Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde önce şube müdürü olarak 27.03.2010 tarihinden itibaren de baskı ile acente yapılarak işyerinde çalışmaya devam ettiğini, 18.06.2018 tarihinde iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, işverene teminat olarak verdiği 60.000 USD miktarlı senedin davalıya karşı açılan işçilik alacaklarına ilişkin dava sonrasında işverence icra takibine konu edildiğini belirterek bu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve senedin iadesi
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde önce şube müdürü olarak 27.03.2010 tarihinden itibaren de baskı ile acente yapılarak işyerinde çalışmaya devam ettiğini, 18.06.2018 tarihinde iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, işverene teminat olarak verdiği 60.000 USD miktarlı senedin davalıya karşı açılan işçilik alacaklarına ilişkin dava sonrasında işverence icra takibine konu edildiğini belirterek bu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve senedin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davacının teminat olarak verilen senet nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.