2. Hukuk Dairesi 2006/8535 E. , 2006/16464 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk ( Aile ) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Velayetin Nezi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmakla yükümlüdür. ( TMK. md. 324/1) Kişisel ilişki tesisine ilişkin ilamın icrası sırasında, çocu…
**2. Hukuk Dairesi 2006/8535 E. , 2006/16464 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk ( Aile ) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Velayetin Nezi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmakla yükümlüdür. ( TMK. md. 324/1) Kişisel ilişki tesisine ilişkin ilamın icrası sırasında, çocuğu teslimle yükümlü olan davalının hazır bulunmaması, çocuğu teslimden kaçınmak amacıyla bu yönde davrandığı kanıtlanmadıkça tek başına kişisel ilişkiyi zedelediğini göstermez. İcra Memurluğunca düzenlenen 15.07.2005 tarihli tutanaktan, çocuğun dedesinin ve evde bulunan kadınların çocuğu teslim etmeye yanaşmadıkları ve çocuğu kaçırdıkları anlaşılmaktadır. Bu kişiler hakkında icra memurluğunca Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunulmuştur. Davalı, çocuğu teslim etmemesinin söz konusu olmadığını ileri sürmektedir. Taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili delillerinin sorulup ( HUMK. md. 217/2) gösterdikleri takdirde toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, taraflara delil gösterme olanağı tanınmadan, hüküm verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 28.11.2006 sa KARŞI OY YAZISI Davacı tarafından 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre velâyetin “yeniden düzenlenmesi” konusunda dava açıldığı ve dava konusu çocuğun bir “temsil kayyımı” tarafından temsil edilmeden karar verildiği konusunda değerli çoğunluk ile aramızda “görüş birliği” vard Velâyetin “yeniden düzenlenmesine” yönelik davalarda dava konusu çocuk bir “temsil kayyımı” tarafından “usulüne uygun biçimde” temsil edilmeden işin esasının incelenebileceğine yönelik değerli çoğunluğun düşüncesine katılmıyorum. Velâyet ilişkisinde “iki taraf” (=Ebeveyn ve çocuklar) söz konusudur. (BAKTIR/ÇETİNER, Velâyet Hukuku, s. 32) Velâyet, küçüklerin ve bazı durumlarda kısıtlı çocukların gerek kişiliklerinin gerek mallarının korunması ve onların temsili konusunda yasanın ana babaya yüklediği ödevler ile bu ödevlerin gereği olan hakların “tümünü” ifade eder. (Ömer Uğur GENÇCAN, Boşanma Hukuku, Yetkin Yayınevi, Ankara 2006, Kısaltma: GENÇCAN-Boşanma-2, s. 843) Temsil kayyımı ise bir kimseyi belirli bir iş ya da birden fazla işte “temsil etmesi” için atanan kişiyi ifade eder.(OĞUZMAN/DURAL, Aile Hukuku, İstanbul-1994, s. 510)