Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/60 E. , 2024/5335 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/60 Karar No : 2024/5335 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Edirne İli, Keşan İlçesi sınırları dahilindeki S:
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/60 E. , 2024/5335 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/60 Karar No : 2024/5335 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Edirne İli, Keşan İlçesi sınırları dahilindeki S: ... sayılı II(a) grubu maden işletme ruhsatına ilişkin olarak, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinde yazılı izinlerin alınmadığı gerekçesiyle aynı Kanun'un 24. maddesinin 11. fıkrası uyarınca 188.229,00-TL idari para cezası ile tecziyesine ilişkin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; davalı idare tarafından, Kanun'da emredilen izinlerin alınmamış olması dolayısıyla dava konusu işlemin tesis edildiği ileri sürülmekte ise de, davacı tarafından işletme izni alabilmek için Edirne Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne başvurulduğu, başvurunun reddi üzerine Mahkemelerine bahse konu işlemin iptali istemiyle dava açıldığı, Mahkemelerinin E: ... , K: ... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, bunun üzerine davacı tarafından kararın temyiz edildiği ancak henüz dosyanın Danıştay'da karara bağlanmadığı ve kesinleşmediği, Maden Kanununun 7. maddesi kapsamındaki işletme iznini alabilmek için davacı tarafından gerekli başvuruların yapıldığı, ancak devam eden yargılama süreci dolayısıyla davacının kusuru olmaksızın sürecin uzadığı ve izinlerin süresinde davalı idareye sunulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, S: ... sayılı ruhsat sahası için ... tarih ve ... sayılı işlemle uygulanan 188.229 TL idari para cezasının dayanağı olan 6592 sayılı Kanunla değişik 3213 sayılı Maden Kanununun 24. maddesinin 11. fıkrası ve 13. maddesinin 2. fıkrasında idari para cezasının uygulanma şartlarının açıkça belirtiltiği, ruhsatın durumunun buna uyduğu, işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının uhdesinde bulunan Edirne İli, Keşan İlçesi sınırları dahilindeki S: ... sayılı II(a) grubu maden işletme ruhsatının 13/10/2011 tarihinde yürülüğü girmiş olmasına rağmen Maden Kanunu'nun 7. maddesi'nde düzenlenen izinler tamamlanarak davalı idareye sunulmadığı gerekçesiyle, aynı Kanun'un 24. maddesinin 11. fıkrası uyarınca 188.229,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde; işletme ruhsatının, işletme faaliyetlerinin yürütülebilmesi için verilen yetki belgesini, işletme izninin ise; bir madenin işletmeye alınabilmesi için izni ifade ettiği belirtilmiş, 7. maddesinde; " ... 9) Maden üretim faaliyetleri ile bu faaliyetlere dayalı ruhsat sahasındaki tesisler için işyeri açma ve çalışma ruhsatları il özel idareleri veya yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı tarafından verilir. ... 11) Çevresel etki değerlendirmesi işlemleri Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından, diğer izinlere ilişkin işlemler de ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca çevresel etki değerlendirmesi sürecinde en geç üç ay içinde bitirilir..." hükmüne, "İşletme ruhsatı ve madenin işletilmesi" başlıklı 24. maddesinin 11. fıkrasında; "7 nci maddeye göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren Devlet hakkı alınır. Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde 7 nci maddeye göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip, işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için her yıl 50.000 TL idari para cezası verilir. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz." hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliğinin "İdari para cezaları" başlıklı 93. maddesinin 2. fıkrasında "İdari para cezaları ile ilgili bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde; "26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir. Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz." kuralı yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Madencilik faaliyetleri kapsamında, maden işletme ruhsatının alınması, tek başına maden üretim faaliyetlerinde bulunabilmek için yeterli olmayıp, maden işletme ruhsatının alınmasından itibaren, işletme faaliyetine başlayabilmek için, Maden Kanununun 7. maddesinde belirtilen zorunlu izinlerin de alınması zorunluluğu bulunmaktadır. Maden Kanununun 7. maddesinde belirtilen izinlerin tamamlanmasından sonra ruhsat sahipleri tarafından mevzuatta aranan belgeler ile işletme izni talebinde bulunulmakta ve gerekli incelemeler neticesinde uygun görülmesi halinde, madenin işletmeye alınabilmesi için davalı idarece işletme izni verilmektedir. İşletme izni için alınması gereken üç temel izin; ÇED belgesi, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı olup, bunlar dışında varsa davalı idare kayıtlarına işlenmiş özel alanlar ile ilgili izinlerin alınması gerekebilmektedir. İzinlerin, işletme ruhsatı alınmasından itibaren üç yıl içinde tamamlanması gerekmektedir. Maden Kanununun 24. maddesinin 11. fıkrasında, üç yıl içinde izinlerin tamamlanarak davalı idareye sunulmaması halinde, ilgililer hakkında idari para cezası uygulanması öngörülmüştür. Davacı tarafından, söz konusu izinler için öncelikle 19/01/2012 tarihinde Edirne Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünden uygun görüş sorulduğu, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile ''söz konusu alanın "Saroz Körfezi Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi" içerisinde bulunduğu, 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında orman alanı kullanımında kaldığı ve alanda doğal sit alanları tespitine ilişkin çalışmaların devam ettiği, dolayısıyla planlanan kalker ocağı ve kırma eleme tesisini ilişkin talep, bölgede yürütülen turizm amaçlı faaliyet ve çalışmaları olumsuz etkileyeceği'' görüşü ile olumsuz cevap verildiği, kurum görüşünün de ... tarihli ve ... sayılı Edirne Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü işlemi ile davacıya bildirildiği, 2013 yılında davacı tarafından, aynı alanda faaliyet gösteren diğer maden ocakları bulunduğu belirtilerek Kurum görüşünün tekrar değerlendirilmesi istemiyle yapılan başvuru üzerine, davalı idarenin ...tarih ve ... sayılı işlemi ile ''söz konusu alanda Bakanlık görüşünü değiştirecek bir gelişme olmadığı, bunun yanında aynı alanda Kurum tarafından hiç bir maden ocağının işletilmesine olumlu görüş verilmediği'' cevabının verildiği, davacının 26/09/2014 tarihli dilekçesi ile Kurum görüşünde bir değişiklik olup olmadığı yönündeki başvurusunun da ''Kurum görüşünde bir değişiklik olmadığı, alanda doğal sit çalışmalarına devam edildiği'' yönündeki ... tarihli ve ...sayılı Edirne Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü işlemi ile reddedilmesi üzerine anılan işlemin ... İdare Mahkemesinin E: ... sayılı dosyasında dava konusu edildiği, Mahkemenin ... tarih ve K: ...sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay 6. Dairesinin 29/06/2021 tarih ve E:2021/1974, K:2021/9089 sayılı kararıyla onandığı, neticeten Danıştay 6. Dairesinin 30/11/2021 tarih ve E:2021/8233, K:2021/13202 sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin reddedilerek kararın kesinleştiği, bu girişim dışında 7. madde izinlerini tamamlamak için Kanunda öngörülen sürede başkaca girişimin bulunmadığı, ÇED sürecinin 13/07/2017 tarihli Edirne Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü işlemi ile sonlandırıldığı görülmektedir. Davaya konu ruhsatın 13/10/2011 tarihinde yürürlüğe girdiği göz önünde bulundurulduğunda, davacı tarafından gerekli izinlerin tamamlanarak bir an önce madeni işletmeye başlama iradesinin ortaya koyulmadığı, sözü geçen izin başvurularının Kanunda öngörülen süre içerisinde sonuçlandırılmamasında kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu işlemin 18/02/2015 tarihinden, 18/02/2016 tarihine kadar olan dönem ile 18/02/2016 tarihinden, 18/02/2017 tarihine kadar olan dönem için verilen idari para cezaları yönünden yapılan inceleme: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davacının, 3213 sayılı Kanun'un 24. maddesinin 11. fıkrasında öngörülen fiilinin sabit olduğu görüldüğünden, davacı şirkete idari para cezası verilmesi gerekmekte ise de; davacı şirketin idari para cezasına konu eyleminin,18/02/2015 tarihinden, 18/02/2016 tarihine kadar olan dönem ile 18/02/2016 tarihinden, 18/02/2017 tarihine kadar olan döneme ilişkin olduğu, bu sebeple davalı idarece 3213 sayılı Kanunun 24. maddesinin 11. fıkrasında cezalandırılan her eylemin gerçekleştiği yılda yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre idari yaptırım uygulanması ve anılan yıla ait olmak üzere mevzuatta öngörülen tutarda idari para cezası verilmesi gerekirken, ilgili yıl itibariyle gerçekleşen eylem için davacı şirketin, dava konusu işlem tarihinde geçerli olan yeniden değerleme oranı tekraren uygulanarak 2018 yılı için geçerli olan idari para cezası ile tecziyesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Temyizen incelenen karar netice itibariyle usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Dava konusu işlemin 18/02/2017 tarihinden, 18/02/2018 tarihine kadar olan dönem için verilen idari para cezası yönünden yapılan inceleme: Davacının, 3213 sayılı Kanun'un 24. maddesinin 11. fıkrasında öngörülen fiilinin sabit olduğu görüldüğünden, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesi kapsamındaki zorunlu izinlerin tamamının üç yıllık süre içinde alınmamış olması sebebiyle anılan Kanunun 24. maddesinin 11. fıkrası uyarınca davacı şirketin idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge İdare Mahkemesince bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptaline yönelik verilen karara ilişkin olarak istinaf başvurusunun reddine yönelik kararda hukuka uygunluk bulunmamıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının, a) Dava konusu işlemin, 18/02/2015 tarihinden, 18/02/2016 tarihine kadar olan dönem ile 18/02/2016 tarihinden, 18/02/2017 tarihine kadar olan dönem için verilen idari para cezasına ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçelerle ONANMASINA, b) Dava konusu işlemin, 18/02/2017 tarihinden, 18/02/2018 tarihine kadar olan dönem için verilen idari para cezasına ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 15/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.