10. Hukuk Dairesi 2011/2790 E. , 2012/7530 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :1722-3 Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerle diğer ödemelerin ilk davadan kalan kusur farkının 506 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi .…
**10. Hukuk Dairesi 2011/2790 E. , 2012/7530 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :1722-3 Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerle diğer ödemelerin ilk davadan kalan kusur farkının 506 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Aynı iş kazası sebebiyle açılıp dairemizin 02.12.2010 gün ve 7131-15903 sayılı açıklamalı onaması ile kesinleşen ilk rücu davasında, hükmedilen miktarın ilk peşin sermaye değerlerinin kusur karşılığının aşılmaması sebebiyle bozma sebebi yapılmayan, ancak kazalanan sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanmasında uygulanan 506 sayılı Yasanın 92. maddesi hükümü gözetilerek, bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin belirlenmemiş olması; 2- Hukuk Genel Kurulunun 07.5.2008 gün ve 10-363 E, 366 K. sayılı ilamında da belirttiği üzere, sigortalı veya hak sahiplerine bağlanan gelirde meydana gelen her artış ya da değişikliğin ayrı bir olgu niteliğinde bulunup, ilk peşin değerli gelir ile artışlar nedeniyle açılan ilk rücu davasının kesinleşmiş olmasının, ilk peşin değerli gelirin (ilk davada hüküm altına alınmayan) kusur farkı nedeniyle kesin hüküm engeli oluşturmayacağının, eldeki davada, sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerinin, artışlardan bağımsız, ayrı bir olgu, ayrı bir değer ifade ettiğinin, davacı Kurum yönünden kazanılmış hak oluşturması ve kesin hüküm nedeniyle olumsuz dava şartı niteliğinde bulunmaması karşısında, mahkemece, ilk peşin değerli gelirin hüküm altına alınmayan bölümünün kabulü gerektiğinin dikkate alınmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının davalıya iadesine, 30.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.