 Esas, 2024/1949 Karar sayılı geri çevirme ilamı sonrası dosyaya eklenen 21.05.2024 tarihli Karaelmas Sosyal Güvenlik Merkezi yazısında davacının eşinden gelir almakta iken, gelir tercihinde bulunduğundan gelirinin 05.12.2017 tarihinde kesilerek babasından tarafına 9430077289 tahsis numaralı dosyadan gelir bağlandığının bildirilmesi karşısında, davacının dava dilekçesindeki talebinin de babası ...'dan meslek hastalığı sebebiyle gelir bağlanmasına ilişkin olduğu gözetildiğinde Mahkemece, Kurum tarafından ihtilafın sona erdirilmiş olup olmadığı araştırılarak davanın konusuz kalıp kalmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini, davanın açıldığı tarihte konusuz kalmasına gerektiren bir durum olmadığını, bu nedenle Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, aksine Kurum işlemlerinin iptali ile 02.07.2011 tarihinden itibaren vefat eden babasından ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.