T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2197 KARAR NO: 2026/196T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/07/2025 NUMARASI: 2023/711 E - 2025/585 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan incele…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2197 KARAR NO: 2026/196T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/07/2025 NUMARASI: 2023/711 E - 2025/585 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili /davacı ile davalı arasında akdedilen ''... Mobil Telefon Hizmetleri Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesi''gereğince davacı tarafından, davalıya ku- rumsal telefon aboneliği verildiğini, bu sözleşme kapsamında davacının kurumsal telefon aboneliği hizmeti sağlamayı, davalının ise aylık kullanım bedeli karşılığında düzenlenen faturaları düzenli ola- rak ödemeyi taahhüt ettiğini, davacının yüklendiği edimi gereği gibi ifa ettiğini, sunulan hizmette her hangi bir aksama olmadığını, ancak davalının hizmet karşılığı düzenlenen faturaları ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine ... sayılı dosyası üze- rinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla tazminat ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadı- ğını,huzurdaki dava bakımından davalının adresi itibariyle İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, takip konusu faturaların davalıya tebliğ edilmediğini , davacının 30.051,10.-TL borcunun varlığına dair bir delil sunmadığı gibi, fatura içeriği hizmeti verdiğini de ispat edemediğini, ayrıca alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin yasal dayanağının bulunmadığını beyanla davanın reddini , davacının kötüniyet tazminatı ile mahkumiyetini istemiştir.1.) İlk Derece Mahkemesi'nce 2021/533 E., 2022/714 K. Nolu 18.10.2022 tarihli ilam ile ; "DAVANIN KISMEN KABÜLÜNE,... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 7.322,16 TL üzerinden takip talebindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın %20'si olan 1.464,43 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu:Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde:Müvekkili şirket tarafından davalı adına düzenlenen ve dosyaya sunulan faturalar incelendiğinde müvekkilinin alacak talebinde haklı olduğunun görüleceğini, bilirkişi raporunun eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.Dairemizce yapılan inceleme sonucu tesis edilen 2023/480 E., 2023/3104 K. Nolu 24.10.2024 tarihli ilamda;Dava, İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosyanın tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine 27.657,09 TL fatura tutarı + 1.954,43 Tl işlemiş faiz + 439,58 TL gecikme bedelinden ibaret toplam 30.051,10 TL alacağın tahsili talebiyle ... sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiği, borçlunun itirazı nede- niyle takip durduğundan eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Davacı 25/02/2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde Ağustos 2018 dönemine ait 23.998,50 TL bedelli 20/09/2018 son ödeme tarihli, Eylül 2018 dönemine ait 2.952,50 TL bedelli 23/10/2018 son ödeme tarihli ve Ekim 2018 dönemine ait 1.145,67 TL bedelli 21.11.2018 son ödeme tarihli faturaları ibraz etmiştir. Fatura detaylarındaki alacak aylık ücret, kullanım ücreti, diğer ücretlerden ibarettir. Diğer ücretler: "kullanım haricinde numara değişikliği, tarife değişikliği, gecikme bedeli, indirimler gibi vergiye tabi olan diğer fatura giderleridir" şeklinde tanımlanmış olup 2018 yılı Ağustos faturasında vergiler dahil 19.881,61 TL, Eylül faturasında 224.77 TL ve Ekim faturasında 197,70 TL olarak faturalandırılmıştır.Bilirkişi ek raporunda " dava konusu alacağın büyük bir kısmını oluşturan Taahhüt, Ceza, Data ve Telefon Bedellerinin neden uygulandığı tarife değişikliği, iptali, taahhütname ve abonelik iptali yapılıp yapılmadığına dair bilgi ve belge bulunmadığı "belirtilmiştir.Davacı vekili ek rapora ilişkin beyan dilekçesi ekinde dava konusu hatların GSM değişikliğine ilişkin bilgi ve belgeleri ibraz etmiş ise de ,mahkemece bu husus göz ardı edilmiştir.Buna göre; mahkemece davacıdan uygulanan ceza bedeline ilişkin hesaplama detayını içerir açıklamaların da talep edilmesi, sonrasında hat değişikliği ile ilgili bilgi ve belgeler gözetilerek tüm dosya içe- riğine göre talep ve dava konusu alacağın tespitine yönelik ek rapor alınması hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur." denilerek " davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir. 2.) Kaldırma kararımız sonrasında İlk derece Mahkemesi'nce: "istinaf kaldırma ilamı sonrasına eksikliklerin giderilmesi amacıyla yazılan müzekkereler neticesinde elde edilen bilgi ve belge- lere istinaden hesaplama yapılması amacıyla bilirkişi ek raporu aldırıldığı, ancak bilirkişiler tarafından sunulan ek raporda aylık tarife ve kullanım bedelleri ile taahhütname belgelerinin dosyada bulunmaması sebe- biyle manuel hesaplama yapmanın mümkün olmadığından bahisle tahmine dayalı olarak hesaplama yapıldı- ğının anlaşıldığı, HMK 190 uyarınca iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan olduğu, davacının ara- larında tanzim edilen taahhütname belgeleri, tarife ve kullanım bedellerini sunmakla yükümlü olduğu, ancak davacı tarafından ilgili belgelerin sunmaması nedeniyle bilirkişilerce somut verilere dayalı olarak hesaplama yapılamadığı, akabinde ilgili belgelerin temini için davacı şirkete yazılan müzekkereye cevap verilmediği , dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı ,özellikle izah edilerek yeni alınacak bilirkişi raporu için mahkemece takdir edilen bilirkişi ücretinin de davacı tarafça yatırılmadığı, davacı tarafın iddiasını ispat edemediği " gerekçesi ile "DAVANIN REDDİNE" karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu:Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararında müvekkili şirketin 05.03.2025 tarihli müzekkere ile istenen belgeleri göndermediği belirtilmiş ise de, mahkemece 20.03. 2025 tarihinde gönderildiğini, ayrıca bilirkişi için belirlenen ücretin yatırılmadığı gerekçe gösterilmiş olup dosya içinde alacağın varlığını ispata yarar hükme elverişli çok sayıda rapor bulunduğunu, bu raporların hüküm kurmaya elverişli olduğunu, mahkemenin daha önce aynı delil durumu ile davanın kısmen kabulüne karar verdiğini, daha sonra davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin çelişkili olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Kaldırma kararımız sonrasında mahkemece verilen ara karar gereğince , davacı vekili 25.06.2024 tarihli dilekçe ile ceza bedeline ilişkin hesaplama detaylarını ibraz etmiştir.Bilirkişi ek raporunda aylık tarife ve kullanım bedelleri ve taahhütname belgeleri dosyada bulunmadığından kalem kalem ve manüel olarak hesaplama yapılamadığı belirtilmiştir.Mahkemece söz konusu belgelerin celbi hususunda davacı şirkete 05.03.2025 tarihinde müzekkere yazıldığı, davacının müzekkere cevaben 20.03.2025 tarihli yazı ekinde talep edilen belgeleri gönderdiği, cevabi yazı ve eklerinin kapsamlı olması nedeniyle fiziki dosyaya eklenmediği ancak UYAP sisteminde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca mahkemece, usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek, önceki bilirkişi kurulundan fiziki dosya ve UYAP sisteminde yapılacak inceleme ile ek rapor talep edilmesi gere- kirken , mahkemece davacının müzekkere ile talep edilen belgeleri göndermediği yönünde hatalı bir tespitte bulunulması, söz konusu belgelerin eksik olması halinde başka bilirkişi heyetince de hükme elverişli bir rapor düzenlemeyeceği gözetilmeksizin ,yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmesi, neticede atanan yeni bilirkişi heyeti için belirlenen ücretin yatırılmadığı gerekçesi ile davanın reddi isabetsiz olmuştur.Açıklanan nedenlerle,davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/01/2026