8. Hukuk Dairesi 2021/5110 E. , 2023/5063 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1638 E., 2020/617 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/649 E., 2018/552 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili…
**8. Hukuk Dairesi 2021/5110 E. , 2023/5063 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1638 E., 2020/617 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/649 E., 2018/552 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında; Beykoz ilçesi Yavuzselim Mahallesi 1776 ada 2 parsel ... 1750,60 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, ...'ın kullanımında olduğu ve 6831 ... Orman Kanunu' nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır şerhleri verilmek suretiyle, bahçe vasfında, Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; kullanım kadastrosu sırasında Beykoz ilçesi Yavuzselim Mahallesi 1776 ada 2 parselin kullanıcısı olarak kendisinin yazıldığını, ancak taşınmazın eksik ölçüldüğünü, zira taşınmazın yaklaşık 4.250 metrekare olduğunu, keşif yapılarak yanlışlığın düzeltilmesini ve taşınmazın tamamının adına yazılmasına karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında davacı ...' ın vefat etmesi nedeniyle davayı takip eden mirasçıları vekili duruşmalardaki beyanlarında, davaya konu alanın ayrı bir parsel olarak Hazine adına tescili ile müvekkilleri adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. 3. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1940 yılında orman tahdidi, 1989 yılında ise 6831 ... Kanun' un 2/B maddesi çalışmaları yapılarak kesinleşmiş, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) Ek-4 üncü maddesi uyarınca kullanım kadastrosu ise 2010 yılında yapılmıştır. II. CEVAP Davalılar cevaplarında; haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. Beykoz Kadastro Mahkemesinin 28.11.2011 tarihli ve 2010/3032 Esas, 2011/1330 Karar ... kararıyla; "Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışması yapıldığı ve askıya çıktığı, 3402 ... kanunun 11. Maddesi gereğince 30 günlük süre içinde dava açılmadığı" gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. 2. Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.02.2013 tarih ve 2012/1061 Esas, 2013/312 Karar ... kararıyla; "Tüm dosya kapsamı karşısında; ... İli, Beykoz İlçesi, 1776 ada 2 parsel ... taşınmazının kadastro tespitleri sırasında hatalı ölçüldüğünü belirterek yapılan hatalı tespitin düzeltilmesine karar verilmesi için bu davanın açıldığı, davalı vekilinin bu davayı kabul etmedikleri, mahallinde mahkeme heyeti ile bilirkişilerce 11/12/2012 tarihinde keşif yapıldığı, Harita Teknikeri bilirkişisinin 28/12/2012 tarihli raporunda, Yavuz Selim mahallesi 1776 ada 2 parselin 6831 ... orman yasası 2/B maddesine göre Hazine adına Orman sınırı dışına çıkarılan alanlardan olan P.III-G nolu 2/B parseli sınırları içinde kaldığı, dava konusu yerin Maliye Hazinesi adına 1750,60 m2 olarak tespit edildiği, A harfi ile belirtilen 1255,87 m'lik kısmının orman sınırları içerisinde kaldığını, davaya konu yerin orman sınırları içerisinde kaldığı, 6831 ... kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmadığı, tapu iptali ve tescile konu olabileceği, kesinleşmiş orman sınırları içerisinde zilyetliğin söz konusu olamayacağı" gerekçeleriyle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın talep halinde görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Görevsizlik kararı uyarınca dava dosyasının gönderildiği, Beykoz 1 inci Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.06.2018 tarih ve 2014/649 Esas, 2018/552 Karar ... kararı ile; "Daha önce yapılan keşiflerin yetersiz görülmesi üzerine mahkemece yapılan 13/09/2017 tarihli keşif, bu keşifteki gözlem, bu keşfe dayalı olarak sunulan harita mühendislerinin 02/11/2017 tarihli ortak raporu ve ekindeki kroki ve hava fotoğrafı uygulamaları, 25/05/2018 tarihli ek raporları, orman yüksek mühendisi bilirkişinin 12/11/2017 tarihli, çevre mühendisi bilirkişinin 29/11/2017 tarihli raporları, İBB'den getirtilen dava konusu yerdeki dereye ilişkin ıslah proje ve dere işletme bandını gösterir koordinat kayıtları karşısında açıkca anlaşılacağı üzere, davacının adına kullanıcı tespiti verilmesini talep ettiği 02/11/2017 tarihli harita mühendisi bilirkişilerin raporunda (A) harfi ile gösterilen 621,77 m2'lik kısmın 1990 yılında kesinleşen PIII 2/B parseli içinde kalmakla birlikte 2010 yılında yapılan ek-4 kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan bir yer olduğu, Yargıtay 16.Hukuk Dairesinin 2015/6491 Esas 2015/122751 Karar ... kararında da belirttiği üzere 2/B alanlarında kullanım kadastrosu yapılması işlemi idari bir tasarruf olup, bu konuda idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağı gibi, mahkemece idare yerine geçilerek işlem yapılmasının da mümkün olmadığı, davacının idareye başvurmak suretiyle talep ettiği idari işlemin yapılmasını isteyerek idarece verilecek cevaba karşı gerek gördüğü takdirde idari işlemin iptali yönünde idari yargı yerinde dava açması gerektiği, doğrudan mahkemeye açılan bu davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, bu nedenle bu kısma yönelik davanın bu gerekçe doğrultusunda yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, dava konusu edilen diğer kısım olan fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 400,14 m2'lik alanın ise yine 1990 yılında kesinleşen 2/B poligonu sınır hattına göre, orman tahdit hattı sınırları içerisinde kaldığı, orman sınır hattının o bölgeden bilirkişi raporlarında gösterildiği üzere geçirilmiş olduğu, 1990 yılındaki sınır hattı dikkate alındığında buna ilişkin olarak iptal davası açmak için 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmiş olduğu, kaldı ki Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 2016/5794 Esas 2017/9989 Karar ... kararında da belirttiği üzere 2/B vasfıyla orman sınırlarına çıkartılması konusunda gerçek kişilerin idareyi zorlayıcı şekilde dava açma haklarının bulunmadığı, bu anlamda davacının bu kısım bakımından davaya açmakta aktif dava ehliyeti ve hukuki yararının da bulunmadığı" gerekçeleriyle davanın 02/11/2017 tarihli harita mühendisi ve teknikeri bilirkişilerin ortak raporu ve ekindeki krokide A harfi ile gösterilen 621,77 metrekarelik kısım bakımından, bu kısma ilişkin olarak EK-4 kullanım kadastrosu çalışması yapılmamış olduğundan yargı yolundan usulden reddine, davanın aynı raporda ve ekindeki krokide B harfi ile gösterilen 400,14 metrekarelik kısım bakımından ise bu kısma ilişkin olarak belirlenen 2/B sınır hattının 1990 yılında kesinleşmiş olması nedeniyle hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi tarafından delillerin değerlendirilmesinde hata edildiğini, davalı Orman İdaresinin 2/B sınırı ile ilgili bir iddiası var ise mümkünse kesinleşmiş mevcut orman sınırının iptali yönünde dava açması gerekmekte iken, kullanım kadastrosu yapılmadığından bahisle davacılar tarafından idareye başvurulması gerektiği yönündeki savunmasına ilişkin olarak bu yönde herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığını, huzurdaki davanın konusunun bir idareyi zorlama davası olmayıp ilgili yasalar gereği açılmış bir dava olduğunu, kanunlarda eksik ölçüme, sınırlamaya itiraz davalarının nasıl açılacağı açıkça düzenlenmiş olup idareye başvurarak idarenin cevabına göre iptal davası açılabileceği yönünde bir düzenleme bulunmadığını, bilirkişi raporunda A ile belirlenen 621 metrekare alanın 1990 tarihinde kesinleşen orman kadastro haritasına göre 6831 ... Kanun' un 2/B maddesi kapsamındaki alan içinde olduğunu ve davalarında haklı olduklarının kesin bir şekilde ispat edildiğini, B harfi ile gösterilen 400 metrekare alan için ise hak düşürücü sürenin dolduğunun kabul edilemeyeceğini, keza bu alan için de diğer 621 metrekare alan da olduğu gibi (toplamda 1021 m2) davanın süresinde açıldığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dosya kapsamından ... İli Beykoz İlçesi, Çavuşbaşı Köyü Yavuzselim Mahallesindeki dava konusu taşınmazın; içinde bulunduğu Vakıflar Özel Ormanı, 1945 yılında 4785 ... Kanun gereği devletleştirilen, Çavuşbaşı Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, 6831 ... Orman Kanunu, 3302 değişik 2/B uygulamaları sırasında, 1776 ada 2 nolu 1750,60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davacının kullanımında olarak, III nolu 2/B parseli içinde yer alarak Maliye Hâzinesi adına Devlet Ormanı sınırları dışına çıkarıldığı, bu parselin güneyinde kalan ve davacının adına tespit edilmesini istediği A ve B harfleriyle gösterilen toplam 1021,91 m2 'lik yer ise Kadastro Kanunu, 5831 ... Kanunla değişik 4. Maddesi uygulaması ile Çavuşbaşı Devlet ormanı(15) sınırları içinde kaldığı nedenle kullanım kadastrosu harici bırakıldığı, dava konusu yerde, Orman Kadastro 2/B uygulamalarında sınırın Dere olduğu şeklinde Orman kadastro tutanaklarına geçtiği, keşif sırasında dere ile 2/B uygulama sınırı arasında 1021,90 m2 lik bir alanın oluştuğu, dava konusu yerde iş makinesi ile tesviye çalışması yapılarak peyzaj düzenlemesi, taş duvar ve kamelya yapılıp arazinin topoğrafik yapısının değişmiş olduğu nedenle dere yatağının değişmiş olabileceği ve ayrıca ... Barajı havzasında bulunan birçok derenin "Karasal Dere Koruma Alanı"nda kaldığı, söz konusu koruma bandı nedeni ile mesafe verilmiş olabileceği nedenleri ile bu yerin kullanım kadastrosu harici bırakıldığının anlaşıldığı, davacının dava konusu yaptığı fen bilirkişisinin krokisinde (A) harfiyle gösterilen 621,77 m2'lik kısmın 2/B bloku içinde kalmış olsa da, kullanım kadastrosuna tabi tutulmadığına, fenci krokisinde (B) harfiyle gösterilen 400,14 m2' lik kısmın ise devlet ormanı sınırları içinde kaldığına, 3302 ... yasa gereğince yapılan 2/B uygulama çalışmasının kesinleşmiş olup dava tarihinde hak düşürücü 10 yıllık süre geçmiş olduğu gibi orman sınırı dışına çıkarılma işleminin hazine adına olacağına göre davacının iş bu davayı açmada dava şartı olan hukuki yararının bulunmadığına, (A) ile gösterilen 2/B alanında kalan kısımla ilgili idareyi kullanım kadastrosu yapmaya zorlar tarzda karar vermeyi gerektiren davanın dinlenebilme imkanı bulunmadığına, davaya zilyetliğin tespiti olarak devam edilmesinde de davacının güncel hukuki yararı bulunmadığına göre ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı" gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu edilen yerin 6831 ... Kanun' un 2/B maddesi kapsamında kalan alan içerisinde olup olmadığı ve anılan Kanun' un 2/B maddesi kapsamındaki alanda kullanım kadastrosuna tabi tutulmayan yerde kullanıcı şerhi verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un Ek 4 üncü maddesi, 6292 ... Kanun’un 6 ncı maddesi, 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacılar vekilinin hükme esas alınan bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 400,14 metrekarelik yere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacılar vekilinin, hükme esas bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 621,77 metrekarelik kısma ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince; dava konusu (A) harfi ile gösterilen 621,77 metrekarelik kısmın 1990 yılında kesinleşen 6831 ... 2/B maddesi çalışmaları kapsamındaki PIII parseli içinde kalmakla birlikte 2010 yılında yapılan kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan bir yer olduğu, 6831 ... Kanun' un 2/B maddesi kapsamındaki alanlarda kullanım kadastrosu yapılması işleminin idari bir tasarruf olup, bu konuda idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağı gibi, mahkemece idare yerine geçilerek işlem yapılmasının da mümkün olmadığı, davacının idareye başvurmak suretiyle talep ettiği idari işlemin yapılmasını isteyerek idarece verilecek cevaba karşı gerek gördüğü takdirde idari işlemin iptali yönünde idari yargı yerinde dava açması gerektiği, doğrudan mahkemeye açılan bu davanın dinlenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle, yazılı şekilde karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamı ile usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olup, 6831 Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 11 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında, "(Değişik dördüncü fıkra: 26.02.2014-6527/1 md.) Kadastrosu yapılıp kesinleşen Devlete ait ormanlar orman vasfı ile, 2. maddeye göre orman sınırları dışına çıkarılan yerler ise kaydında belirtme yapılarak hâlihazır vasfı ile; kesinleşme tarihleri tescil tarihi olarak gösterilmek suretiyle, en geç üç ay içinde hiçbir harç ve bedel alınmaksızın Hazine adına tapu kütüklerine kaydedilir." hükmüne; 3402 ... Kanun'un Ek-4 üncü maddesinde ise, "6831 ... Orman Kanunu'nun 20.06.1973 tarihli ve 1744 ... Kanun'la değişik 2. maddesi ile 23.9.1983 tarihli ve 2896 ..., 05.6.1986 tarihli ve 3302 ... Kanun'larla değişik 2. maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanun'un 11. maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir." hükmüne yer verilmiştir. Anılan her iki Kanun maddesi birlikte değerlendirildiğinde, orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, hali hazır vasfı ile Hazinenin mülkiyetinde olacağı, ancak fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanun'un 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edileceği anlaşılmaktadır. Kullanım kadastrosunun yapılmasının amacı, fiili kullanıma göre kadastro parseli oluşturulması ve taşınmazın fiili kullanıcısının tespit edilmesidir. Kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilebilecek kişiler, kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen kullanan kişilerdir. Kadastro komisyonlarının, 6831 ... Kanun' un 2/B maddesi kapsamındaki alanlarda kadastro parselleri oluştururken fiili kullanım durumlarını dikkate alarak parsel oluşturması gerekir. Somut olayda; dava konusu edilen ve bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 621,77 metrekarelik yer, 3402 ... Kanun'a 5831 ... Kanunla eklenen Ek-4 üncü madde uyarınca yapılan düzeltme çalışmalarında orman sınırları içinde gösterilmiş ve kullanım kadastrosu bu sınırları esas alınarak yapıldığından çekişme konusu taşınmaz kullanım kadastrosuna tabi tutulmayarak, hakkında tutanak düzenlenmemiştir. Halbuki; bilirkişilerce 1990 yılında kesinleşen 6831 ... Kanun' un 2/B madesi çalışmalarına ilişkin tutanaklar usulüne uygun olarak zemine uygulandığında, bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen yerin 2/B poligonu içinde kaldığı görülmüştür. Bu doğrultuda davaya konu edilen taşınmaz bölümü, tapuya tescilli olmasa da Kanun gereği Hazine’nin mülkiyetindeki 2/B parseli içerisinde kalan ancak belirtilen nedenle kullanım kadastrosuna tabi tutulmayan yerdir. Bu nitelikteki taşınmazların da şartları oluştuğunda Hazine adına tescil edilmek suretiyle ilgilileri adına beyanlar hanesinde kullanım şerhi verilebilmesi mümkündür. Hal böyle olunca; davanın yukarıda açıklanan niteliğine ve dosya kapsamına göre, davaya konu taşınmaz bölümü üzerinde, fiili kullanıma göre kadastro parseli oluşturulup Hazine adına tescil edilerek davacı lehine kullanım şerhi verilmesinin hukuken mümkün olduğu anlaşılmış olup, İlk Derece Mahkemesince bu yönde bir araştırma yapılarak fiili kullanım durumunun belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Davacılar vekilinin, hükme esas alınan bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 400,14 metrekarelik yere ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, Davacılar vekilinin, hükme esas alınan bilirkişi raporunda A ile gösterilen 621,77 metrekarelik kısma ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.