Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ihyası istenilen ...'den alacağın temliki yolu ile alacaklısı olduğunu, müflis şirket aleyhindeki İzmir 7. İcra Müd'nün 2019/18475, 2019/18476, 2019/18522 sayılı takiplerindeki alacak haklarının kısmen 28/11/2019 tarihli temliknamelerle davacıya temlik edildiğini ayrıca ...' aleyhindeki İzmir 1. ATM'nin 2019/619 Esas 2018/159 Karar sayılı 27/02/2018 tarihli ilamında yazılı olan alacak haklarının da 28/11/2019 tarihli temlikname ile davacı tarafından temlik alındığını, müflis şirketin iflas işlemlerinin tamamlandığı gerekçesi ile iflas idaresi tarafından yapılan başvuru üzerine iflasın kapatılmasına karar verildiği ilan edilerek kesinleştirildiğinin öğrenildiğini oysa dava dilekçesinde açıklanacak iki ayrı sebeple şirketin adli merciler önünde temsiline ihtiyaç bulunduğunu, davacının da temlik alacaklısı olarak taraf olduğu İzmir 5 ATM'nin 2014/355 Esas, İzmir 2 ATM'nin 2017/1014 Esas ve 2018/534 Esas sayılı sıra cetveline itiraz davalarının halen devam ettiğini, bu davalarda davacı olarak borçlu ... 'nden alacak hakkı iddia ederek sıra cetveline itiraz davası açan ... ve ... aleyhinde bu alacak iddialarının muvazaya dayalı olduğunun tespiti ile takiplerin ve dayanağı kambiyo evraklarının iptali konusunda TBK 19. mad. kapsamında dava açılacağını bu kişiler aleyhinde zorunlu arabuluculuk için başvuru yapıldığını, aynı konuda bu kişilere kambiyo evrakı imzalayıp veren müflis ...'ne de davada husumet yöneltilmesi gerektiğini ancak borçlu şirketin sicil kaydı sona erdiğinden şirket hakkında başvuru yapılamadığını, açılacak davanın alacaklı ve borçluya birlikte yöneltilmesi gerektiğini, davacı tarafça temlik alınmış olan müflis ... aleyhindeki İzmir 1 ATM'nin 2009/619 Esas 2018/159 Karar sayılı ilamında yazılı olan alacak hakları bakımından davanın derdest bulunduğunu, müflis şirketin iflas idaresindeki kişilerin bu davadan haberdar olduklarını, tebligatın bu şahıslara yapıldığını ve savunmayı iflas idaresinin yaptığını, dosyanın halen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2018/932 sayılı olarak İstinaf incelemesinde olup kesinleşmediğini, bu davada şirketin temsili ve verilecek kararların tebliğ edileceği muhatap gerekli olduğunu aksi halde davanın sonuçlanması ve kesinleşmesine imkan bulunmadığını, sicilden terkin edilen şirket aleyhine işlemlere devam edilebilmesi için şirketin ihyası kararı verilmesinin talep edildiğini, kaldı ki şirket aleyhinde devam eden takip ve davalar varken bu hususların iflasın kapatılması talebini inceleyen İzmir 7 ATM 'ye bildirilmemesinin de doğru olmadığını belirterek; Müflis ...'nin ticaret sicil kaydının ihya edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.