11. Hukuk Dairesi 2012/9364 E. , 2012/13221 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2010 gün ve 2008/377-2010/84 sayılı kararı bozan Daire’nin 15/02/2012 gün ve 2010/10400-2012/1968 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen r…
**11. Hukuk Dairesi 2012/9364 E. , 2012/13221 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2010 gün ve 2008/377-2010/84 sayılı kararı bozan Daire’nin 15/02/2012 gün ve 2010/10400-2012/1968 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalının kötüniyetle elde ettiği endüstriyel tasarım tescil belgesine dayanarak yaptığı haksız şikayet nedeniyle, müvekkilinin ürettiği yağmur oluk borularının duvara bağlantısına yarayan PVC kelepçelerine ve üretimde kullandığı kalıplara el konulduğunu, müvekkili hakkında ceza davaları açıldığını, ancak daha sonra davalının tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verildiğini, keza müvekkilinin hakkında açılan ceza davalarından beraat ettiğini, bu süreçte müvekkilinin maddi kayıplara uğradığını,üretim yapmasının engellendiğini, ticari itibarının zedelendiğini, el koyma tarihinden ilk tazminat davasının açıldığı 29.12.2005 tarihine kadar olan zararların Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2006/259 E sayılı dosyasında dava konusu edildiğini ve taleplerinin kabul edildiğini, ancak söz konusu davanın açıldığı tarihten sonra da müvekkilinin zararının devam ettiğini, zira beraat kararları kesinleşmediğinden üretime başlanılamadığını, öte yandan ceza davalarında kendisini savunma durumunda kalan müvekkilinin avukatlık ücreti ödemesi nedeniyle de zarar gördüğünü ileri sürerek, müvekkilinin ödemek durumunda kaldığı 12,250 TL avukatlık ücreti ile ıslahen 13.274,10 TL zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hukuken korunan bir hakkın kullanılmasının kötüniyet olarak kabul edilemeyeceğini, ortada bir zararın bulunmadığını, hükümsüzlük kararı verilmesinden sonra müvekkilinin bir eylemi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalının kendisinin tasarımını gerçekleştirmediği bir ürünü incelemesiz sistemden yararlanarak adına tescil ettirmesinin ve davacı gibi üçüncü kişilere yasaklayıcı eylemlere girişmesinin tasarım hakkı sahipliğinin kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davalının dürüstlük kuralına aykırı eylemleri nedeniyle davacının mağduriyetine sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 15.02.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.