Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/192 E. , 2024/1154 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/192 Karar No:2024/1154 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü (T…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/192 E. , 2024/1154 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/192 Karar No:2024/1154 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü (TPAO) Tedarik ve Lojistik Daire Başkanlığı'nca 12/03/2019 tarihinde açık ihale usûlü ile gerçekleştirilen "Güney Hazro Üretim İstasyonu ve Boru Hatları Yapım İşi" ihalesine ilişkin imzalanan sözleşmenin, 02/04/2020 tarih ve 31087 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2020/5 sayılı ve "COVID-19 Salgınının Kamu İhale Sözleşmelerine Etkisi" konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca tasfiye edilmesi talebiyle idareye yapılan başvuruya dair görüşü istenilen Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın, fesih talebinin olumsuz değerlendirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dairemizin... tarih ve E:..., K:... sayılı bozma kararı üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla bozma kararına uyularak İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesi'ne gönderilmesi üzerine ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu veya sair ihale mevzuatı çerçevesinde ihale aşamasında tesis edilen işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların kural olarak idarî yargı yerlerince, ihale safhası tamamlanıp, taraflar arasında sözleşme imzalandıktan sonra sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıkların ise adlî yargı yerlerince görülüp çözümlenmesi gerektiği, olayda, uyuşmazlığın sözleşmenin uygulanması sürecinde ortaya çıktığı görülmekle birlikte, sözleşme hükümlerinin uygulanmasından mı yoksa 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi hükümlerinin uygulanmasından mı kaynaklandığının açıklığa kavuşturulması gerektiği, bu bakımdan, öncelikle 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nin hukuk âleminde doğurduğu etkinin incelenmesi, bu anlamda, söz konusu genelgenin, daha önce yürürlükte olan mevzuat hükümlerinde yer almayan ve yenilik doğuran bir kurala yer verip vermediğinin belirlenmesi gerektiği; 4735 sayılı Kanun'un "Mücbir sebepler" başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mücbir sebep hâllerinden (c) bendinde ifade edilen "genel salgın hastalık" ve (e) bendinde belirtilen "gerektiğinde Kurum tarafından belirlenecek benzeri diğer haller"in Covid-19 salgınıyla ortaya çıkan durumu kapsadığı, yine aynı maddede mücbir sebep hâlinin kabul edilebilmesi için getirilen "yükleniciden kaynaklanan bir kusurdan ileri gelmemiş olması, taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması, yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş bulunması" şartlarının 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nde de aynı şekilde yer aldığı, öte yandan, 4735 sayılı Kanun'un "10. maddesinde yer verilen kuralın, 16/04/2019 tarihli sözleşmenin "Sözleşmenin feshine ilişkin şartlar" başlıklı 26. maddesinde de, 4735 sayılı Kanun ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin ilgili hükümlerine atıf yapılmak suretiyle, aynı şekilde sözleşme hükmü olarak belirlendiği; 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi incelendiğinde, Genelgede sözleşmenin feshine veya süre uzatımı verilmesine ilişkin kesin bir tâlimat içeren veya idareyi belli bir işlem veya eylemi icraya icbar eden bir kuralın bulunmadığı, söz konusu genelgenin, yürürlükte olan mevzuat hükümlerinde bir değişikliğe yol açmadığı, yalnızca mevzuatta ve sözleşmede zaten mevcut bulunan hükümleri idarelere hatırlatma amacına mâtuf olduğu; Bu durumda; 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca yapılan başvurudan kaynaklanan uyuşmazlığın hukûken, ihale süreçlerinden bağımsız olarak, salt sözleşmenin uygulanmasından kaynaklı olarak ortaya çıkan ve adlî yargı yerlerinde görülen diğer uyuşmazlıklardan farklı bir mahiyet arz etmediği, dava konusu işlemin sözleşmenin uygulanması sürecinden bağımsız bir idari işlem olarak ele alınmasının da mümkün olmadığı anlaşıldığından, tarafların serbest iradesi ile akdedilen yapım işi sözleşmesinin ifası aşamasında ve sözleşme hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olarak mücbir sebep kabul edilebilecek hâllerin gerçekleşip gerçekleşmediğine dair ortaya çıkan uyuşmazlığın, anılan sözleşme ve özel hukuk kuralları uyarınca adlî yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, istinaf başvurusunun gerekçesiz olarak reddedildiği, gerekçeli karar hakkına riayet edilmediği, uyuşmazlık 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca yapılan başvurudan kaynaklandığı ve sözleşmenin uygulanması sürecinden bağımsız bir idari işlem olarak ele alınması gerektiğinden uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin idari yargı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca idarelerince yapılan değerlendirmenin ilgili idare açısından bağlayıcı bir görüş olmadığı, tavsiye niteliğinde olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.